akinti.net https://www.akinti.net Akıntı, Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2018, akinti.net Fri, 07 Aug 2015 00:00:00 +0000 Fri, 14 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 Omfalit https://www.akinti.net/omfalit.html Fri, 26 Oct 2018 19:01:42 +0000 Omfalit: Halk arasında göbek deliği iltihabı olarak bilinmektedir. Her yaştan insanı etkileyebilen ve yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır. Farklı maddeler, bakteriler ve mantarlar yapısı gereği kolaylıkla göbek deliğin Omfalit: Halk arasında göbek deliği iltihabı olarak bilinmektedir. Her yaştan insanı etkileyebilen ve yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır. Farklı maddeler, bakteriler ve mantarlar yapısı gereği kolaylıkla göbek deliğinde toplanabilirler. Buda enfeksiyon veya iltihap oluşmasına zemin hazırlar. Göbek deliğindeki iltihap başlangıç aşamasında tedavisi kolay olan bir rahatsızlıktır. Ama tedavi edilmezse hastalığın ilerleyen aşamaları göbek düşmesi ve göbek fıtığına neden olabilir. 

Omfalit Belirtileri:

Göbek deliği iltihabının en belirleyici göbek deliğinin iltihaplı bir görüntüde olmasıdır. İltihabın türüne, şiddetine, rengine ve büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir. Bunun dışında hastada şu belirtiler görüşmektedir:
  • Göbek deliğinin kötü kokması,
  • Göbek deliğinden sıvı ve iltihap şeklinde akıntı olması,
  • Göbek deliğinin kanaması,
  • Göbek deliğinde kızarıklık ve şişlik,
  • Bölgesel, orta seviyeli bir ağrı hissedilmesi,
Bu gibi nedenler göbek deliği iltihabının başlangıç belirtileridir. Zaman kaybetmeden uzman bir doktora başvurarak tedaviye başlanmalıdır.

Omfalit Nedenleri:

Göbek deliğinin bulunduğu alan koşulları nedeniyle sıcak ve nemli bir alan olduğu için bakterilerin ve mantarların üremesi için uygun bir alandır. Bakteri ve mantar sayısının çoğalması göbek deliği enfeksiyonu ve iltihabı ile sonuçlanır. Elimiz bir çok türde bakteri taşımaktadır. Göbek deliğinin etrafında elinizi gezdirdiğinizde bakterilerin çoğalmasına neden olur. Az duş almak, düzgün ve doğru sabun kullanmamak gibi hijyen eksikliği nedenlerinden bakteri ve mantarların çoğalmasının hızlanmasına neden olmaktadır. Ayrıca kirli suda bakterilerin oluşmasına neden olmaktadır. Aşırı terleme gibi sorunu olan insanlarda göbek deliğinin daha  nemli olmasından dolayı normal insanlara göre bu rahatsızlık daha sık görülmektedir. Göbek deliğine sonradan özellikle bayanlar tarafından aksesuarlar iltihabın başlıca nedenleri arasında gösterilmektedir.

Omfalit Tedavi Yöntemleri:

İltihabın durumuna göre uygun bir ilaç seçilerek doktor kontrolünde tedaviye başlanmalıdır. Bu durum iltihabın seviyesine ve tedavinin ne kadar erken başlama durumuna göre değişmektedir. Orta seviyeli iltihaplarda antibiyotik kremler yeterli olmaktadır. İltihap daha ileri seviyelerde ise kremin yanında antibiyotik hapta kullanılmaktadır. İltihap çok nadirende olsa iç organlara sıçrayabilir. Bu durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. 
Bazı hafif durumlarda doktora gerek kalmadan evde tedavi edilme söz konusu olabilir. Bölgeye tuzlu su uygulanarak bakterileri yok edip iltihabın kaybolmasına yardımcı olabiliriz. Tuzlu su bir pamuk yardımı ile iltihaplı bölgeye uygulanabilir. Antibiyotik kremleri evimizde uygulayarak yine iltihabın kaybolmasını sağlayabiliriz. Alkol bakterileri öldürmek için kullanılan iyi bir yoldur. Günde bir kaç kez iltihaplı bölgeye sürülerek evde tedavi uygulanabilir. En fazla bir hafta içinde iltihap kaybolmaz aynı durumda devam ederse daha fazla vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurmak gerekmektedir.
]]>
İmplantasyon https://www.akinti.net/implantasyon.html Sat, 27 Oct 2018 15:03:50 +0000 İmplantasyon, hamileliğin başlangıç döneminde görülen halk arasında yerleşme kanaması ya da üstüne görme olarak adlandırılan kanama türüdür. Hamileliğe bağlı gelişen bazı etkenler implantasyona yol açabilir. İmpl İmplantasyon, hamileliğin başlangıç döneminde görülen halk arasında yerleşme kanaması ya da üstüne görme olarak adlandırılan kanama türüdür. Hamileliğe bağlı gelişen bazı etkenler implantasyona yol açabilir. İmplantasyon kanamaları hamile olduğunun farkında olmayan anne adayları tarafından adet kanaması olarak algılansa da adet kanamasıyla arasında bir takım farklar vardır. İmplantasyon kanaması adet kanamasından daha kısa sürer ve rengi daha farklıdır.

İmplantasyon Kanaması Belirtileri

Lekelenme: Pembe ya da kahverengi renkte kanamanın olmasıdır. Lekelenme birkaç günden fazla sürerse, renginde ve miktarında değişiklik olursa doktora başvurulması gerekir. Normalde lekelenmenin gebeliği riske sokacak bir tehlikesi yoktur. 

Kramp: Lekelenme gibi yumurtlama işaretlerinden biridir. İmplantasyonla birlikte birkaç gün kramp yaygın olarak yaşanabilir. Adet döneminde yaşanan kramplardan daha hafif seyreder. Embriyonun rahim duvarına yerleşmesi anında rahim duvarlarının kasılmasından dolayı oluşur. Kramp eğer birkaç günden uzun sürmüş ve şiddetli devam ediyorsa başka bir sağlık problemi olup olmadığını anlamak için doktora başvurulmalıdır.

Göğüs değişiklikleri: İmlantasyon kanamalarına göğüslerde meydana gelen değişiklikler eşlik edebilir. Göğüslerde hassasiyet, şişlik ve ağrı yaşanabilir. Gebelikle birlikte kadınlık hormonunda yaşanan değişikliklerden dolayı ortaya çıkar. Yumurtlamadan sonra bir hafta boyunca etkili olabilir.

Vücut ısısında artış: İmlantasyon kanamalarının bir diğer belirtisi de vücut ısısında artıştır. Diğer belirtiler gibi birkaç gün sürer ve birkaç gün sonra normale döner. 

Sık idrara çıkma: Özellikle geceleri uykudan uyandıracak kadar etkili olan belirtilerden biridir.

Yeme sorunları: İmplantasyon kanamasıyla birlikte anne adayında yeme problemleri görülebilir. İştahsızlık, kokulara karşı hassasiyet oluşabilir. Bu belirti hamileliğin gelecek dönemlerinde de yaşanabilir.

Sıcak basması: Diğer belirtilere göre daha az rastlanan bir belirtidir.1 saatlik süreç içinde gerçekleşir. Hormonlarda yaşanan dalgalanmalar sebebiyle yaşanır.

Bu tür belirtiler haricinde kabızlık, sivilce, akne, yorgunluk, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı gibi belirtiler de yaşanabilir.

İmplantasyon Kanaması Ne Zaman Olur

İmplantasyon kanaması yumurta ve spermin birleşmesinden sonra gerçekleşen döllenmeyi takip eden 6-12 arasında gerçekleşir. Döllenen yumurtanın rahim duvarına yerleşirken  yapmış olduğu hareketlenme kanamaya yol açar ve bu kanama implantasyon kanaması olarak adlandırılır. Kanamayla birlikte karın ağrısı yaşanabilir. Kanama ve birlikte yaşanan ağrı adet sancısıyla benzerlik gösterse de adet sancılarına ve kanamalarına göre daha hafif seyreder.

İmplantasyon Kanaması Ne Kadar Sürer

İmplantasyon kanaması süresi kadından kadına farklılık gösterebilir. Hamilelik döneminde yaşanan belirtiler her hamilelikte aynı olmadığı gibi kanamanın süresi de aynı olmayabilir. Bazı kadınlarda birkaç saat etkili olurken bazı kadınlarda birkaç gün sürse de iki günden uzun sürmesi çok nadirdir. 

İmplantasyon Kanaması Ne Renktir

İmplantasyon kanaması başlangıçta süt renginde akıntı şeklinde görülür. Devamında kahverengi ya da açık pembe olarak gerçekleşir.

İmplantasyon Kanaması Tanısı Nasıl Konur

İmplantasyon kanamasını teşhis etmenin en kolay yolu HCG testidir. Aktif implantasyondan sonra hormon üretilmeye başlar. Kan ya da idrar testiyle belirlenir. Yapılacak gebelik testiyle de implantasyon kanaması teşhis edilebilir. Beklenen adet 4-5 gün g]]> Vajinal Kaşıntı https://www.akinti.net/vajinal-kasinti.html Sun, 28 Oct 2018 12:59:35 +0000 Vajinal Kaşıntı; Bayanlarda sıkça görülen bir durumdur. Hissedilen kaşıntı hali oldukça rahatsızlık verir. Kaşıntıyla kalmaz, kaşındıktan sonra yanma ve kabarmada görülür. İlk tatlı kaşıntı olarak başlayan vaji Vajinal Kaşıntı; Bayanlarda sıkça görülen bir durumdur. Hissedilen kaşıntı hali oldukça rahatsızlık verir. Kaşıntıyla kalmaz, kaşındıktan sonra yanma ve kabarmada görülür. İlk tatlı kaşıntı olarak başlayan vajinal kaşıntı daha sonra acı verici bir hale döner. Kimi bayanlarda psikolojik, kimi bayanlarda da fiziksel enfeksiyonlara bağlı bu durum yaşanabilir. Bu yüzden sıkça merak edilen konulardan biride vajinal kaşıntıdır.

Vajinal Kaşıntı Neden Olur

Vajinal kaşıntı, birçok sebepten meydana gelebilir. Bilinçsiz kullanılan antibiyotik, duş aldıktan sonra genital bölge kurulanmadan iç çamaşırı giymek, havuz veya deniz sonrası ıslak mayo ile uzun süre kalmak gibi durumların verdiği sonuç kişiyi vajinal kaşıntıya götürebilir. Çünkü bu durumlarda enfeksiyon kapmak daha mümkün hale gelir. Buda kişiyi olumsuz etkileyebilir. Bazı vajinal kaşıntı ise mantar enfeksiyonundan kaynaklanabilir. Bu rahatsızlıklarda uzman bir doktordan yardım almak gerekir.

Mantar Enfeksiyonları;

Birçok kadın vajinal mantar enfeksiyonu ile karşılaşabilmektedir. Ciddi görülmeyen mantar enfeksiyonu, ancak belirtileri çoğaldığında ve kişiyi olumsuz etkilediğinde rahatsız verici bir duruma gelir. Bayanlarda sağlık yönünden salgılanan bakteri vajinayı kontrol altında tutar. Bu denge bozulduğunda, ortaya çıkan belirtiler mantar enfeksiyonuna götürebilir. Bu belirtiler;
  • Yanma hissi
  • Kaşıntı
  • Kaşıntı ile ardından tahriş olması
  • Kokulu beyaz bir akıntının olmasıdır.
Bakteriyel Vajinoz;

Genellikle yaygın adı bakteriyel enfeksiyondur. Bu durum en çok doğurganlık çağındakilerde görülmektedir. Kadınlarda bulunan doğal ve sağlıklı vajinal bakterilerin dengesi bozulduğunda bakteriyel vajinoz ortaya çıkmaktadır. Bakteriyel vajinoz olan çoğu kadında hiçbir belirti olmayabilir. Fakat bu durumdan kaynaklanan kokusu hoş olmayan, sulu bir vajinal akıntı meydana gelebilir. Yanı sıra kaşıntı ve yanma hisside yaşanabilir. Bu rahatsızlıkta birçok neden den kaynaklanabilir.
  • Vajinal bölgeye kokusu güçlü ürünler kullanmak
  • Sigara içmek
  • Vajinanın doğal bakterisini kaybedecek şekilde yıkama
  • Ağır kokulu giysi deterjanları kullanmak
  • Yeni seks partnerinin olması yada birden fazla kişi ile ilişkiye girmek
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar;

Cinsel yolla bulaşan hastalığa sahip kişi ile cinsel temas olması halinde vajinal enfeksiyonlar yaşanabilir. Aşağıdaki alınabilecek önlemler ile bu durumu yaşama riski azaltılabilir.
  • İlişkiye girerken her defasında prezervatif kullanma
  • Gerektiğinde tedaviye başlamak
  • Daha az seks partneri olması
  • HPV (insan papilloma virüsü) aşısını yaptırmak
  • Cinsel temas da bulunmadan önce test yaptırmak
Tahriş ve Alerji;

Tahriş ve alerjiye sebep olan çoğu şey kadın ürünlerinden kaynaklanabilir. Kullanılan pedler, kokulu iç çamaşırları, vajinal deodorantlar yada tamponlar sonrasında az görülen vajinal kaşıntılar meydana gelebilir. Bu tür kullanılan ürünler bırakılınca doğal olarak kaşıntının ortadan kalktığı görülecektir. Kaşıntı sorunundan kurtulmak için kokusuz ve katkısız olan ürünler tercih edilebilir.

Lateks içeren prezervatifler de bazı kadınlar da alerji yapabilir. Bunun sonucunda vajinal kaşıntı veya iritasyon kaçınılmaz olabilir. Her ne kadar utanç verici bir durumda olsa, bu duruma çözüm bulmak için doktora danışmak faydalı olacaktır.

Vajinal Kaşıntı Tedavisi;

Öncelikle kaşıntının neden olduğu araştırıldıktan sonra teşhise göre tıbbi tedavi uygulanabilir.
  • Menopozdan kaynaklanan kaşıntı, tabletler veya östrojen kremi ile tedavi edilebilir.
  • Bakteriyel vajinoz ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar, antibiyotik ve antiparazitik ilaç]]> Vajinal Tampon Nedir https://www.akinti.net/vajinal-tampon-nedir.html Mon, 29 Oct 2018 05:39:39 +0000 Vajinal Tampon Nedir, Bayanların özel günlerinde (adet döneminde) vajina içine yerleştirilen, pamuktan yapılmış olan silindir biçimindeki nesneler olmaktadır. Bunlar, adet zamanında oluşan kan akıntısını emmesi için kullanıl Vajinal Tampon Nedir, Bayanların özel günlerinde (adet döneminde) vajina içine yerleştirilen, pamuktan yapılmış olan silindir biçimindeki nesneler olmaktadır. Bunlar, adet zamanında oluşan kan akıntısını emmesi için kullanılmakta olan ürünlerdir. Lakin bu tampon, kötü kokuyu engellemeye yardımcı olamamaktadır. Bu çeşit tamponları genellikle sporcu bayanlar, denize ve havuza giren bayanlar kullanabilmektedir. Bu halde hem dışarıdan görünme önlenir hem de vajina içerisine yerleştirilmesinden ped gibi direkt olarak su ile temas etmemekte ve kullanım ömrü de azalmamaktadır. 

    Vajinal Tampon Nedir, Ne İşe Yarar

    Kadınların adet dönemlerinde tercih ettikleri, vajinadaki akan kanı emmesi için vajina içerisine yerleştirilen bir uygulamadır. 

    Vajinal Tampon Nasıl Kullanılır, 

    Vajinal tampon kullanılırken dikkat etmeniz gereken birkaç nokta olmaktadır. Tamponun enfeksiyon riskine karşı vajinada 8 saatten daha fazla kalması risklidir. Bunun yanı sıra, her ne kadar bekarlar için de uygulanabilecek tamponlar olsa bile kızlık zarlarına zarar verebileceği düşünülmesinden dolayı bekar bayanların ped kullanmaları daha uygun olabilecektir. Bu tamponların uzun zamanlı kullanılması, toksik şoka sebep olmaktadır. Bu durumda olabildiğince tehlikeli olmaktadır. Bünyeye etkileri ise; kusma, bulantı, baş dönmesi, ateş gibi belirtileri olmasıdır. Uzun süreli tampon kullanımı toksik şok etkisi yaratabilir. Bu durum vajina enfeksiyonu belirtileri olabilir. Toksik şok etkisinden kaçınmak için vajinal tamponlar uzun süreli kullanılmamalı, sıkça değiştirilmelidir. Özellikle uyku döneminde tampon kullanımından kaçınılmalıdır. 
    ]]>
    Smear Testi https://www.akinti.net/smear-testi.html Mon, 29 Oct 2018 19:07:33 +0000 Smear testi, kadınlarda rahim ağzından sitolojik inceleme için örnek alma işlemi olarak tanımlanır. Rahim ağzı kanserini teşhis etmek için oldukça önemli bir testir. Kadınların yılda bir defa smear testi yaptırma Smear testi, kadınlarda rahim ağzından sitolojik inceleme için örnek alma işlemi olarak tanımlanır. Rahim ağzı kanserini teşhis etmek için oldukça önemli bir testir. Kadınların yılda bir defa smear testi yaptırması sağlık açısından oldukça önemlidir. Uzmanlar tarafından herhangi bir problem olmasa da sene bir defa smear testi yaptırılması önerilmektedir. Bu test sayesinde erken dönem teşhis koyularak tedaviye başlanabilir. Smear testiyle örnek alındıktan sonra, alınan örnek sitoloji ya da patoloji uzmanları tarafından detaylı şekilde incelenerek gerekli raporlama yapılır.

    Smear testi neden yapılır

    Rahim ağzında oluşabilecek yapı ve lezyonların araştırılması amacıyla yapılan bir testtir. Bu test sayesinde rahim ağzında kanserli hücreler olmasa da kansere dönüşme olasılığı olan hücreler tespit edilerek hücreler kansere dönüşmeden erken dönemde tedavi edilebilir. Smear testi, rahim ağzı kanserini ve kanser meydana gelmeden teşhis şansını arttırır. Rahim ağzı kanseri herhangi bir belirtiye yol açmadan sinsi bir şekilde ilerleyen ciddi bir problemdir. Hastalık belirti veren evreye geldiğinde oldukça ilerlemiş olur.

    Smear testi nasıl ve ne zaman yapılır

    Yılda bir kez yapılması gereken test, herhangi bir yakınma ya da sağlık sorunu olmadan rutin şekilde yapılmalıdır. Adet bittikten 3-10 gün içinde yapılması önerilir. Eğer bu günlerde test uygulanmamışsa adetli olunmadığı başka günlerde test yapılabilir. Akıntı, iltihap ya da vajinal kanama söz konusu olduğunda test yapılmaz. Hasta jinekolojik muayene masasına yatırılarak, özel bir alet kullanılarak rahim ağzından örnek alınır. Çok kolay bir işlemdir. Hastaya spekulum takılarak bölgeden sürüntü şeklinde örnek alınır. İşlem ağrısız ve acısız bir işlemdir ve iki dakika içinde tamamlanır. Bölgeden alınan örnek özel bir cama sürülür ve üzerine sprey sıkılarak örnek cama sabitlenir. Bu şekilde laboratuvara gönderilir. Uzmanlar tarafından incelenerek sonuç rapor edilir.

    Smear testi kimlere yapılır

    • Smear testi 21 yaşını aşmış kadınlara uygulanabilen bir testtir. Ancak testin yapılabilmesi için cinsel yaşamın başlaması gerekir.
    • Kadın 21 yaş öncesinde cinsel birliktelik yaşamış olsa da testin yapılması için 21 yaş beklenir.
    • 30 yaştan sonra smear testiyle birlikte HPV testinin de yapılması tavsiye edilir. Ayrıca HPV testinin de üç yıl arayla tekrarlanması gerekir.
    • Rahim ya da rahim ağzı daha önce cerrahiyle alınan kadınlar için smear testi yapılmaz.
    • Farklı cerrahilerle rahim alınsa bile bazen rahim ağzı kalabilir. Bu gibi durumlarda smear testi beli aralıklarla yapılmalıdır.
    • AIS, HSIL, CIN2, CIN3 tespit edilen kadınlarda smear testi 20 yıl boyunca düzenli tekrarlanmalıdır. Hasta 65 yaşına ulaşsa bile takibe devam edilir.

    Smear testi bekarlara yapılır mı

    Smear daha önce cinsel birliktelik yaşamamış kadınlara uygulanan bir test değildir. Rahim ağzı kanseri genelde HIV virüsü sebebiyle oluşur ve bu virüs cinsel birliktelikle bulaşır. Dolayısıyla cinselliğe başlamamış kadınlarda smear testi yapılmaz.

    Smear testi öncesi nelere dikkat edilmelidir

    • Smear testinden önce 2 gün cinsel birliktelikten kaçınılmalıdır.
    • Yine 2 öncesinde vajinal ilaç, fitil ya da krem gibi materyaller kullanılmamalıdır.
    • Smear testinden önce vajinanın yıkanmaması gerekir.
    • Regl döneminde smear testi yapılmaz.
    • Smear testinden sonra nelere dikkat edilmelidir
    • Smear testi sonrasında hafif leke tarzında kanamalar olabilir.
    • Smear testinden sonra cinsellikle alakalı bir kısıtlama getirilmez.
    • Ağrıya yol açabilen bir test değildir.
    • Hasta testten sonra rutin hayatına devam edebilir.

    Menopoz ve gebelik döneminde smear testi yapılır mı

    Gebelik dönemi için smear testi gerekli durumlarda yapılabilir. Ancak en doğrusu gebeliğe karar verildiğinde smear testi yaptırmak ve herhangi bir riskin olup olmad]]> Ağız Akıntısı https://www.akinti.net/agiz-akintisi.html Mon, 29 Oct 2018 21:28:37 +0000 Ağız akıntısı, ağızda salyanın dışarıya akması, ağız içindeki tükürüğün istenmeyen şekilde dışarı akması nedeniyle ortaya çıkar. Bu sorunlar genellikle ağız etrafındaki kasların zayıflamasından ya Ağız akıntısı, ağızda salyanın dışarıya akması, ağız içindeki tükürüğün istenmeyen şekilde dışarı akması nedeniyle ortaya çıkar. Bu sorunlar genellikle ağız etrafındaki kasların zayıflamasından ya da bu kasların yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanır. Tükürük bezleri tarafından üretilen tükürük salgısı ağızda diş sağlığının korunması gibi önemli görevler üstlenmiştir. Tükürük bezleri ise, ağzın altında, yanaklar ve ön dişlere yakın alanlarda konumlanmış şekilde 6 adettir. Normalde tükürük bezlerinden üretilen tükürük günlük 950-1,9 ml miktarında olur. Bunun fazla olması halinde, ağızda salya olarak ağız akıntısının oluşmasına neden olabilir. Bireylerde yaşamın ilk 2 senesinde ağız akıntısı olması normaldir. Çünkü 2 yaşına kadar olan bebeklerde yutma refleksi ve ağız kaslarını kontrol etme yeteneğini henüz gelişmez. Özellikle diş çıkarma döneminde bebeklerdeki ağız akıntısı daha fazla olur. Bunun dışında serebral palsi gibi nörolojik sorunlarda da, ağız akıntısının görülmesi yaygındır.

    İnsanlar arasında en fazla geceleri ağız akıntısı olur. Bu her yaştan kişiyi etkisi altına alabilir. Bunun görülme nedeni de farklı olabilir. Uyurken ağzın açık kalması, rahat nefes alamama gibi durumlarda da ağız akıntısı olabilir. Bu şekilde hem salya oluşur, hem de ağızdan bakteri girişi riski artar. Bu nedenle vücut enfeksiyonlara açık hale gelir.

    Ağız akıntısının nedenleri

    Bu sorun herhangi bir tıbbi rahatsızlıktan, bazı ilaçların kullanımından ya da gelişme geriliği gibi etkenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Ağızdaki tükürük salgısının artmasına, yutma zorluğuna ya da kasların kontrolünün sağlanamamasına neden olabilecek tüm etkenler ağız akıntısına neden olabilir. Dudaklarda ve dilde olan kasların kontrol edilememesini sağlayan ve salyanın oluşmasına neden olan etkenlerin başında, inme, serebral palsi, parkinson hastalığı, MS gibi rahatsızlıklar gelir. Ayrıca gebelik, reflü ve ekşime gibi mide sorunları, tonsil ve sinüs enfeksiyonları, boğaz iltihapları ağız akıntısı nedenleri olabilir.

    Ağız akıntısının oluşmasına neden olan risk faktörleri

    Yaş: Kişilerde oluşan ağız akıntısı sorunu doğumla birlikte görülebilir, ilk 3-6 içinde en üst düzeye ulaşır. Ayrıca ileri yaşlardaki kas kontrolünü engelleyen  bazı sorunlar nedeniyle yaşlı kişilerde de ağız akıntısı sık görülebilir

    Ağız Akıntısı

    Diyet: Kişiler beslenmelerinde asidik asit içeren besinleri fazla tüketirse, ağız akıntısına daha fazla maruz kalabilirler.

    Nörolojik sorunlar: Kişilerde yüz kaslarını kontrol etme yeteneğini azaltacak nörolojik sorunlarda, ağız akıntısı riskini arttırır.

    Tıbbi nedenler: Ağızdaki tükürük salgısının artmasına neden olacak boğaz enfeksiyonları, gebelik, çeşitli alerjiler, tümörler, sinüzit gibi sorunlarda ağız akıntısı riskini arttırır.

    Ağız akıntısı tedavi edilir mi

    Ağız akıntısının her zaman tedavi edilmesi gerekmez. 4 yaşın altında olan çocuklarda, uyku halinde ağız akıntısı bulunan kişilerde ağız akıntısının tedavi edilmesine gerek yoktur. Ancak ağızdaki salya akıntısının fazla olması halinde, tedavi gerekebilir. Giysileri kirletecek derecede akan salyada, aktiviteleri engelleyecek derecede fazla olan salya akıntısından, sosyal sorun haline gelen ağız akıntılarında tedavi kaçınılmaz olur. Fazla miktardaki ağız akıntısının kişilerde ciğerlere kaçması ve pnömani oluşturması gibi etkileri de olabilir.

    Ağız akıntısı tedavisinde konuşma ve mesleki terapisteler önce dudakların kapanması ile yutma refleksini geliştirebilecek pozisyonları, postür kontrolünü hastalara kazandırmaya çalışır. Bunun dışında kişilerin beslenmesindeki asidik yiyeceklerin ayarlanması için bir diyetisyenden destek alınır. Ağız içine yerleştirilen özel bir cihaz sayesinde dudakların kapanmasına destek yapılır. Bu durumdaki hastada yutma kontrolü bir derece varsa, tedaviden olumlu so]]> Bebeklerde Ağız Akıntısı https://www.akinti.net/bebeklerde-agiz-akintisi.html Tue, 30 Oct 2018 07:45:36 +0000 Bebeklerde Ağız Akıntısı; Tükürüğün ağzın dışına istemsiz olarak çıkması anlamına gelen ağız akıntısı,genel olarak ağız etrafında ki kasların zayıf veya az gelişmiş olmasından kaynaklanır. Ağızdan akınt Bebeklerde Ağız Akıntısı; Tükürüğün ağzın dışına istemsiz olarak çıkması anlamına gelen ağız akıntısı,genel olarak ağız etrafında ki kasların zayıf veya az gelişmiş olmasından kaynaklanır. Ağızdan akıntı gelmesi yaşamın ilk iki yılında normaldir. Bebekler genel olarak yutkunma yetisini ve ağız kaslarını kontrol etmeyi 18-24 aylarında kazanırlar. Ağızdan salya akması bebekler diş çıkarırken çok sık görülür. Ağız akıntısı bebekler 3 ila 6 ay aralarında doruğa ulaşır.


    Ağız Akıntısında Tedavi

    Ağız akıntısının her zaman tedavisi olmaz mesela gece uykudayken ağız akmasının veya 4 yaşın altında olan bebeklerin ağız akıntısı tedavi edilmez. Ama ağız akıntısı çok fazlaysa uzmanlar tedavi önerebilirler. Konuşma terapistleri bu durumu önlemek için ağız kapamayı ve yutkunmayı geliştirici pozisyonlar öğretebilirler.
    Bebeklerde Ağız Akıntısı
    Bunun yanı sıra ilaçlı tedavilerde uygulanır. Ağız salyasını önlemek için bazı cerrahi işlemler de uygulanır. Bunlar ağızdan salya akmasını önlemek amacıyla yapılmış olan tükürük bezlerinin arkaya doğru alınması işlemidir. Bir diğer işlemdeyse tükürük bezleri tamamen alınır.
    ]]>
    Alerjik Burun Akıntısı https://www.akinti.net/alerjik-burun-akintisi.html Tue, 30 Oct 2018 22:49:24 +0000 Alerjik Burun Akıntısı, günümüze oldukça yaygınlaşmış ve özellikle çocuklar olmak üzere birçok kişide görülen rahatsızlık verici bir durumdur. Alerjik burun akıntısı genellikle  bahar aylarında görülen bir durum Alerjik Burun Akıntısı, günümüze oldukça yaygınlaşmış ve özellikle çocuklar olmak üzere birçok kişide görülen rahatsızlık verici bir durumdur. Alerjik burun akıntısı genellikle  bahar aylarında görülen bir durumdur. Genellikle doktor tarafından ilaç tedavileri kişiye uygulanarak bu nezle azaltılmaya çalışır. Bu  akıntının görüldüğü kişiler genellikle tozlardan ve ağaç polenlerinden etkilenirler. Alerjik burun akıntısı çok eskilere dayanan rahatsızlıktır ve tam olarak tedavisi bulunmamaktadır. Bu alerji kişilerde çok daha büyük sorunları beraberinde getirmektedir.  Alerjik burun akıntısı genellikle 10-20'li yaşlarda başlangıç göstermektedir ve en çok görülen ülke olarak ise Avustralya seçilmiştir. Bu hastalık korkulacak ve hayatı tehlikeye atacak bir durum değildir. Fakat kişiyi ömrü boyunca sürekli zor durumlarda bırakan bir hastalıktır. Bazı alerjik akıntılar, cinsine göre farklılıklar göstererek ilaçlarla her sene tedavi edilebilir. Fakat bazı alerjik akıntıların herhangi bir çözümü bulunmamaktadır. Kişi ne yaparsa yapsın yılın belli dönemlerinde bu akıntılar gerçekleşir. Alerjik burun akıntısının şiddeti alerji seviyesine göre değişiklikler gösterebilir.

    Alerjik burun akıntısının teşhisi

    Bu tür burun akıntılarında hasta bir kulak burun boğaz uzmanına görünmelidir. Doktorlar öncelikle kamera yöntemi ile burun içine girerek hastada bazı muayeneler yapar ve aynı zamanda hastanın burnunun estetik görünümünü inceler. Hasta sürekli burnunu bir yöne doğru silmiş ise buda alerjik burun akıntısının hastada var olduğunun göstergesidir. Alerjik burun akıntısı olan kişiler çok büyük bir ihtimal olarak aileden aileye gecen alerjilerden etkilenmektedir. Yani çocukta oluşan alerji, kesinlikle kişinin anne ya da babasında vardır.  Hastanın yaşı cinsiyeti ve şikayetleri hastalığın tanısının konulması için oldukça önemlidir.  Aynı zamanda burun içerisindeki etin büyümesi ve burnu tıkaması da bu hastalığın büyümesinde ve ortaya çıkmasında etkili olmaktadır. Alerjik burun akıntısında bazı testler yapılmaktadır. Bu testler sayesinde hastalığın teşhisi oldukça kolaylaşır. Bu sayede uygun tedaviler uygulanır.

    Alerjik Burun Akıntısı
    Alerjik burun akıntısı beraberinde astım hastalığını getirebilir. Yanı bu hastalığın olduğu kişiler genellikle ileri yaşlarda astım hastalığına da yakalanabilirler.  Bu nedenle alerjik burun akıntısı olan kişiler bu hastalık içinde önceden önlem almak zorundadırlar. Alerjik burun akıntısının tedavisi genellikle ilaçlar ile yapılır bunun yanı sıra kişinin tozlu alanlardan kaçınması şarttır. Hastalığın tedavi süresinde takip oldukça önemlidir. Bu hastalığın yavaş yavaş iyileşmesi ve yaşam kalitesinin artması bu sürecin takibiyle ortaya çıkacaktır. Bu burun akıntıları genellikle birçok tedavi yapılmasına rağmen hastada iyileşmeler görülmemektedir. Alerjinin cinsi bu durumu etkilemektedir. Bu burun akıntıları genellikle kişinin çocuklarda okul hayatında, yetişkinlerde ise iş hayatında olumsuz etkiler ortaya çıkarmaktadır. Bu durum bazen çocuklarda psikolojik bozukluklara ve hijyen seviyesinin düşmesine neden olmaktadır. Hastalıktan genellikle erkekler daha çok etkilenmektedir. Buda erkeklerin daha çok alerjik sebeplere bağlı burun akıntılarına neden olmaktadır.
    ]]>
    Bebeklerde Geniz Akıntısı https://www.akinti.net/bebeklerde-geniz-akintisi.html Wed, 31 Oct 2018 13:59:07 +0000 Bebeklerde geniz akıntısı, bebeklerin hassas bir vücut mekanizmasına sahip olması nedeniyle sıkça görülebilir. Burundan boğaza doğru giden farklı miktarda ve kıvamda olan geniz akıntısı, bebeklerin huzursuz olmas Bebeklerde geniz akıntısı, bebeklerin hassas bir vücut mekanizmasına sahip olması nedeniyle sıkça görülebilir. Burundan boğaza doğru giden farklı miktarda ve kıvamda olan geniz akıntısı, bebeklerin huzursuz olmasına neden olur. Yetişkinlerde burnun içinden yüz ve kafatasındaki kemiklere doğru genişleme gösteren, sinüs denilen boşluklar vardır. Bebeklerde de bu sinüs boşlukları küçük boyda olsa da, bulunur. Sinüsler solunum sisteminin önemli bir parçasıdır. Mukus üretimini burun ile birlikte yaparlar. Mukus boğazda biriktiğinde ya da burnun arkasına aktığında, geniz akıntısı oluşur. Alerjenler, bakteriler, hava kirliliği, virüsler gibi etkenler burundaki mukus üretimini arttırabilir. Burundaki mukoza üzerinden kayan ve içeriye süzülen mukus, içerdeki bakterileri ve tozları temizler. Bu maddeler, tozlar mide asidinin yardımıyla yok edilir. Bunlar vücutta işleyen doğal bir mekanizmadır. Burun içini ıslak ve nemli tutan mukus, ayrıca solunan havayı nemlendirir. Solunum yolu kuru olursa, yeterince salgı üretilmezse, mukus yoğunluğu artar ve yapışkan bir duruma gelir. Eğer enfeksiyon olursa, mukus sarı ve yeşil renkli olur. Kuru havaya neden olan kalorifer klima, hava kirliliği, egzoz gazları gibi etkenlerde salgı miktarında azalma olur. Ayrıca burunda eğrilik olursa, bu da mukus salgısının azalmasını sağlayabilir. Bebeklerde geniz akıntısı normal miktarda olduğu sürece doğal işlevini görecektir.

    Bebeklerde geniz akıntısını arttıran enfeksiyonlardan korunmak için neler yapılabilir

    Öncelikle bebeklerin sağlıklı bir şekilde beslenmelerine özen gösterilmelidir. Bu şekilde gereken vitaminleri almaları sağlanmalıdır. Eğer bebekler alerjik bir yapıya sahipse, bunlara karşı önlem alınmalıdır. Elleri her zaman temiz olmalıdır. Kış aylarında kalabalık yerlere sokulmamalı, dinlenmelerine dikkat edilmeli ve uyku düzenlerinin sağlıklı olmasına özen gösterilmelidir. Bebeklerin olduğu ortamda sigara içilmemeli, odaları her gün havalandırılmalıdır. Burun tıkanıklığı sorunu olduğunda, serum fizyolojik, okyanus suyu gibi malzemeler kullanılarak tıkanıklık açılmalıdır. Burun silinerek ya da yıkanarak temizlenmeli, sümkürmesinden kaçınılmalıdır. Çünkü basınçla burundaki enfeksiyon kulaklara giderek, orta kulak iltihabının oluşmasında etken olabilir.

    Bebeklerde Geniz Akıntısı

    Bebeklerde geniz akıntısı ile enfeksiyon varsa, hangi belirtiler görülür

    Geniz akıntısının enfeksiyonla birlikte seyretmesi durumunda bebeklerde ateş, iştahsızlık, ağız kokusu, boğazda ağrı, yanma, batma gibi hisler, öksürük, ağrının kulaklara kadar vurması, yutkunmada zorluk çekilmesi gibi belirtiler görülür. Geniz akıntısına bu belirtilerin eşlik etmesi halinde, bebeklerin mutlaka doktora götürülmesi ve tedaviye başlanması gerekir. Tedavi geniz akıntısının nedenine göre değişiklik gösterebilir. Bakterilerden kaynaklanan geniz akıntısında antibiyotik tedavisi uygulanırken, hafif derecedeki geniz akıntısında bebekler için olan spreyler kullanılır.

    ]]>
    Burun Akıntısı https://www.akinti.net/burun-akintisi.html Thu, 01 Nov 2018 12:03:01 +0000 Burun akıntısı, hastalıklar, tahriş ve alerji gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Burun içindeki mukoza dokusunun normalden daha fazla mukus üretmesi sebebiyle oluşur. Farklı nedenlere bağlı ortaya ç Burun akıntısı, hastalıklar, tahriş ve alerji gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Burun içindeki mukoza dokusunun normalden daha fazla mukus üretmesi sebebiyle oluşur. Farklı nedenlere bağlı ortaya çıkabileceği için tanı için mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Çok sık ve su gibi akan akıntı genelde nezle habercisidir. Su benzeri akan akıntı ise alerjen kaynaklı olabilir. Koyu akıntı genelde virüs kaynaklı ortaya çıkar. Teşhis akıntının türüne bağlı olarak konulur.

    Burun Akıntısı Nedenleri

    Hastalıklar: Burun akıntısı, boğaz iltihabı, soğuk algınlığı, üst solunum yolu hastalıkları, kızamık, kızamıkçık ve sinüzit gibi hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkabilir.

    Alerjiler: Burun akıntısı için alerjiler en sık karşılaşılan nedenler arasındadır. Polen, kedi-köpek gibi hayvan tüyleri, toz, alerjik rinit ve bahar alerjisi burun akıntısına yol açabilir.

    Hava şartları: Havanın soğuk ya da kuru olması burun yüzeyini tahriş ederek burun akıntısına yol açabilir. Bunların yanı sıra egzoz dumanı, sigara dumanı ve kimyasallar da burun akıntısına sebep olabilir.

    Acı biber tüketimi: Acı biber içinde bulunan kapsaisin adlı madde burun içinde fazla mukus üretimine yol açarak akıntıya sebep olabilir. 

    Burun akıntısı bu nedenler haricinde hormon dengesizlikleri, buruna yabancı cisim kaçması, burun kanallarında tümör oluşması, burun duvarında kayma ve bazı ilaçların yan etkisi olarak da yaşanabilir.

    Burun Akıntısı İçin Hangi Bölüme/Doktora Başvurulmalıdır

    Burun akıntısı için Kulak burun boğaz (KBB) bölümüne başvurulması gerekir.

    Burun Akıntısı Tedavisi

    Burun akıntısı için uzman bir doktora başvurulmalıdır. Doktor şikayetlere bağlı olarak teşhis koyduktan sonra gerekli tedaviyi başlatır. Burun akıntısı tedavisinde amaç burun akıntısına yol açan etkenin ortadan kaldırılmasıdır. Etken ortadan kalktığında burun akıntısı da ortadan kalkacaktır. Doktorun reçete etmiş olduğu ilaçların yanı sıra doğal yöntemlerden de yararlanılabilir. Doğal tedavi yöntemleri iyileşme sürecini hızlandırır.

    Burun Akıntısı İçin Doğal Yöntemler

    Buhar: Buhar burun akıntısı için oldukça faydalıdır. Bir tencereye su koyup kaynatılır. Kaynayan suyun buharı 10 dakika boyunca solunur. Gün içinde üç defa tekrarlandığında akıntıya karşı rahatlama sağlanabilir. Kaynayan suya okaliptüs ya da nane yağı birkaç damla eklendiğinde daha etkili olur.

    Tuzlu su: Burun akıntısına eşlik eden tahrişi azaltmak ve burun akıntısını hafifletmek için tuzlu sudan yararlanılabilir. Tuzlu su mukusun incelmesini sağlayarak akıntının vücuttan daha kolay atılmasını sağlar. Bir bardak ılık suya 1 tatlı kaşığı tuz eklenip karıştırıldıktan sonra burun deliklerine iki damla olacak şekilde damlatılır.

    Hardal yağı: Mikrop öldürücü etkisi olan doğal bir yağdır. Solunum yollarının temizlenmesini sağlayarak akıntının ortadan kalkmasına yardımcı olur. Hardal yağı hafif ısıtılır. Yakmayacak kadar ılıdıktan sonra bir damlalıkla burun deliklerine ikişer damla damlatılır. Gün içinde 3 defa tekrarlandığında kısa sürede rahatlama sağlar.

    Zerdeçal: Çeşitli rahatsızlıklar için alternatif olarak faydalarından yararlanılan bir bitkidir. Burun akıntısı tedavisinde de gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Antibakteriyel ve antioksidan etkisi vardır. Soğuk algınlığı tedavisinde oldukça başarılıdır. Bir fincan keten tohumu yağına 1 tatlı kaşığı kurutulmuş zerdeçal eklenip karıştırılır. Ocağa alınıp kısık ateşte duman çıkana kadar ısındıktan sonra burun deliğinin biri kapatılıp açık olanla duman çekilir. Aynı işlem diğer burun deliğine de uygulanır. Burun akıntısı bu uygulama sayesinde k]]> Bebeklerde Kulak Akıntısı https://www.akinti.net/bebeklerde-kulak-akintisi.html Thu, 01 Nov 2018 19:00:08 +0000 Bebeklerde Kulak Akıntısı, Kulak akıntılarının birçok türü bulunmaktadır. Bazen kulak akıntısı kulağın kiri olabilir. Bazen ise akıntı kan olabilmektedir. Bebeklerde kulak akıntısı ise genellikle kul Bebeklerde Kulak Akıntısı, Kulak akıntılarının birçok türü bulunmaktadır. Bazen kulak akıntısı kulağın kiri olabilir. Bazen ise akıntı kan olabilmektedir. Bebeklerde kulak akıntısı ise genellikle kulak kiridir. Yani normal şartlarda bebeğin kulağından kan gelmemektedir. Kulakta akan sıvı kulağın kiri olduğu için bu durumda aileler çok endişe etmemelidir ama her ne nedenden dolayı olursa olsun bebeğin bir doktor tarafından kontrol edilmesi, sizin ve çocuğunuzun yararına olacaktır.  Fakat bazen bebeklerde kulak içerisinin tahriş olmasından kaynaklanan kulak zarının   zedelenmesine bağlı olarak hafif kanlı akıntılar gözlenebilir.  Bu durum genellikle aileler tarafından bebeğin yatırıldığı yastığa bakılarak anlaşılır. Böyle bir durumla sizlerde çocuğunuzda karşılaşırsanız hemen zaman kaybetmeden bir doktora gidiniz. 

    Bebeklerde görülen kulak akıntısının nedenleri
    • Bebeklerde kulan akıntısı, makalemizin başında da  söylediğimiz gibi kulak kirinin dışarı atılmasıdır. Bu durumda herhangi bir kötü durum söz konusu değildir. Sadece önlem olsun diye yakın bir sağlık kuruluşuna gidebilirsiniz. Bazen bebeğinizin kulağının içerisi oldukça basit yöntemler ile yıkanması gerekebilir. Bu da yine bebeğiniz için iyi bir durumdur. 
    • Bebeklerde görülen kulak akıntısının diğer bir nedeni olarak ise bebeğin sürekli olarak gürültülü bir ortamda olması örnek gösterilebilir. Yüksek gürültü bebeğin kulak içerisindeki sıvının artmasına bebeğin yatırıldığı yastıkta kendisini gösterebilir. Bu durumlarda çocuğunuzun kulağının yıkanması gerekebilir. 
    • Diğer bir neden özellikle yolculuk yapmış bebeklerde ya da uçak ile seyahat yapan bebeklerde görülen bir neden olan yüksek basınçtan kaynaklanan sorunlardır. Sürekli basınç değişikliği bebeklerde kulak akıntısı artarak dışarı akmasına neden olabilmektedir. Bu durumda da yine herhangi bir tehlike bulunmamaktadır.
    • Tehlikeli akıntı nedenlerinden biri olarak ise enfeksiyonlar nedeni ile oluşmuş akıntılar örnek gösterilebilir. Bebeğin kulak içerisinde oluşan enfeksiyonlar genellikle akıntılara neden olabilmektedir. Bu durum beraberinde birçok sorunu getirebileceği için hemen müdahale oldukça iyi olacaktır.
    Bebeklerde Kulak Akıntısı
    Bebeğinizin kulağında görülen akıntıların süresi en fazla beş günü geçerse kesinlikle bir doktora görünmelisiniz. Aksi halde büyük sorunlar meydana gelerek bebeğinize zarar verebilir.  Bunun yanı sıra bebeğinizde şiddetli ağrı ya da işitme kaybı görülüyorsa yine doktorunuza acilen görünmek zorundasınız. Çünkü kulak içi mekanizması bu durumdan olumsuz etkilenerek bu dür sorunları meydana getiriyor olabilmektedir.  Bebeklerde kulak akıntısı kesinlikle pamuklu çubuk ve benzeri şeylerle temizlenmemelidir. Bu tür durumlar akıntıların şiddetinin ve nedeninin artarak bebeklerde olumsuz etkilere yol açabilir.  Bebeklerin kulağından gelen akıntının rengi sari ve yeşil ise bu akıntının genellikle nedeni iltihaptır. Bu durumda yapılması gereken en önemli şey acil bir şekilde doktora başvurmaktadır.  Öyle ki ister bebek olsun ister yetişkin olsun kulaktaki akıntının nedeni iltihap ise kesinlikle önlem alınmalıdır.  Bebeklerdeki kulak akıntısı eğer sadece kulak etrafında kurumuş bir şekilde görülüyorsa bu durum oldukça normal olmaktadır. Fakat kulaktaki akıntı eğer uzun sürüyorsa ve akıntı oranı yüksekse kesinlikle bir uzman doktora başvurulması, eğer bir sorun yoksa bile bu durum hakkında bilgi alınması sizlerin yararına olacaktır. Bu nedenle çocuklarınızda görülen kulak akıntılarını dikkate alın.
    ]]>
    Akıntı Abdesti Bozar Mı https://www.akinti.net/akinti-abdesti-bozar-mi.html Fri, 02 Nov 2018 04:05:45 +0000 Akıntı abdesti bozar mı, dinimiz İslamiyet bu konuda da ince çizgilere sahiptir. Ama günümüze kadar gelen bilgileri iyi değerlendirip doğru analiz ederek ince ve hassas olan bu konuları doğru uygulamakta dinimizin a Akıntı abdesti bozar mı, dinimiz İslamiyet bu konuda da ince çizgilere sahiptir. Ama günümüze kadar gelen bilgileri iyi değerlendirip doğru analiz ederek ince ve hassas olan bu konuları doğru uygulamakta dinimizin açısından çok büyük faydaları vardır. İslam dininde mezhep imamları olduğu için bu konuda da pek çok ayrılık söz konusu olmuştur. Ama islam dinide akıl ve mantık açısından hangisi doğru ise bu durumu ii tatbik edip uygulamamızda fayda olduğunu belirtmektedir. Veya hangi mezhebe bağlı isek çok büyük şiddet ayrılıkları meydana getirerek değilde hangisini uygun olarak görüyorsak uygulamamzıda fayda vardır. Ama islam dinin ilk emrettiği şey de okumaktan geçmektedir. Akıntı abdesti bozar mı durumuda nasıl ve neden gerçekleştiğini bilmekten geçmemektedir çünkü kadınlarda ki akınta bazen hastalık yolundan bazen ter diye tabir ettiğimiz durumdan bazende cinsellik durmundan akıntı meydana gelmektedir. Bunun nasıl bir durumdan kaynaklandığını tespit edersek bu bize en uygun yolu göstermekte uygulamamızda yardımcı olacak en hassa durumdur. İslam alimlerimizde akıntı abdesti bozar mı diye birçok beyanları olmuştur.

    Akıntı abdesti bozar mı konusunda Hanefî ve Şafii âlimlerinin beyan ettiklerine görüşleri şöyledir ;

    Hanifi alimlerinin görüşü kadınların vajina bölgelerinde gördükleri normal ıslaklık ağızdaki salya burundaki salya ve bedenden çıkan ter gibi değerlendirmek gerektiğini  ve söz konusu ıslaklık yani akıntı temiz olduğu gibi hem abdesti hemde gusülün bozulmayacağını beyan etmektedirler. Ancak Hanefi mezhebine göre de hem ön taraftan hemde arka tarafdan çıkan herşey abdesti bozacağını ifade etmişlerdir. Diyanet işleri bakanlığının ilmihalinde de hem ön hemde arkadan çıkan herşeyin abdesti bozacağı ifadelerine yer verilmiştir. Şafii alimlerinin görüşüde vajinadan gelen akıntının yani rutubetin ıslaklığın temiz olduğunu ve abdesti bozmayacağını imam nevevi eserlerinde belirtmiştir. Erkek veya kadın ön ve arka tarafından idrar dışkı yel vs. herhangi bir madde çıktığında abdest bozulur. Nevevinin   söylediği ıslaklık daha derinden gelen bir sıvı ve ter arası bir tonda olan ve kadının vajina bölgesinden gelip yıkanması önemli olmayan bir durumdur ter gibi anlamına gelmektedir . Doğum sırasında çocukla birlikte veya daha önce kadının vajinasından gelen akıntı ise necistir .

    Akıntı Abdesti Bozar Mı

     Hem Hanefi mezhebi hem de Şafii mezhebi bu konuda mutabık kalmıştır ve örneğin yel dışkı gibi durumlarda da abdestin bozulacağını söylemişlerdir. Bütün bu konulardan çıkaracağımız anlayacağımız durum ise kadının ön bölgesinden  çıkan bu sıvı anlamındaki akıntı  kadının vajinasından geldiği için bu sıvıyı temiz olarak kabul etmekte fayda olduğunu belirtmişlerdir. Ama bu durumun abdesti bozup bozmadığını söylemekte kolay değildir. Çünkü kaynaklarda bazı alimlerin akıntının ter gibi düşünüleceğini ve abdesti bozacğı ve bozmayacağı anlamında net ifadeler kullanmışlar ama diğer alimlerimiz bunun açıklamasını yapıp abdesti bozup bozmayacağını net olarak ifade etmemişlerdir, ama alimlerimizin dediklerine uymakta fayda vardır. Konuyu değerlendirdiğimizde islamın da emir ettiği durumunda göz önünde bulundurarak abdestli isek abdesti tekrar almamızda fayda vardır ama bu durum hastalıktan dolayı ise bunun tedavisi için doktora giderek önlem almakda da fayda vardır sağlığımız için. İslam dini ince bir çizgi üzerinde olup önlem alınmaz ise ve dikkat edilmezse abdestin bozulacağını ifade etmektedir.

    ]]>
    Bebeklerde Burun Akıntısı https://www.akinti.net/bebeklerde-burun-akintisi.html Fri, 02 Nov 2018 22:56:28 +0000 Bebeklerde burun akıntısı, sıkça yaşana bir sağlık sorunudur. Bunun farklı sebepleri olabilir. Önemli olan bebeklerdeki burun akıntısının süresidir. Bebeklerde görülen basit bi soğuk algınlığı durumunda, bur Bebeklerde burun akıntısı, sıkça yaşana bir sağlık sorunudur. Bunun farklı sebepleri olabilir. Önemli olan bebeklerdeki burun akıntısının süresidir. Bebeklerde görülen basit bi soğuk algınlığı durumunda, burun akıntısı 2-3 günde biter. Bunun için herhangi bir müdahaleye gerek kalmaz. Daha uzun süre devam eden akıntılarda ise, altta yatan etken belirlenmeli ve buna uygun bir tedavi uygulanmalıdır. Bebeklerdeki burun içi zarları oldukça hassas ve duyarlı olur. Her türlü ortamdaki ısı ve nem değişimlerinden etkilenir, tıkanma ve akıntı sorunu yaşanır. Doğumdan sonra bebeklerde ağız ve burun deliklerine yapılan aspirasyon yüzünden burun mukozasında tahriş olabilir. Bu yüzden özellikle yeni doğan grubunda burun akıntısı daha sık görülür.

    Bebeklerde burun akıntısı nedenleri

    Bebeklerdeki burun akıntısının hangi aralıklarla olduğu, kıvamı, rengi bu sorunun herhangi bir hastalık belirtisi olarak ortay çıkıp çıkmadığını belirlemeye yardımcı olabilir. Burundaki akıntı sıvı kıvamında ve renksiz olursa, bunun fazla önemi olmaz. Fakat burun akıntısının koyu renkte olması ve buna ateşin eşlik etmesi halinde, bebeklerin gecikilmeden doktora götürülmesi gerekir. Burun akıntısı sümüksü, kolay geçecek gibi görünümde olursa, bu soğuk algınlığı gibi rahatsızlıkların iyileşmeye başladığını gösterir. Bebeklere burun akıntısına neden olabilecek rahatsızlıklar arasında ise;

    • Sinüzit bebeklerde küçük olsa da, burun akıntısına neden olabilir
    • Soğuk algınlığı, grip, nezle gibi üst solunum yolu rahatsızlıkları
    • Alerjik yapıda olan bebeklerde alerjenler burun akıntısı yapabilir
    • Kulak burun boğaz hastalıkları
    Bebeklerde Burun Akıntısı

    Bebeklerde burun akıntısına nasıl önlem alınabilir

    Bebeklerdeki burun akıntısının en kısa zamanda tedavi edilmesi, hatta burun akıntısına neden olabilecek etkenler ortadan kaldırılarak önlem alınmalıdır. Çünkü özellikle emzirme döneminde olan burun akıntısında önlem alınmazsa, enfeksiyon orta kulağa ilerleyerek orta kulak iltihabına neden olabilir. Bu rahatsızlık oldukça zor tedavi edilen, sıkça tekrarlayan bir sorundur. İlerlemesi halinde bebeklerde işitme kaybına kadar gidebilir. Burun akıntısı sırasında bebeklere antibiyotik verilmesi gerekmez. Enfeksiyon belirtileri akıntıya eşlik ediyorsa, antibiyotik tedavisine başlanabilir. Bu süreçte bebeklerin rahat etmesi, burun akıntısının daha kolay geçmesi için bazı tedbirler alınabilir.

    Bebeğin yaşı uygun olursa nezle, grip gibi hastalıkların başında C vitamini içeren besinler verilebilir, tavuk suyuna çorba içirilebilir.

    Burun tıkanıklığının açılması için, salin solüsyon kullanılabilir.

    Geceleri yatmadan önce bebeğin odasındaki nem dengesinin sağlanması için, buhar veren cihazlar kullanılmalı

    Burundaki birikmiş salgılar temizlenerek, gece rahat uyuması sağlanmalıdır

    Banyo yaptırılan bebeklerin saçları iyice kurulanmalı ve dışarıya çıkarılmamalıdır.

    Burun akıntısının genize kaçmaması için, yatarken başı biraz yükseltilmelidir

    Burun akıntısının rengi, hırıltı gibi etkiler olursa, hemen doktora gidilmelidir.

    Bebekler anne sütü alıyorsa, emzirmeye ara verilmemelidir. Bu şekilde anne sütünün vücutlarında antikor üretmesi sağlanır ve hastalığı daha kolay atlatmalarına yardımcı olunur. Bebeklere 6 aylıktan önce grip aşısı yapılamadığından, anne sütü en iyi koruyucu olacaktır.

    Bebeklerde burun akıntısı sırasında burun  tıkanıklığı meydana geleceğinden, emme refleksi de engellenecektir. Bu bebeklerde beslenme sorunlarına neden olur. Buna engel olmak için burun tıkanıklığı aspiratör yardımıyla açılmalıdır.

    Burun tıkanıklığı ve akıntı sorununun bir arada olması durumunda, bebekler ağızdan nefes almaya başlayacağından farklı sağlık sorunları gelişebilir. Bu durum bebeklerin ağzında koruma mekanizmasının olmamasın nedeniyle, ciğerlerini korumasız bırakır. Bu nedenle acilen müdahale edile]]> Akıntı https://www.akinti.net/akinti.html Sat, 03 Nov 2018 05:12:50 +0000 Akıntı, ergenlik döneminden sonra çoğu kadında görülen fizyolojik bir olaydır. Rahim ağzı salgılarıyla beraber kendini sürekli yenileyen vajina dokusundaki atıklara akıntı denir. Akıntı çok nadir de olsa bazen rahim ağzı Akıntı, ergenlik döneminden sonra çoğu kadında görülen fizyolojik bir olaydır. Rahim ağzı salgılarıyla beraber kendini sürekli yenileyen vajina dokusundaki atıklara akıntı denir. Akıntı çok nadir de olsa bazen rahim ağzı kanserine yakalanan kadınlarda da görülebilir. 


    Akıntı fizyolojik ve patolojik olmak üzere iki çeşidi vardır. Fizyolojik akıntıda sorun yoktur ve normal bir durum olarak değerlendirilir. Patolojik akıntı çeşidinde ise genital bölgede bir problem olduğunun sinyali verilir ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Fizyolojik akıntı şeffaf, lastik gibi uzayan bir kıvamda, kokusuz ve açık sarı renktedir. Oysa fizyolojik olmayan yani patolojik akıntı ise kokulu, peynir kesiği gibi, koyu sarı veya kahverengidir. Ayrıca patolojik akıntısı olan hastalarda idrar yaparken yanma hissi, cinsel ilişki sırasında ağrı, kanlı akıntı ile kaşıntı gibi şikayetler gözlenir. Bu şikayetleri taşıyan bayanlar mutlaka doktora gitmelidir ve akıntı numunesinden patoloji alınmalıdır. 

    Fizyolojik akıntının olması vajina sağlığı için iyi bir şeydir çünkü akıntı asidik yapısından dolayı zararlı canlıların üremesine engel olur. Böylece vajina mikrop kapmamış olur. Ayrıca akıntı hamilelikten önce vajinaya düşen spermin rahme ulaşmasını sağlar ve cinsel ilişkide kolaylık sağlar. Akıntının işlevleri arasında yürürken  vajinanın tahriş olmasını engellemekte vardır. 

    Akıntı bazı durumlarda artarken bazı durumlarda da azalır. Menapoz döneminde östrojen hormonu azaldığı için akıntıda da azalma olur. Bunun sonucunda da vajina kuruluğu meydana gelir. Yaz aylarında ise bazı kadınlarda akıntı miktarında artış olabilir. Akıntı miktarı her kadında farklı olabilmektedir. Fazla miktarda akıntısı olan kadınlar bazı sosyal sorunlar yaşamaktadırlar.  Akıntının miktarıyla rahim içi araç kullanımı, östrojen hormonu miktarı, rahim ağzındaki salgılanan hücre sayısı arasında sıkı bir ilişki vardır. 

    Akıntı
    Akıntı bazı kadınlarda her gün görülürken bazı kadınlarda da belli günlerde görülür. Adet döneminde ise akıntı kokulu olabilmektedir. 

    Bayanların yaptığı en büyük hatalardan biri de genital bölgelerini sabunla yıkamaları ve bu bölgeye parfüm sıkmalarıdır. Bu uygulamalardan mutlaka kaçınılmalıdır. Sabun genital bölgenin PH dengesini bozabilmekte ve bazı sıkıntılara sebep olmaktadır. Bunlara ilaveten bayanlar iç çamaşırı alırken pamuklu olanları tercih etmeli, tuvalet temizliğine özen göstermeli,  banyodan sonra mutlaka genital bölge kurulamalıdırlar. Bunlara ek olarak külotlu çorap giyilmemelidir çünkü bu çoraplar vajinada ıslaklığa neden olarak enfeksiyonlara zemin hazırlarlar. 
    ]]>
    Devamlı Burun Akıntısı https://www.akinti.net/devamli-burun-akintisi.html Sun, 04 Nov 2018 02:57:05 +0000 Devamlı Burun Akıntısı, görülen kişilerde genellikle bu durumun bazı nedenleri bulunmaktadır. Bu nedenle kişinin sürekli olarak burun akmasına ve bunun müdahale edilmediği zaman farklı sorunlara yol açmasına neden Devamlı Burun Akıntısı, görülen kişilerde genellikle bu durumun bazı nedenleri bulunmaktadır. Bu nedenle kişinin sürekli olarak burun akmasına ve bunun müdahale edilmediği zaman farklı sorunlara yol açmasına neden olmaktadır. Genellikle çocuklarda 10 yaşında görülen burun akıntıları müdahale edilmediğinde sürekli bir hal almaktadır. Burun akıntıları bilindiği gibi birçok nedenden dolayı gerçekleşebilir. Fakat bu burun akıntılarının sürekli bir hal alması bu nedenlerden de başka nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Bu durumda burun akıntısının önemsenmesi gerektiğini de anlamalıyız. Çünkü önemsenmeyen burun akıntıları kısa süreler sonra büyük sorunların meydana gelerek sizlere zorluklar çıkarabileceğini unutmayın.  Bazen sürekli olarak gerçekleşen burun akıntılarının nedeni solunum üst yolu hastalıklarının oluşmasıdır. Burun akıntısı bu tür hastalıklar tarafından tetiklenebilecek bir durumdur. Burun akıntısına devamlı denilebilmesi için 120 günlük bir zamanı geçmesi gerekmektedir. Bu süreyi geçen burun akıntıları devamlı ve tehlikeli olarak değerlendirilmektedir. 

    Devamlı burun akıntısı bazen mevsimsel nedenlere bağlı olarak gerçekleşmektedir. Örneğin kış aylarında meydana gelen bu durum kişiler tarafından normal karşılanıp sanki sıradan bir nezleymiş gibi kabul edilir. Bu düşünce oldukça yanlıştır. burun akıntıları arttıkça tehlikeli olmaktadır. Bunun için devamlı burun akıntısı görülen kişilerin önlemlerini almaları gerekmektedir. Sürekli burun akıntısında evde tedavi olarak bazı uygulamalar yapabilirsiniz Burun akıntısında kişide zamanla baş ağrıları da görülebilir. Evde yaptığınız bazı tedavilerle devamlı oluşan burun akıntılarından kurtulabilirsiniz. Örneğin bol bol soğan ve sarımsak tüketmelisiniz. Fakat bu durumda biraz kokusu etrafınızdakileri rahatsız edebilir. Bunun için yapabileceğiniz diğer yöntem ise çam esansı denilen kokuyu bol bol solumaktır. Yapabileceğiniz diğer bir tedavi ise En çok kullanılan bir yöntem olan çörek otu ile balı karıştırmaktır. Yapacağınız bu basit ve hızlı tedavilerle burun akıntılarından ve daha birçok sorununuzdan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Özellikle çocuklar üzerinde bu kolay yöntemleri uygulayınız. Burun akıntısının yanı sıra birçok soruna çare bulabilirsiniz. Devamlı burun akıntısı yanında nezleden kaynaklanan akıntılardan da kurtulabilirsiniz.

    Devamlı Burun Akıntısı
    Alerji nedeni ile ortaya çıkan burun akıntıları genellikle alerjiden kaynaklanmaktadır. Bu akıntıların mevsimlerle birebir ilişkisi vardır. Yani genellikle mevsim boyunca bu burun akıntıları devam edebilir.  Özellikle mevsim geçişlerinde ve ilk bahar aylarında sürekli burun akıntıları görülmesi oldukça muhtemeldir. Bu tür burun akıntılarına çok fazla bir tedavi yöntemi yoktur. Sadece kullanılan tıbbi ilaçlar ile birlikte bu durum en az seviyeye indirilebilir. Sürekli burun akıntısı olan kişilerde genellikle burun yapısında değişimler gözlemlenir yani kişinin burnunda enine bir çizgi belirir. Bunun nedeni kişinin sürekli burnunu silmesidir. Devamlı burun akıntısı birçok hastalığı beraberinde getirir. Öyle ki burun içi poliplerin oluşması ve geniz etinin dahada büyümesine neden olmaktadır. Sürekli burun akıntısı olan kişiler sürekli olarak burun silmesinden dolayı burun yapısında bozukluklar gözlemlenir. Yani devamlı burun akıntısı görülen kişiler bu duruma dikkat etmeli dir ve zaman kaybetmeden gerekli önlemleri almalıdır.
    ]]>
    Adet Öncesi Akıntı https://www.akinti.net/adet-oncesi-akinti.html Sun, 04 Nov 2018 13:56:34 +0000 Adet öncesi akıntı oldukça normal olup hemen hemen her bayanda görülebilmektedir. Bütün kadınların neredeyse hepsinde adet öncesinde bir miktar akıntısı vardır.  Bu akıntı, vajinanın içinde bulunan rahim boynu ve bezeleri Adet öncesi akıntı oldukça normal olup hemen hemen her bayanda görülebilmektedir. Bütün kadınların neredeyse hepsinde adet öncesinde bir miktar akıntısı vardır.  Bu akıntı, vajinanın içinde bulunan rahim boynu ve bezeleri tarafından üretilen sıvıdan başka bir şey olmamaktadır. Fakat bu gelen sıvı çok önemli bir amaç için akmaktadır. Vajinadan ne zaman akıntı gelse vajina duvarını saran eski hücrelerde birlikte temizlenir. Bu neden ile sıvı vajinanın içinin temiz ve sağlıklı tutulmasına yardımcı olmaktadır. Normal bir vajina akıntısı hafif yoğun, esnek, şeffaf ve süt beyazı rengindedir. Fakat bu akıntı kokmaz ve kaşıntı üretmez. Fakat normal akıntı rengi ve yoğunluğu adet döngüsüne göre değişiklik gösterebilmektedir. Birçok kadın adet dönemine yakın akıntılarının yoğunlaştığının gözlemine varmaktadır. Bazen ise adet dönemi öncesi kahverengi akıntı, fetüsün endometriyum dokusuna yerleştiğinde oluşan kanama gibi implantasyon kanamasından oluşabilmektedir. Bütün kadınlar bilmektedir ki adetine yakın ve adet döngüsünde akıntı olmaktadır. Vücudun normal olan bir reaksiyonudur. Adet öncesi beyaz kremsi akıntı her adet döneminde olmaktadır ve adet gününe yaklaştıkça yoğunlaşmaktadır. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta bu akıntının ağrısız ve kokusuz olmasıdır rengi ise beyaz olmalıdır aksi durumlar normal değildir. Ayrıca adet öncesi akıntılarla birlikle hiçbir şekilde kaşıntı olmamaktadır fakat yaşanıyorsa bu tür sıkıntı mutlaka bir uzmana görünmelidir. Bu akıntıların artış göstermesi ve yoğunlaşması adetin yaklaştığının göstergesidir. Bu beyaz akıntı görüldükten sonra mutlaka adet kanaması görülür. Bu akıntı adet başlangacı ile son bulmaz adet bitişine kadar devam eder. 

    Birde kahverengi akıntı vardır bu akıntıyı adet döneminden önce yaşadıysanız veya yaşıyorsanız erken hamileliğin belirtisi olabilmektedir. Beyaz akıntı kesinlikle hamilelik belirtisi olmamaktadır. Beyaz akıntının adetten önce yaşanması doğal karşılanır fakat bunun rengi ve şekli çok da önemli olmamaktadır.  Bazı durumlarda bu beyaz akıntı adet gecikmesiyle birlikte görülebilir. Bu gecikmede  bir gebelik habercisi olabilmektedir. Ancak herhangi bir gecikme yaşanmazsa bu beyaz akıntı gebelik habercisi olarak algılanmaz. Günümüzde adet öncesi akıntı kadınların bir parçası haline gelmiştir. Bu tür akıntıların yaşanması oldukça vücut açısından sağlıklı olmaktadır.  Kadınlar çoğunlukla yaşamları boyunca bir noktada vajinal akıntı deneyimi yaşamaktadırlar. Bu akıntılar kadınlar arasında rengi, şekli ve kokusu oldukça merak konusu olmaktadır. Birde kadınlarda yaşanabilen sarı renkli akıntı kişinin ciddi bir rahatsızlığının olmasının habercisi de olabilmektedir.  Kadınlardaki sarı renkli akıntılar çoğu zaman özellikle bir enfeksiyon göstergesi, kaşıntı, şişme, kötü koku ve karın ağrısı gibi şikayetleri de beraberinde getirmektedir.  Bu beyaz akıntılar normal bir deyişle vajinal boşalma ve vajinanın temiz tutulmasına yardımcı olmaktadır. Akıntılar için dikkat edilmesi gereken konulardan biri ise şudur:
    Adet Öncesi Akıntı
    • Genital bölge oldukça temiz ve kuru tutulmalıdır.
    • Sıkı giysi veya iç çamaşırlar giyilmemelidir.
    • Parfümlü sabunlar genital bölge için kullanılmamalıdır.
    • Bol su içilmelidir. 
    • Cinsel ilişki sırasında kendinizi korumalısınız ve dikkatli olmalısınız.
    Vajinal enfeksiyonlar anormal vajinal akıntıların ortak nedeni olmaktadır. Bu tür enfeksiyonlar cinsel ilişki ile de bulaşabilir. Bu akıntılardan dolayı doktora başvuran kadınlarımız gittikçe de artmaktadır. Vajinanın sürekli akıntı yüzünden ıslaklığı kadının sağlığı için oldukça faydalıdır.  Önemli olan kişilerin gözlemi çünkü vajinada adet öncesi akıntıda koku, renk değişimi, kaşıntı oluşuyor ise mutlaka uzman tarafından destek alınmalıdır.
    ]]>
    Boğaz Akıntısı https://www.akinti.net/bogaz-akintisi.html Sun, 04 Nov 2018 15:52:47 +0000 Boğaz akıntısı, çeşitli sebeplerden dolayı oluşabilir. Geniz akıntısı da denilen bu sorunun en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir. Sinüsler ve burundan kaynaklanan akıntı, boğaza kadar iner. Akıntının kıvamı Boğaz akıntısı, çeşitli sebeplerden dolayı oluşabilir. Geniz akıntısı da denilen bu sorunun en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir. Sinüsler ve burundan kaynaklanan akıntı, boğaza kadar iner. Akıntının kıvamı yapışkan tarzda olur. Boğaz akıntısı kişilere oldukça rahatsızlık veren bir sorundur. Boğazda oluşan akıntı sürekli bir gıcıklanmaya neden olduğundan, devamlı olarak boğazın temizlenmesi hissini uyandırır. Sürekli olarak öksürük ortaya çıkar, sıkça burun sümkürülür. Üstelik boğaz akıntısı nedeniyle mide sorunları, ağız kokusu gibi istenmeyen belirtilerle yaşanabilir. Bu yüzden boğaz akıntısı kişinin yaşamını çekilmez bir hale getirebilir. Öncelikle boğaz akıntısına neden olan etken belirlenmeli ve en kısa sürede tedaviye başlanmalıdır. Çünkü buna neden olan etken tedavi edilmezse, akıntının giderilmesi mümkün olmaz.

    Boğaz akıntısına neler sebep olabilir

    • Solunum sırasında havada bulunan toz zerrecikleri, duman, is gibi etkenler boğaz akıntısına neden olabilir
    • Kişilerin hassas bir yapıda olması nedeniyle, özellikle süt ve süt ürünleri gibi besinlere karşı alerjik sorunlar ortaya çıkabilir.
    • Bulunulan ortamın kuru olması nem oranının düşük olmasında
    • Sinüzit, nezle, grip gibi rahatsızlıkların olmasında
    • Kafeinli ve alkol içeren içeceklerin tüketilmesi
    • Hamilelik dönemi ve doğum kontrol hapı kullanılması
    • Boğaz akıntısı sigara kullanma alışkanlığından da kaynaklanabilir
    Boğaz Akıntısı

    Boğaz akıntısının azaltılması için alınacak önlemler nelerdir

    Bu sorunun giderilmesi için, öncelikle günlük sıvı tüketiminin arttırılması gerekir. Bu yüzden bol su içilmeli, bitkisel çaylar tercih edilmeli, gerekiyorsa buhar banyosu yapılmalıdır. Vücuttaki sıvı oranını azaltacak kafeinli içeceklerden uzak durulmalı, alkollü içecekler fazla içilmemelidir. Sigara alışkanlığı azaltılmalı, gerekirse bırakılmalıdır. Arada burun içi tuzlu suyla yıkanmalıdır. Bunun için kaynamış 1 litre suyun içine, 1 tatlı kaşığı karbonat ve tuz ilavesiyle bir karışım hazırlamalısınız. Bunun gargara yaparsanız, boğaz akıntısını oldukça azaltabilirsiniz. Kuru havalarda kendinize dikkat etmeli, bu ortamlardan uzak kalmalısınız. Sinüzit sorunu olanlar bunu tedavi ettirmelidir. Çünkü sıkça boğaz akıntısından yakınmanıza neden olacaktır. Ayrıca grip, nezle gibi rahatsızlıklarda iyileşmeyi sağlayacak önlemlerin alınması, gereken tedavilerin yapılması halinde boğaz akıntısı da aynı süreçte iyileşecektir. Kadınların gebelik döneminde hormonların etkisiyle oluşan boğaz akıntılarında, beslenmeye dikkat edilmesi etkileri biraz daha hafifletecektir.

    ]]>
    Erkeklerde Akıntı https://www.akinti.net/erkeklerde-akinti.html Mon, 05 Nov 2018 05:52:50 +0000 Erkeklerde akıntı, genellikle peniste gerçekleşen bir durumdur. Bu durum genellikle çok fazla kişilerde görülmez. Fakat çok fazla cinsel ilişkiye giren erkeklerde bu durum bazen görülebilmektedir. Peniste oluşan akıntı gene Erkeklerde akıntı, genellikle peniste gerçekleşen bir durumdur. Bu durum genellikle çok fazla kişilerde görülmez. Fakat çok fazla cinsel ilişkiye giren erkeklerde bu durum bazen görülebilmektedir. Peniste oluşan akıntı genellikle sabahları fark edilmektedir ve akıntı miktarı oldukça azdır. Bu durum bazen aynı şekilde ilişkiye giren bayanlarda da görülmektedir. Erkeklerde akıntı, oldukça önemli durumlardan kaynaklanan ve hemen müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Bu durumun görüldüğü kişiler hiç zaman kaybetmeden bir üroloji uzmanına görünmelidir. Aksi halde bu durumun altından başka sebepler çıkabilmektedir. Peniste görülen akıntının en büyük nedeni enfeksiyondur. Enfeksiyon görülen erkeklerde bu tür akıntılar görülür. Akıntılar genellikle keskin bir kokuya sahiptir bunun en büyük nedeni akıntının nedeni olan enfeksiyonlardır. Enfeksiyon akıntının olduğu kişinin vücuduna genellikle cinsel ilişki ile girdiği için en çok ilişkiye girenlerde görülür. Erkeklerde akıntıya neden olan akıntıların en büyük sebeplerinden biri olan enfeksiyon kişide başka şekillerde de kendisini göstermektedir. Örneğin belde oluşan soğukluk bu duruma örnek gösterilebilir. 

    Erkeklerde akıntı, ilişkiye giren ya da girmeyen birçok kişide görülebilir. Öyle ki enfeksiyonun vücuda girme nedeni sadece cinsel ilişki değildir. Akıntı görülen erkeklerde peniste şişkinlik görülebilir: Bu durum hastalığın oluşturduğu etkilerden olarak kabul edilir.  Bu tür akıntılara neden olan enfeksiyonlar genellikle ilişki yolu ile bulaşmış ise ilişkiden yedi ile yirmi bir gün içerisinde kendisini belli edecek derecede artar. Erkeklerdeki akıntının nedeni olan enfeksiyon tedavi edilmediği sürece kişiden kişiye bulaşıcılık gösterebilmektedir.  Yani bu kişi başkaları ile cinsel ilişkiye girdiğinde diğer kişiye de bulaşma riski oldukça yüksektir. Bu hastalığın olduğu kişilerde belirti olarak belde görülen soğukluk gerçekleşmektedir. Bu nedenle hastalığın belirtileri bel soğukluğu olarak bilinen hastalıkla karıştırılmaktadır. 

    Erkeklerde Akıntı
    Erkeklerde oluşan akıntıların diğer belirtileri
    •  Akıntıların görüldüğü erkeklerde en çok karşılaşılan durumdur. Ağrılı idrar, enfeksiyonların görüldüğü erkeklerde en çok oluşan durumdur.  İdrar sırasında kişinin penisinde yanmalar meydana gelir ve bu yanmalar idrar sonunda biter. Enfeksiyon bu yanmaların en büyük nedenidir.
    • Diğer bir neden olarak Penisteki kızarma ve şişlik örnek gösterilebilir. Enfeksiyonun ve akıntıların görüldüğü kişilerde bu şişlikler ve kızarıklıklar kaçınılmazdır. 
    • Akıntı oluşan erkeklerde bazen herhangi bir belirti görülmemektedir. 
    Erkeklerde  akıntı genellikle akıntının laboratuar ortamında detaylı incelenmesi ile tanı konulmaktadır.  Bu inceleme sonuçları çok kısa bir sürede elinize geçmektedir. Evli olan kişiler bu tür testleri birlikte yapmalıdırlar. Çünkü değerlendirmeler birbirleri ile karşılaştırarak çok daha rahat bir sonuç alınabilir. Bu nedenle cinsel ilişkilerinizde prezervatif kullanılarak korunulabilir. Uzun süreler boyunca tedavi edilmeyen akıntılar zamanla farklı sorunlara, örneğin kısırlık gibi sorunların meydana gelmesine yol açmaktadır. Bu nedenle bu tür sorunlara zamanında müdahale oldukça önemlidir. Oluşan akıntılar cinsel ilişki nedeni ile genellikle yaşı ilerlemiş kişilerde ve farklı kişilerle ilişkiye giren kişilerde oldukça fazla görülen bir durumdur. Bu nedenle tek eşlilik oldukça sağlıklı bir durumdur. Diğer durumlarda hastalığın bulaşma ve yayılma ihtimali oldukça yüksektir. 
    ]]>
    Gebelikte Akıntı https://www.akinti.net/gebelikte-akinti.html Mon, 05 Nov 2018 10:20:41 +0000 Gebelikte Akıntı, anne adaylarının çoğunda görülebilir. Bunların çoğu gebelikten kaynaklanan fizyolojik akıntılardır. Tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden düzelir. Fakat bu dönem vajinal enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkan Gebelikte Akıntı, anne adaylarının çoğunda görülebilir. Bunların çoğu gebelikten kaynaklanan fizyolojik akıntılardır. Tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden düzelir. Fakat bu dönem vajinal enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkan akıntılarda olabilir. Bunların sebebi, parazitler, mantarlar ya da bakteriler olabilir. Bu tür akıntıların ise tedavi edilmesi gerekir.

    Gebelik döneminde çeşitli belirtiler ve semptomlar olabilir. Bu süreçte ortaya çıkan, yaşanan her şeyin bir anlamı vardır. Mutlaka altında yatan sebebin belirlenmesi gerekir. Gebelikte akıntı bazı hallerde normal olsa da, bazı hallerde yolunda gitmeyen bir anormalliğe işarete edebilir. Bu yüzden anne adaylarının akıntının yapısını, rengini, niteliğini kısaca tüm özelliklerini doktoruyla paylaşması gerekir.

    Gebelikte anormal akıntı nedenleri

    Gebelik sürecinde ortaya çıkan kahverengi koyu yeşil ya da sarı renkte, köpüklü ya da kanlı, kötü kokulu olan, beraberinde ağrı ve idrarda yanmaya neden olan akıntıların kaynağı genellikle genital bölgedeki sorunlardır. Bu tür akıntıların doktor tarafından değerlendirilmesinde yarar vardır. Genital enfeksiyonlar çoğu zaman vajinayla sınırlı kalır. Ancak bazı durumlarda genital sistemin üst taraflarını etkileyen pelvik enfeksiyonu ya da rahim ağzı enfeksiyonu meydana gelebilir.

    Gebelik sürecinde oluşan vajinitler de akıntıya yol açabileceğinden tedavi edilmelerinde yarar vardır. Servisite neden olan bakterilerin üst genital kanala geçerek bölgede ciddi enfeksiyonlara neden olması da gebelikte akıntı sorununa yol açabilir.

    Gebelikte oluşan pelvik enfeksiyonları da tüplerde tıkanmaya ve apseye neden olacağı için tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Enfeksiyonlar haricinde nadiren görülen rahim ağzındaki kanser öncüsü olabilecek lezyonlarda ya da kanserli olgularda gebelikte akıntı sorununa neden olabilir. Bu yüzden normal zamanda olduğu gibi gebelikte de akıntı sorunu ihmal edilmemelidir.

    Gebe kadınları etkileyen akıntı çoğu zaman fizyolojik kaynaklı olsa da, enfeksiyondan kaynaklandığı belirlenen akıntılar ihmal edilmemelidir. Bu tür akıntıların belirtileri de farklı olur. Bazen parazitler, mantarlar ve bakteriler tek başına enfeksiyona yol açarken, bazen hepsinin etkili olduğu enfeksiyonlarda izlenebilir. Gebe kadınlarda şeker hastalığı varsa akıntı sorunu daha fazla yaşanabilir. Ayrıca üşütme, kokulu tuvalet kağıdı kullanımı gibi etkenlerde akıntı sorunu yaşanmasına neden olabilir.

    Gebelikte genital siğiller, implantasyon kanaması, genore, klamidya gibi enfeksiyonlarda açık kahverengi akıntı sorunu yaşanabilir. Pembemsi kahverengi akıntı ise servikal tahriş ya da dış gebelik gibi nedenlerden olabilir. Gebelikte düşük nedeniyle akıntı olursa ya da ektopik gebelikte erken dönemde akıntı olursa rengi koyu kahverengi olur. Gebelikte akıntı sulu kahverengi olursa molar hamilelik belirtisi olabilir. İdrar çıkışında yanmayla birlikte kahverengi akıntı olursa bu sistit sorununa işaret olabilir.

    Gebelikte enfeksiyon kaynaklı akıntılar

    Kadınlar yaşamlarının her aşamasında akıntı sorunuyla karşılaşabilir. Gebelik kadın vücudunun daha hassas olduğu bir dönem olduğundan ve hormon dengesinin değişmesinden dolayı bu süreçte akıntı sorunu daha sık yaşanabilir. Bu akıntıların tedavi gerektirenleri enfeksiyon kaynaklı olanlarıdır. Gebe kadınlar bu nedenle akıntının özelliklerini doktoruna doğru aktarmalıdır. Özellikle cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon söz konusu olursa eşle birlikte tedavi uygulanmalıdır.

    Bakteriyel vajinosiz: Bu enfeksiyonlar Gardnerella vajinalis nedeniyle oluşur. Sık görülen bu enfeksiyonlarda akıntının kıvamı ince, gri renkte, homojen yapıda ve balık kokulu olur. Enfeksiyonun ortaya çıkması vajina florasındaki laktobasillerin azalmasından kaynaklanır. Vücutta mukozalardaki ortama zarar vermeden, bazı hallerde önemli işlevleri olan bakterilerin meydan]]> Gebelikte Kahverengi Akıntı https://www.akinti.net/gebelikte-kahverengi-akinti.html Mon, 05 Nov 2018 15:19:34 +0000 Gebelikte kahverengi akıntı, gebelik dönemi kadın vücudunda önemli değişimlerin olduğu bir süreçtir. Bazı değişimler gebeliğin fiziksel etkilerinden kaynaklanır, bazıları da hormonal değişiklikler nedeniyle olu Gebelikte kahverengi akıntı, gebelik dönemi kadın vücudunda önemli değişimlerin olduğu bir süreçtir. Bazı değişimler gebeliğin fiziksel etkilerinden kaynaklanır, bazıları da hormonal değişiklikler nedeniyle oluşur. Gebelik döneminde bir kadına en iyi açıklamaları doktoru yapacaktır. Çünkü kadının bu değişimlere hazırlıklı olması oldukça önemlidir. Gebelikte kahverengi akıntı gibi vajinal akıntılar ve kanamalar her zaman etkili olabilir. Bu sorunlar gebelikte her zaman beklenir. Özellikle embriyonun rahim içi dokusuna yerleşeceği dönemde böyle kahverengi akıntı gelmesi çok normaldir. Kadınların bir kısmı bunu fark eder, bir kısmında ise farkında olmadan yaşanabilir. Bununla karşılaşan anne adaylarının dikkatli olması, hangi durumda doktorunu bilgilendirmesi gerektiğini bilmeleri gerekir. Daha önceden akıntı, kanama ve lekelenmeler hakkında bilgi sahibi olmaları tavsiye edilir.

    Gebelikte kahverengi akıntı neden olur

    Gebelikte açık renkte, koyu kıvamda ve kokusuz akıntıların nedeni bu dönemde artan östrojen hormonudur. Bu tarzda akıntılar gebe kadınlar için riskli olmaz. Fakat akıntının kötü kokulu olması, kahverengi renkte olması, aynı zamanda idrar yapma sırasında yanma olması durumunda bu vajinit ya da genital sistem enfeksiyonu nedeniyle olabilir. Bu türde akıntılar gebelikte sıkça görülebilir. Gebelikte en riskli akıntılar kırmızı renkte olanlardır. Yine de kahverengi akıntı olduğunda, bunun ihmal edilmemesi ve doktora gidilmesi tavsiye edilir. Bu şekilde daha net olarak kahverengi akıntının nedeni belirlenebilir. Gebelikte kahverengi akıntı olmasının olası nedenleri arasında;

    Gebelikte Kahverengi Akıntı

    Plasenta yerleşimi nedeniyle kahverengi akıntı meydana gelebilir. Bu türdeki akıntı lekelenme şeklinde olur. Bu durumda gebelikte düşük riski az oranda bulunmaktadır.

    Bazen anne karnındaki bebeğin büyümeye başlaması ve kendine yer açılması için damalarda çatlama olması nedeniyle kahverengi bir akıntı oluşabilir. Bunlarda lekelenme şeklinde ortaya çıkar.

    Gebelikte görülen kahverengi akıntılar, kanamanın az olmasına işaret olurken, kırmızı renkteki kanamalarda daha şiddetli kanamanın varlığını işaret eder. Bunlar düşük riskini arttırır. Akıntının kırmızı renkten başlayıp, kahverengi renge dönüşmesi halinde kanamanın azalmış olduğu düşünülür. Kan akıntısı olduğu sürece kırmızı renkte akıntı olur, kan pıhtılaşıp kurumaya başladığı zamanda kahverengi akıntıya döner. Gebelikte kahverengi akıntı olması düşük olasılığının az olduğunu gösterir. Fakat gebe kadınların doktora gitmeyi ihmal etmemesi gerekir.

    ]]>
    Ergenlikte Akıntı https://www.akinti.net/ergenlikte-akinti.html Tue, 06 Nov 2018 06:31:21 +0000 Ergenlikte Akıntı,  Ergenlik biyolojik olarak vücudunuzun değişmeye başlamasıdır. Bayanlarda ergenlik dönemi, göğüslerin büyümesi ve tüylenme ile başlar. Ergenlik neyin ne olacağının farkına varacağınız kafa kar Ergenlikte Akıntı,  Ergenlik biyolojik olarak vücudunuzun değişmeye başlamasıdır. Bayanlarda ergenlik dönemi, göğüslerin büyümesi ve tüylenme ile başlar. Ergenlik neyin ne olacağının farkına varacağınız kafa karıştırıcı bir durum olmaktadır. Ergenlik 7-13 yaş arasında gerçekleşir. Ergenlikteki  akıntı, vajinanın mikroplara karşı korunmasında oldukça önemli rol oynadığı gibi onu nemlendirmeye yarar. Ergenlik döneminde iç çamaşırınız da beyaz veya sarı akıntılar görülmektedir. Bu vajinanın doğal nem kaynağıdır. Gayet normal bir durumdur ve muhtemelen 6 ile 18 ay arasında adet görmeye başlayacağına işaret eder. Fakat akıntı zar zor fark edilebilir  ve az miktarda görülebilir. Ergenlikte vajinal akıntı bakirelerde vajiinal akıntı olarak bilinmektedir. Günümüzde bir çok kız çocuğu belli bir yaşa gelince ergenlik dönemine gelmesi ve bunun ardından akıntı gerçekleşmesiyle adetinin yaklaştığını bilmelidir.

    Fakat bu durum ile karşılaşan kızlar bilgisi olmadığı için daha çok annesi veya kız arkadaşlarından sorular sorarak nedenlerini öğrenirler. Ergenlikte başlayan bu vajinal akıntı tüm hayat boyunca devam edecek bir akıntıdır. Ergenlik dönemlerinde meydana gelen vajinal akıntı, kadınlık hormonlarının çalışmaya başladığının bir göstergesi olmaktadır. Bu dönemden itibaren regl olmaya başlanır ve her ay düzenli bir tarihte kanama olmaktadır. Ergenlikte olan bu akıntı renksiz ve kokusuz olduğu sürece kesinlikle sıkıntılı bir durum olmamaktadır. Ergenlikle başlayan bu akıntılar uzun süre devam ederek cinsel ilişki sırasında erkekten alınan spermlerin yumurtaya ulaşmasında oldukça etkili olmaktadır. Bu nedenle vajinal akıntı mutlaka yaşanması gereken bir olaydır. Ayrıca ergenlikte başlayan bu akıntılar doğurganlığa yardımcı olmaktadır.

    Ergenlikte Akıntı
     Herkesin boyu ve kilosu nasıl aynı değilse, akıntı miktarı da kişiden kişiye göre değişebilmektedir. Fakat görülen akıntı farklılıkları şu şekilde ise önlem alınmalıdır. 
    • Akıntı kötü kokulu yada sarı ve yeşil ise önlem alınmalıdır.
    • Süt kesiği gibi ve ekşi kokmasın da önlem alınmalıdır.
    • Yanma veya kaşıntı hissi var ise önlem alınmalıdır.
    • Kızarıklık ve şişlik var ise önlem alınmalıdır.
    Ergenlikte akıntı ilk önce kişinin kendini kötü hissetmesine, koktuğunu düşünmesine ve psikoloji baskı oluşturmaya başlar. Fakat ergenlik dönemindeki gençleri bilgilendirmek ve yönlendirmek daha sağlıklı olur çünkü psikolojik olarak sıkıntıya giren ergen kanamada sıkıntı yaşar ve o süreç hep sıkıntı gibi gelir kendisine. Ergenlikte akıntı artık kişinin büyüdüğünü ve vücudun yavaş yavaş değişime girdiğini gösterir. Ergenlikteki akıntı kişinin sağlığı açısından da oldukça faydalı olup bütün vajina iç duvarındaki mikropların dışarı atılmasına yardımcı olmaktadır. Fakat ergenlikteki akıntı sıklıkla ve aralıklarla görülmesi adetin yaklaştığını ve olacağını belirtir. Bu akıntı menopoz ile son bulur. Fakat menapoz sonrası devam ederse bile sıkıntı olmayıp kişi için daha sağlıklı olur çünkü stres ve çevrenin oluşturduğu gerginlik bu şekilde gevşeyerek azalır. Akıntı sonrası vajinanın temiz tutulması oldukça önemlidir örneğin ılık su ile yıkayabilirsiniz fakat alkol ve parfüm içeren temizlik malzemeleri kesinlikle kullanılmamalıdır.
    ]]>
    Beyaz Akıntı Neden Olur https://www.akinti.net/beyaz-akinti-neden-olur.html Tue, 06 Nov 2018 14:21:05 +0000 Beyaz akıntı neden olur, kadınlardaki vajinal akıntılar her zaman doktora gitmelerine neden olan durumlardan biridir. Kadınlar için oldukça can sıkıcı olan akıntılar farklı renklerde olabilir. Elbette bunun değişik Beyaz akıntı neden olur, kadınlardaki vajinal akıntılar her zaman doktora gitmelerine neden olan durumlardan biridir. Kadınlar için oldukça can sıkıcı olan akıntılar farklı renklerde olabilir. Elbette bunun değişik sebepleri olur. Bazı vajinal akıntılar hijyene gerektiği gibi önem verilmediğinden dolayı oluşsa da, bazıları da kadın vücudunun normal işleyişi içinde ortaya çıkar. Vajina sahip olduğu anatomik yapıya uygun şekilde cinsel ilişkinin gerçekleştiği yer olduğundan, her zaman ıslak olur. Ergenlikten başlayarak, menopoza girinceye kadar östrojen hormonunun etkisiyle vajinada bazı bezlerden devamlı olarak bir salgı salgılanır. Bu vajinanın nemlilik ortamını sağlar.

    Bunun dışında adet döngüsü içinde yumurtanın çatladığı günlere denk gelen 12. ve 14. günlerde yine vajinal akıntıda artış meydana gelir. Bu şekildeki beyaz akıntının gelmesi cinsel ilişkide vajina içine gelen spermlerin rahim kanalından rahat geçmesi ve tüplere ulaşarak yumurta hücresini dölleyebilmesi içindir. Bu beyaz akıntı oldukça normal yani doğal fizyolojik bir akıntıdır. Kokusuz ve renksiz olur. Yumurtlama döneminde akıntı miktarı artar ve iç çamaşırını bile kirletebilir . Bazı dönemlere de yumurta akı şeklinde olan akıntı tamamen doğal şekilde gelir. Vajina içinde bazı mikroorganizmalar doğal şekilde bulunur. Bunlar yararlı bakterilerdir. Ortamın asidik olmasına neden olurlar.

    Beyaz akıntı normal midir

    Adet dönemindeki akıntılar normaldir. Önemli olan akıntıların rengi ve yapısıdır. Beyaz akıntı olması adet dönemindeki doğal olaylardan biridir. Adet kanaması öncesinde rahim boynu ile rahim bezelerinden salgılanan beyaz akıntı, adet başlamadan dışarı atılır. Bu akıntı adetten önce birkaç defa olabilir. Adet yaklaştığında miktarında artmada olabilir. Rahim bölgesinin yenilenmesini, eski dokuların yol olmasını sağlar. Eğer akıntının beyaz renginde değişim olursa, koku oluşursa ya da kaşıntıya neden olursa, bunun altında başka sebepler aranmalıdır. Mutlaka doktora gidilmelidir.

    Beyaz akıntının gelmesi bir nevi adet kanamasının habercisi olarak kabul edilebilir. Akıntının gelmesinden sonra kadın adet görür. Bazen adet gecikmesiyle birlikte görülen beyaz akıntı da gebeliğin habercisi olabilir. Gecikme olmadan beyaz akıntının gelmesi gebeliğe yorumlanmaz. Farklı renklerde olan akıntılarda ciddi sorunlar yaşanmaması için mutlaka doktora gidilerek, nedeni belirlenmelidir.

    ]]>
    Geniz Akıntısı https://www.akinti.net/geniz-akintisi.html Wed, 07 Nov 2018 07:27:25 +0000 Geniz akıntısı, insan vücudu normal şartlarda gün içinde ortalama olarak 1-2 litre mukus üretir. Mukus burun, ağız, geniz ve mide gibi bölgelerin nemli kalmasına yarayan bir sıvıdır. Normal şartlarda salgılanan mukus boğ Geniz akıntısı, insan vücudu normal şartlarda gün içinde ortalama olarak 1-2 litre mukus üretir. Mukus burun, ağız, geniz ve mide gibi bölgelerin nemli kalmasına yarayan bir sıvıdır. Normal şartlarda salgılanan mukus boğaz yoluyla hiç fark edilmeden geriye doğru akar. Ancak normalden fazla salgılanan mukus burun akıntısı ve geniz akıntısı gibi rahatsızlıklara yol açar. Geniz akıntısı hayati risk taşıyan bir hastalık olmamasına rağmen devam ettiği sürede kişiye rahatsızlık verir. Alerji kaynaklı yaşanıyorsa boğaz ağrısı ve boğazda şişlik gibi durumlara yol açabilir.

    Geniz Akıntısı Nedenleri
    • Geniz akıntısına yol açabilecek bir çok etken bulunmaktadır. Bu etkenler;
    • Sinüs iltihabı
    • Alerji
    • Grip
    • Hamilelik dönemi
    • Buruna kaçan bir nesne
    • Kullanılan doğum kontrol hapları
    • Tansiyon ilaçları
    • Burunda anatomik problemler
    • Hava değişimleri
    • Baharatlı gıdaların aşırı tüketilmesi
    • Parfüm, temizlik maddeleri gibi kimyasal içerikli ürünlere maruz kalma olarak sıralanabilir.
    Geniz Akıntısı Belirtileri

    Geniz akıntısı kişinin devamlı boğazını temizleme ihtiyacı hissetmesine neden olabilir. Oldukça rahatsızlık veren bir durumdur. Başlangıçta bu gibi belirtilere neden olan geniz akıntısı zaman ilerledikçe yemek yerken, su içerken bile boğazda ağrıya ve acıya sebep olur. Özellikle gece uykuda boğulma derecesine ulaşan öksürüğe yol açabilir. Sinüzit ya da alerjiye bağlı gelişen geniz akıntısı boğaz ve kulakları ciddi anlamda etkisi altına alır. Hem boğazda hem kulakta şiddetli ağrılara yol açabilir. Ayrıca mide bulantısı, ağız kokusu gibi belirtilere de neden olur.

    Geniz Akıntısı İçin Hangi Bölüme/Doktora Gidilir

    Geniz akıntısı için başvurulacak bölüm Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümüdür. 

    Geniz Akıntısı Tedavisi

    Geniz akıntısının tedavi edilebilmesi için akıntıya yol açan etkenlerin bulunması ve bu etkenlerin ortadan kaldırılması gerekir. Geniz akıntısı boğaz ve kulakta ciddi ağrıya yol açıyorsa mutlaka öncelikli olarak bir hekime başvurulmalıdır. Hekim gerekli muayene ve tetkikleri uyguladıktan sonra akıntının sebebini belirleyerek gerekli tedaviye başlar. Gerekli görülürse ilaçlı tedavi uygulanabilir. Akıntının sebebine göre antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar reçete edilebilir. Burun tıkanıklığı yaşayanlar için burun açıcı spreye gerek görülebilir. 

    Geniz Akıntısına Ne İyi Gelir

    Zencefil: Birçok sağlık sorununa karşı faydalı olan zencefil geniz akıntısı içinde kullanılabilir. 1 su bardağı suyun içine 2 çay kaşığı zencefil eklenip çay şeklinde demlenir. Hazırlanan çay günde 2 defa geniz akıntısına karşı içilebilir.

    Meyve suyu: Elma ya da üzüm gibi meyvelerin suyu geniz akıntısına karşı rahatlama sağlar. Geniz akıntısının kısa süre içinde geçmesine yardımcı olur.

    Nane yağı: Suya batırılıp sıkılmış temiz bir beze nane yağı damlatmak ve bu bezi buruna yakın bir kısma koymak akıntı hissini azaltabilir. Geniz akıntısı için ilaç kullanılıyorsa ilaçlardan sonra nane yağını kullanmak çok faydalı olacaktır.

    Bal ve limon: Bal ve limon bir su bardağı ılık suyun içine eklenip karıştırıldıktan sonra içilir. Günde iki üç defa tekrarlandığında akıntı sebebiyle oluşan tıkanma hissi ortadan kalkar.

    Elma sirkesi: Gün içinde tüketilen suya biraz elma sirkesi ekleyip içmek geniz akıntısına çözüm olabilir. Elma sirkesi geniz akıntısı için anlık çözüm sağlayan etkili bir üründür.

    Lavanta özü yağı: Antimikrobiyal etkisi olan bitkisel yağlardan biridir. Geniz akıntısına yol açan enfeksiyona karşı lavanta özü yağından yardım alınabilir. 4 damla lavanta özü yağı 1 yemek kaşığı farklı taşıyıcı bir yağ ile karıştırılıp sırt, gö]]> Göbekten Akıntı Gelmesi https://www.akinti.net/gobekten-akinti-gelmesi.html Wed, 07 Nov 2018 17:21:48 +0000 Göbekten akıntı gelmesi, toplumda oldukça sık rastlanan göbek deliğinin iltihaplanması sonucunda oluşur. Bu tıpta omfalit olarak tanımlanır. Bu her yaştan kişiyi etkisi altına alabilir. Bu sorunun ilerleme gösterme Göbekten akıntı gelmesi, toplumda oldukça sık rastlanan göbek deliğinin iltihaplanması sonucunda oluşur. Bu tıpta omfalit olarak tanımlanır. Bu her yaştan kişiyi etkisi altına alabilir. Bu sorunun ilerleme göstermeden, daha ciddi zararlar vermeden tedavi edilmesi gerekir. Göbekten akıntı gelmesi bazı durumlarda göbek fistülü, bağırsak fistülleri gibi sorunlarla karıştırılabilir. Bu nedenle ayırıcı tanının konması tedavi için önemlidir. 

    Göbekten akıntı gelmesine neden olan iltihaplanma oluşumu neden olur

    • Göbekte kılların toplanması, ciltten dökülen doku artıkları nedeniyle kirlenmesi
    • Göbek deliğinin dar açılı olması ve fazla çukur olması
    • Göbek deliğine hijyen olmayan aletlerin sokulması
    • Aşırı kilolu olma ve aşırı terleme

    Göbek deliğindeki iltihaplanma nasıl belli olur

    Göbekte iltihap olmasının en önemli belirtisi arasında göbek deliğinde akıntı olması, kötü ve rahatsız eden kokunun oluşması, şişlik olması, göbek çevresinin kaşınması ve kızarması gibi etkiler sayılabilir. Bu rahatsızlığın teşhisi edilmesi için, klinik muayene yeterli olur. Fakat bazı durumlarda kan testleri, röntgen çekimi, ultrason gibi tetkikler yapılarak patolojik durumlar belirlenebilir.

    Göbekten Akıntı Gelmesi

    Göbekten akıntı gelmesinin nedenleri

    Göbek deliği nemli ve sıcak bir ortam olduğundan, bakteri ve mantarların üremesi açısından uygun bir bölgedir. Bu nedenle göbek deliğinde enfeksiyon oluşarak, akıntının gelmesi söz konusu olur. Göbek deliğine sıkça ellerle dokunmak, bakterilerin bu bölgeye ulaşmasına neden olabilir. Çünkü ellerde bakteri bulunur. Yeteri kadar duş alınmaması, kirli sular, kullanılan sabunun yetersiz olması göbek deliğindeki bakterilerin çoğalmasına neden olabilir.

    Göbekten akıntı gelmesi nasıl tedavi edilir

    Göbek deliğinde oluşan iltihabın tedavisi başlangıç aşamasında daha kolay tedavi edilebilir. Bu aşamada ilaç tedavisi sorunu çözmeyi sağlar. İhmal edilirse, iltihap kronik hale gelebilir ve ciddi hastalıkların oluşmasına neden olabilir. Özellikle göbekte apse, göbek düşmesi, göbek fıtığı gibi sorunlar gelişebilir. Göbek çevresinin temiz tutulması, düzenli olarak göbek bakımının yapılması, içerde bulunan kılların temizlenmesi önemlidir. Tıbbi tedavide kullanılan ilaçlar antibiyotikler ve analjezik ilaçlardır. İlerlemiş durumlarda ve granülasyon oluşan hallerde cerrahi girişim yapılarak göbekten akıntı gelmesi sorunu giderilebilir. İlk olarak akıntının giderilmesi için, göbekteki iltihabın tedavi edilmesi gerekir.

    ]]>
    Kasık Ağrısı Ve Akıntı https://www.akinti.net/kasik-agrisi-ve-akinti.html Thu, 08 Nov 2018 03:12:19 +0000 Kasık ağrısı ve akıntı, kadının alt karın bölgesinde; rahim yumurtalık idrar torbası ve bağırsaklara ait patolojilerle ilgili olabileceği sanılmaktadır. Kasık ağrısı duruma göre değişkenlik göstermektedi Kasık ağrısı ve akıntı, kadının alt karın bölgesinde; rahim yumurtalık idrar torbası ve bağırsaklara ait patolojilerle ilgili olabileceği sanılmaktadır. Kasık ağrısı duruma göre değişkenlik göstermektedir bazen çok uzun süren bir ağrı bazen ise  kısa süren ağrılar şeklinde hissedilmektedir. Kasık ağrılarıda bazen kronik hale gelebilmektedir ve buda daha fazla acı çekilmesine sebep olmaktadır.  Birden bire başlayan ağrılar ve dayanılmaz olması durumun aciliyetini göstermektedir. Ani olarak başlayan bu ağrıların acil müdahale yapılması gereken apandisit dış gebelik yumurtalık kisti gibi hastalıkların olması kesin gibi bir durumdur. Bu durumlarda yapılması gereken şey acil bir şekilde doktora başvurulması gerekmekte ve hemen tedavisine başlanılması gerekmektedir. Kasık ağrısıda akıntı olmasına sebep durumlardan biridir. Uzun süreden beri devam eden kronik kasık ağrısı tanı ve tedavisinin güç olan bir hastalık durumudur.  İnsan vücudundaki diğer organlarda zaman zaman kronik kasık ağrısına sebep olabilmektedir. 

    Kasık ağrısı yapan hastalıkların bazıları şunlardır; dış gebelik, yumurtalık kistinin yırtılması, yumurtalanma dönemindeki ağrılar, rahim damarlarında genişlemeler, apandisit, bağırsak iltihabı, kolon rahatsızlığı, iskelet sistemindeki rahatsızlıklar, idrar yollarındaki taşlarda akıntıya sebep olabilecek hastalıklardır. Bu akıntılar kaşıntı yapmakla beraber doktora en sık gidilen rahatsızlar arasında yer almaktadır. Belli başlı durumlarda akıntı artar koku artar ve kaşıntı şiddetli meydana gelir.
    Kasık Ağrısı Ve Akıntı
    Bu nedenlerden dolayı normal akıntı olup olmadığını ayırt etmek için doktora gidilmelidir. Kasık ağrılarınında tetiklemesi ile hormonun azalması vajinada salgının azalması doğal ortamın bozulması ile de asitler azalır ve mikropların yerleşmesi hızlanır. Mantarlarda çok kolay yerleşir. Tüm bu sebepler de kokulu ve kaşıntı akıntılarına neden olmaktadır. Normal olan akıntının sebepleri salgı bezlerinden oluşan sıvı yani akıntı beyaz saydam kokusuz ve kaşıntı yanma gibi herhangi bir rahatsızlığa sebebiyet vermez. Bu durum kadın hastalığı olan adet gününe kadar akıntı miktarı değişebilir ve yumurtalama günlerinde de artış gösterebilir. Yani olası bu durumda da korkulacak ve endişe dilecek bir durum yoktur. Diğer hastalıktan dolayı meydana gelen akıntı ise iltihaplanır. Aşırı derece de kaşıntı pis bir kötü koku akıntıda da belirgin bir artış bu durumun belirtileridir. En çok mantarlar enfeksiyona sebep olmaktadır. Parazitlerde mikroplarda akıntı sebebi olabilmektedir.

    Yani kısaca kasık ağrısıda akıntıda insan vücuduna bir çok zararı vardır sebep ne olursa olsun bu durumlar ile karşılacında en güvenilir yöntem doktora gidip tedavi olmaktır. Çünkü sağlık herşeyin başında gelmektedir.
    ]]>
    Menopozda Akıntı https://www.akinti.net/menopozda-akinti.html Thu, 08 Nov 2018 18:43:24 +0000 Menopozda akıntı, menopoz dönemi her kadının doğal şekilde yaşayacağı bir süreçtir. Menopozda kadının yumurta hücreleri tükendiğinden, adet kanamaları görülmez. Yani kadının doğurganlık özelliğin kaybetti Menopozda akıntı, menopoz dönemi her kadının doğal şekilde yaşayacağı bir süreçtir. Menopozda kadının yumurta hücreleri tükendiğinden, adet kanamaları görülmez. Yani kadının doğurganlık özelliğin kaybettiği ir dönem olarak tanılanır. Menopozdan sonra kadında görülebilecek vajinal akıntı bazen normal kabul edilebilir. Ancak akıntı sorunu ciddi bir enfeksiyon sonucunda da ortaya çıkabilir. Özellikle kötü kokulu bir akıntı olması halinde, mutlak değerlendirilmeli ve gereken tedavi yapılmalıdır. Bu nedenle menopozda akıntı sorunu olan kadınların bir doktora gitmesi ve akıntının neden kaynaklandığını tespit ettirmesi gerekir. Yapılan muayenede rahim kanseri riski için gereken tetkiklerde yapılır.

    Menopoz dönemine girildikten sonra, kadında vajina dahil tüm vücutta bazı değişimler olmaya başlar. Azalan östrojen hormonu seviyesi nedeniyle vajinal duvarda incelme olur, kadın cinsel ilişki sırasında kuruluk nedeniyle acı hisseder. Bu değişim menopoza bağlı vajinal atrofi yani vajinal kuruluk olarak tanımlanır. Bu tür değişimlerde kadınların rahatlamasını sağlayacak kayganlaştırıcı tarzda ürünler kullanılabilir.

    Menopozda vajinal akıntıda olan değişimler

    Menopoza giren kadınlarda oluşan vajinal kuruluk neticesinde doğal vajinal akıntıda bazı değişimler olabilir. Kadının yaşam tarzına, beslenmesine, kişisel bakım ve hijyenine bağlı olarak akıntının kokusunda da değişim ortaya çıkabilir. Kadınlarda akıntı doğal bir şekilde olur. Bunların zararlı olanları olduğu kadar, faydalı olanları da vardır. Bu yüzden menopoz döneminde ortaya çıkan vajinal kurulukta kadında salgılanması gereken sıvılar olmadığından ya da azaldığından sorun yaşanır. Kadınların bu sorunların üstesinden gelmesi için bir doktora danışmasında yarar vardır.

    Menopozda Akıntı

    Menopozda belirgin şekilde kötü kokulu olan, kaşıntı ve yanma gibi etkilere neden olan vajinal akıntı normal kabul edilmez. Bu tür akıntının doktor tarafından sorgulanması ve gereken tedavinin yapılması gerekir. Örneğin kötü kokan bir akıntının cinsel yolla bulaşan bel soğukluğu gibi bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkması mümkündür. Bunun gibi cinsel yolla bulaşan bir parazit nedeniyle oluşan trikomonas, kadında sarımsı yeşil renkte bir akıntıya neden olabilir. Cinsel yaşamı çok eşli olan kadınlarda da bakteriyel kökenli beyaz, grimsi ya da sarı renkte balık kokulu akıntılar olabilir.

    Bu nedenle kadınlarda  menopozda oluşan akıntı sorunlarında, aynı normal dönemde ki yaklaşılması gerekir. Akıntının rengine, kokusuna göre bir değerlendirme yapılmalıdır. Bunun yanında kadının mevcut sistemik hastalıkları varsa, bunlarında akıntı sorununda etkili olabileceği dikkate alınmalıdır. Örneğin şeker hastalığı vajinal akıntılarda etkili olabilir. Enfeksiyonlar, hormon dengesizlikleri, kanser gibi rahatsızlıklar kötü kokulu bir akıntı sebebi olabilir. Menopozda akıntı önemsenecek bir konudur. Kadınların bunu ihmal etmemesi ve doktora danışması tavsiye edilir.

    ]]>
    Gebelikte Akıntı Nasıl Olur https://www.akinti.net/gebelikte-akinti-nasil-olur.html Thu, 08 Nov 2018 22:37:52 +0000 Gebelikte akıntı nasıl olur, gebelik döneminde kadınları etkileyen akıntı problemi aslında normal kabul edilir. Bu süreçte en fazla fizyolojik akıntı görülür. Bu akıntı yapısal olarak berrak, sanki sıvı yumurt Gebelikte akıntı nasıl olur, gebelik döneminde kadınları etkileyen akıntı problemi aslında normal kabul edilir. Bu süreçte en fazla fizyolojik akıntı görülür. Bu akıntı yapısal olarak berrak, sanki sıvı yumurta akının andıran görünümde olur. Genellikle kokusu olmaz, bazen ekşi bir koku yakınması olabilir. Kaşıntıya neden olmadığı gibi, yanma, ağrı gibi etkiler yapmaz. Gebelik döneminde rahim ağzı bezlerinin salgıladığı bu tür akıntılar, gebeliğin güven içinde devamı sağlamayı, bebeği korumayı amaçlar. Bu akıntının miktarı da gebelik süresince artarak devam eder. Bu yüzden gebe kadınların normal zamanda da görülen bu akıntılara karşı tereddütlü yaklaşmaması gerekir.

    Gebelikte akıntı nasıl olur

    Gebeliğin başlamasıyla birlikte artan hormonlar, vajina içinde olan florada dengeyi bozarak, bu dönemde akıntı miktarının fazla olmasına neden olurlar. Lokore denilen gebelikte akıntı çoğunlukla renksiz ve süt kıvamında olur. Akıntı bazen hafif kokulu olabilir. Bu türdeki akıntı gebelik döneminde normal kabul edilir. İlerleyen aylarda akıntının miktarı artar, renginde de hafif koyulaşma olur. Bu akıntı gebelikte fizyolojik akıntı kapsamındadır. Gebe kadının muayenesinde şeffaf ya da beyaz renkte olan, devamlı şekilde gelen ve herhangi bir yakınmaya neden olmayan akıntı için, fizyolojik akıntı teşhisi yapılır. Ancak akıntının rengi değişirse, kokusu artar, buna kaşıntı ve yanma eşlik ederse, bu durumda gebe kadında enfeksiyon olduğu düşünülür.

    Gebelikte Akıntı Nasıl Olur

    Gebelikte yaygın olarak görülen akıntılar arasında mantar enfeksiyonu sonucunda oluşan normal kabul edilmeyen akıntılar gelir. Bu tür akıntı peynir kesiği gibi ya da beyaz yapışkan tarzda bir akıntı olur. Buna aynı zamanda kaşıntı ve huzursuzluk hissi eşlik eder. Bu durumda gebe kadında mantar enfeksiyonu olduğu düşünülür. Bu akıntının olma nedeni gebe kadının vücut direncinin düşmüş olması, vajina içinde pH dengesinin hormonlar yüzünden değişmesidir. Böyle bir akıntı görüldüğünde kadının doğumdan önce mutlaka tedavi olması gerekir. Çünkü doğum sırasında bebeğe geçen mantar rahatsızlığı bebekte pamukçuk sorununa neden olur. Aynı zamanda doğum kesisi yani epizyotomi yapılırsa, bunun iyileşmesi gecikebilir.

    Gebelikte görülen akıntı sorunu bazen oldukça ciddi olabilir. Kadında amniyon sıvısı geldiğinde, bunun mantar enfeksiyonuyla karıştırılma olasılığı bulunabilir. Bu nedenle gebelikte akıntı olduğunda, daha çok 20. haftadan sonra akıntının su gibi olması durumunda mutlaka amniyon sıvısı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bunların dışında gebelikteki akıntı bakteri kökenli olabilir. Gebelikte gelen kanlı akıntı da normal değildir, kahverengi akıntı da normal değildir. Bunlar başka bir sorunun habercisi olarak görülmelidir. 

    ]]>
    Göz Akıntısı https://www.akinti.net/goz-akintisi.html Fri, 09 Nov 2018 02:28:54 +0000 Göz Akıntısı, genellikle hassas göze sahip olan kişilerde yada çok tozlu ortamda  yaşayan kişilerde görülen bir durumdur. Bazı kişilerde bu akıntılar iltihap olarak gerçekleşirken bazı kişilerde iltihap olmadan daha h Göz Akıntısı, genellikle hassas göze sahip olan kişilerde yada çok tozlu ortamda  yaşayan kişilerde görülen bir durumdur. Bazı kişilerde bu akıntılar iltihap olarak gerçekleşirken bazı kişilerde iltihap olmadan daha hafif bir derecede görülür. Bazen göz akıntısına kişinin herhangi bir alerjisi ya da bahar aylarında görülen göz nezlesi de neden olabilmektedir. Göz akıntısı genellikle çocuklarda daha az görülen ve asıl kitlesi gençler olan bir sorundur. İltihaplı olan göz akıntısı dışarıdan bakıldığında oldukça kötü görünmesi ve kişide kısıtlamalara neden olmasından dolayıdır ki bu nezleler oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Aslında göz akıntısı, gözden dışarı herhangi bir sıvının ya da diğer maddelerden oluşan sıvıların çıkmasıdır. En çok kişi uyurken göz akıntısı gerçekleşerek gözde birikir. Bu durum kişinin oldukça zor anlar yaşaması için yeterlidir. Tabi ki birçok sorunun tedavisi olduğu gibi göz akıntılarının da tedavisi mümkündür. Bu durum genel olarak ilaç tedavi yöntemleri ile çözüldüğü için cerrahi müdahalelere gerek kalmaz. Fakat aşırı bir şekilde gerçekleşen göz akıntıları için farklı tedavi yöntemleri de uygulanabilir. 

    Göz akıntılarını bazı insanlar bitkisel yollarla çözmektedirler. Özellikle enfeksiyonlardan kaynaklanan göz akıntılarının çözülmesinde genellikle bitkisel ürünler tıbbi ilaçlardan çok daha fazla fayda sağlamaktadır. Fakat doktor onayı alınmadan yapılan işlemler kimi zaman sizlere zarar verebileceği için bu tür konularda doktorunuza danışmadan kendi başınıza bu tür şeyler yapmayın. Çünkü göz oldukça hassas bir organdır. Yapılan küçük yanlışlarınız bile büyük sorunların meydana gelmesine neden olabilir. Göz akıntısı, kimi zaman sarı renkte, kimi zaman açık yeşil renginde olabilir. Bu akıntıların genel olarak nedeni aynı sebeplere bağlanmaktadır. Kişide görülen göz akıntısı fark edildiği anda kişinin kısa süreler içerisinde doktora görünmesinde fayda vardır. Çoğu zaman yapışkan bir sıvı halinde olan akıntılar kişinin göz kapaklarını açıp kapatmasında etkili olabilmektedir.  
    Göz Akıntısı
    Kişilerdeki göz akıntısının genel nedenleri
    • Göz akıntısının en büyük nedeni aşırı tozlu çalışma ortamlarının olmasıdır. Öyle ki sürekli tozlu çalışma ortamında olan kişilerde göz akıntıları ve başka sağlık sorunları görülebilmektedir. Bu durumda gerekli önlemler alınmalıdır. Aksi halde çok büyük sıkıntılar zamanla gerçekleşebilir ve görme kayıpları yaşanabilir.
    • En büyük nedenlerden diğeri ise soğuk algınlığı denebilir. Bu durumda kişiler özellikle soğuk kış aylarında gerçekleşen hastalıklarda hapşurdukça göz akıntıları görülebilir. Geceleri uyurken ve sabahları gözlerde akıntı birikmiş olabilmektedir. Bu durum en fazla 2 hafta içerisinde ortadan kalkacaktır. 
    • Göz akıntısı oluşturan diğer bir neden bazı insanlarda yılın bazı dönemlerinde görülen göz nezlesidir. Göz nezlesi durumunda göz kızarır ve aşırı göz akıntısı görülür. Bu akıntıların rengi şeffaf ve su gibi bir akıntıdır.
    • Son olarak en çok görülen nedenlerden bir diğeri, gözde iltihap oluşmasıdır. İltihap nedeni ile kişinin gözlerinden akıntı olması ve bu akıntıların sarı ya da yeşil olması alışagelmiş bir durumdur. Bu durumların görüldüğü kişiler acilen bir göz doktoruna görünmelidir.
    ]]>
    Kulak Akıntısı Neden Olur https://www.akinti.net/kulak-akintisi-neden-olur.html Fri, 09 Nov 2018 09:09:37 +0000 Kulak akıntısı neden olur, kulak akıntısı kulaktan kulak kiri, kan, iltihap ya da sıvı gelmesiyle olur. Genellikle kulaktan gelen akıntı kulak kiri nedeniyle oluşur. Ancak bazı tahrişler ya da enfeksiyonlarda kulak Kulak akıntısı neden olur, kulak akıntısı kulaktan kulak kiri, kan, iltihap ya da sıvı gelmesiyle olur. Genellikle kulaktan gelen akıntı kulak kiri nedeniyle oluşur. Ancak bazı tahrişler ya da enfeksiyonlarda kulak akıntısı nedeni olabilir. Kulak zarında yırtık olduğunda beyaz, hafif kanlı ya da sarı renkte kulak akıntısı görülebilir. Özellikle çocukların yastığında görülen kuru kabuk tarzı materyaller yırtık kulak zarına aittir. Kulakta meydana gelen kanama dış kulak yoluna kaçan yabancı cisimlerden ya da kanser gibi rahatsızlıklardan olabilir. Bu yüzden önemsenmeyen kulak akıntısı kişide ciddi işitme kaybına kadar gidebilecek sorunlara neden olabilir.

    Kulak akıntısı bakteriyel enfeksiyonlardan, alerjik kökenli, kolestom denilen kulak zarını ve kemiklerini eritebilen hastalıklardan, mantar enfeksiyonundan bile olabilir. Bunlar ihmal edildiğinde, kulak zarında delik ya da erime olabilir. Akıntı kötü kokulu, koyu renkte olursa, kulak zarını ve kemikleri eriten, menenjit, iç kulak iltihabı ve beyin apsesine neden olarak, kişide tam işitme kaybına neden olan kolestom denilen hastalığa işaret edebilir. Kulak akıntısı tedaviyle düzelme gösterir, ancak yeniden tekrarlama eğilimi olursa, bu kulak zarında delik olduğuna işaret edebilir. Bu yüzden hastaların mutlaka doktora giderek, tedavilerini tam olarak yaptırması gerekir. Yırtık kulak zarı her zaman kulakta akıntıya neden olabilir.

    Kulak Akıntısı Neden Olur

    Kulak akıntısı nedenleri

    • Kulakta enflamasyon ya da enfeksiyon olması
    • Kulak zarında delik olması ya da kafa travması nedeniyle zarda delinme olması, kulağa yabancı cisim kaçması, ani basınç değişimleri, yüksek frekanslı seslere maruz kalma
    • Kulakta egzama ile bazı cilt irritasyonlarının olması kulak akıntısı nedeni olabilir.

    Kulak akıntısında ne zaman doktora gidilmeli

    Kulaktaki akıntının sarımtırak renkte ya da kanlı olması halinde, kulağa alınan bir darbeyle akıntının başlaması halinde, akıntının 5 günden daha fazla sürmesi durumunda, akıntıyla birlikte baş ağrısı ve ateş bulunuyorsa, en önemlisi akıntıyla birlikte işitme kaybı ortaya çıkmışsa ihmal edilmeden kulak burun boğaz uzmanına gidilmelidir.

    Kulak akıntısı tanısı ve tedavisi

    Kulakta akıntı olması halinde, kişinin muayenesi yapılır. Bu muayenede akıntının ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, akıntıyla birlikte olan diğer belirtiler sorgulanır. Tedavide akıntıya neden olan etken tespit edildiğinde, buna uygun yöntemler kullanılır. Öncelikle akıntının giderilmesi için, kulak damlası kullanılabilir. Yırtık kulak zarı tespit edildiyse, hastanın antibiyotik tedavisi olması gerekir.

    ]]>
    Sinüzit Akıntısı https://www.akinti.net/sinuzit-akintisi.html Fri, 09 Nov 2018 18:47:36 +0000 Sinüzit Akıntısı, Bilindiği gibi günümüzde insanlarda kronikleşmiş ve birçok ilaç tedavisine rağmen sonuç alınamayan sinüzit akıntısı problemleri görülmektedir. Yapılan müdahaleler bu tür akıntıların önüne ge Sinüzit Akıntısı, Bilindiği gibi günümüzde insanlarda kronikleşmiş ve birçok ilaç tedavisine rağmen sonuç alınamayan sinüzit akıntısı problemleri görülmektedir. Yapılan müdahaleler bu tür akıntıların önüne geçmede yetersiz kalmaktadır. Böylesine gelişmiş tıbba rağmen bu gibi sorunların önüne geçilememesi oldukça gariptir. Fakat bazı sinüzitler yapılan tedavilerle ortadan kaldırılabilmektedir. Tabi ki bu durumun oluşması kişinin sinüzit türüne ve vücudun tedavilere cevap verip vermemesine bağlıdır. Türkiye de birçok insanı etkisi altına alan sinüzit akıntısı sorunu gün geçtikçe çoğalma göstermektedir. Bu akıntılarla birlikte şiddetli baş ağrısı tabi ki kaçınılmaz bir hal almıştır. Sinüzit akıntısı genellikle burunda bulunan sinüslerin tıkanıp iltihaplarla dolması ile oluşan bir durumdur.  Sinüsler her ne kadar cerrahi yöntemlerle kişiden alınsa bile tekrar eski yerini kısa bir süre içerisinde doldurur ve aynı sorunu meydana getirir. Sinüzit akıntısı oluşmasını tetikleyen sinüsler kişilerde alın bölgesinin ortasında ve göz altlarında bulunmaktadır. Sinüzit akıntısı olan bir kişiyi yüz görünüşünden de kolaylıkla anlayabilirsiniz. Özellikle alında şişkinlik görülen kişilerde bu akıntılar görülebilir.

    Sinüzit tehlikeli midir

    Sinüzit genellikle kişilerde akıntılar nedeni ile kısıtlamalar oluşturur ve kişinin sosyal ortamda olsun aile ortamında olsun birçok sorunla karşılaşmasına neden olur. Sağlık açısından çok fazla bir tehlikesi bulunmamaktadır. Fakat olağan dışı sinüzit akıntılarında, kanlı akıntılarda vb. durumlarda görülen akıntılarda kesinlikle doktora görünmek gerekmektedir. Yanı sinüzit akıntısının net bir tehlikesi bulunmamaktadır. Sadece oluşturduğu baş ağrıları ile kişiye rahatsızlıklar verir.

    Sinüzit Akıntısı
    Sinüzit akıntısı neden oluşur

    Sinüzit akıntısı genellikle sık sık kişide oluşa soğuk algınlığından kaynaklanan bir durumdur. Bu durumlardan korunmak oldukça önemlidir. Kişide oluşan soğuk algınlığı sinüslerde iltihaplanmalara neden olarak kişide sinüzit akıntısına neden olmaktadır. Bu durum hakkında detaylı bilgileri doktorunuzdan alabilirsiniz. Ayıca uzun süren burun tıkanıklığı özellikle burun etinden kaynaklanan nedenlerden dolayı sinüzit akıntısı oluşabilir. Bunun yanında sigara içen insanlarda bu tür sinüzit akıntıları görülme ihtimali çok yüksektir. Çünkü sigaranın oluşturduğu enfeksiyonlar sinüslerde iltihaba yol açarak sinüzit akıntısına neden olur. Bu durumda sigara içmemeniz kesinlikle önerilmektedir. Aksi hallerde sinüzit akıntılarınız kronik bir hal alarak sizleri zor durumlarda bırakabilir.  Bu tür durumlarla karşı karşıya gelmemeniz için sinüzit akıntılarına erken müdahale etmelisiniz.

    Sinüzit akıntısı olup olmadığını kulak burun boğaz uzmanının yaptığı bazı testler sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Bu testler yapılmadan sinüzit akıntısı tam olarak tespit edilemez. Bu durum için doktorunuza başvurunuz ve gerekli müdahalelerde bulunun. Aksi halde daha kötü durumlar karşınıza çıkabilir. Sinüzit akıntıları, müdahale edilmediği zamanlarda  bronşit sorunlarını beraberinde getirebilmektedir. Sinüzit akıntıları sizleri olmadık yerlerde, örneğin gençlerde sınav esnasında burun akıntısı oluşturarak kişinin dikkatinin dağılmasına neden olmaktadır. Burunda oluşan sinüzit akıntısı, kişide aynı zamanda solunum sisteminin zarar görerek nefes almasını zorlaşmasına neden olur. Bunların yanında baş ağrısı oluşturarak kişinin hayatını kısıtlamaktadır. Uygulanan tıbbi tedavilerin yanında bitkisel tedavileri de uygulayabilirsiniz.
    ]]>
    Postnazal Akıntı https://www.akinti.net/postnazal-akinti.html Sat, 10 Nov 2018 18:18:33 +0000 Postnazal akıntı, geniz akıntısı olarak bilinen boğaza doğru alan akıntıdır. Burun astarında bulunan bezler, solunum yolları, boğazda her gün 1-2 litre mukus üretilmektedir. Bu salgı bulunduğu bölgeyi nemlendirm Postnazal akıntı, geniz akıntısı olarak bilinen boğaza doğru alan akıntıdır. Burun astarında bulunan bezler, solunum yolları, boğazda her gün 1-2 litre mukus üretilmektedir. Bu salgı bulunduğu bölgeyi nemlendirmekte, vücudu bakteri ve virüslerden uzak tutmaya çalışmaktadır. Normalde mukus üretimi belli oranda düzenli şekilde salgılandığında, kişi bundan rahatsız olmadan mekanizma düzenli şekilde işler. Ancak mukusun gereğinden fazla salgılanmasını ve yoğunlaşmasını sağlayan etkenler olduğunda, burun arkasından boğaza doğru akan Postnazal akıntı yani geniz akıntısı kişin,n rahatsız olmasına neden olur.

    Postnazal akıntı nedenleri

    Bu akıntının tetiklenmesini sağlayan alerjiler, grip, sinüzit ya da sinüs enfeksiyonları, gebelik dönemi, burun içine yabancı madde kaçması, bazı ilaçların kullanılması, septum deviasyonu yani burunda eğrilik olması, sinüsleri etkileyen sorunlar, bazı yiyeceklerin tüketilmesi, soğuk ve sıcak havaya karşı hassasiyet olması, kimyasallara, dumana karşı olan hassasiyetten oluşan tahrişler Postnazal akıntıya neden olabilir. Bazı kişilerde fazla miktarda mukus üretimi sorun çıkarmasa da, mukusun etkin şekilde uzaklaştırılamaması nedeniyle sorun yaşanabilir. Yutma sorunları olduğunda, bu Postnazal akıntı gibi belirtiler oluşmasına neden olabilir ve boğazda sıvı birikmesini sağlar. Özellikle yaş, reflü gibi etkenlerde böyle akıntılar olabilir.

    Postnazal akıntı nasıl belirti verir

    Postnazal akıntıda devamlı olarak boğazın temizlenme hissi ortaya çıkar. Kişiler boğazdaki sıvı nedeniyle rahatsız olur. İçeriğinde inflamatuar maddeler bulunduğundan geniz akıntısı gece daha fazla etkili olur, hatta öksürük nöbetlerinin olmasına neden olabilir. Kronik öksürük sebepleri arasında en fazla etkili olan Postnazal akıntıdır. Kişi boğazına inen akıntıyla sesinin daha boğuk olduğunu hisseder ve sonuçta boğaz ağrısı ortaya çıkabilir. Mukusla östaki borusu ile orta kulağı bağlayan tüpte tıkanıklık oluşursa, oldukça ağrılı bir kulak enfeksiyonu ortaya çıkabilir. Sinüs geçitlerini bloke ederse, kişide sinüs enfeksiyonu meydana gelebilir.

    Postnazal Akıntı

    Postnazal akıntı nasıl tedavi edilir 

    Geniz akıntısı tedavisinde nedene bağlı bir tedavi uygulanır. Eğer bakteriyel enfeksiyon varsa antibiyotik tedavisi uygulanır. Fakat sarı, yeşil renkte mukus  her zaman bakteriyel enfeksiyonu işaret etmez. Soğuk algınlığında bile mukus rengi değişebilir. Bu durumda virüsler etkili olduğundan, antibiyotik tedavisi etkili olmaz. Sinüzit ve viral enfeksiyonlarda antihistaminikler, dekonjestanlar akıntının giderilmesinde etkili olabilir. Alerji nedeniyle oluşan geniz akıntısında spreyler, steroid ilaçlar yararlı olabilir. Ancak mukus kuruduğunda tüm antihistaminikler etkili olmaz. Tedavi sırasında mukusun inceltilmesi yoluna da gidilebilir. Kalın kıvamda olan mukus kişiyi daha fazla rahatsız eder. Mukus inceltildiğinde enfeksiyona neden olan kulak ve sinüslerin bloke olması engellenebilir. Bu akıntılarda bol su içilmesi de yararlı bir tedavi seçeneğidir. Bu seçeneklerin dışında;

    • Mukus inceltici mucinex gibi bir ilacın kullanılması
    • Sinüslerden bakteri, alerjen ve diğer maddelerin atılması için ve fazla mukusun atılması için tuzlu burun spreyi ya da burun yıkama işlemi yapılabilir
    • Havanın nemlendirilmesi sağlanmalıdır
    • Mukusun boğazın arkasında toplanmasına engel olmak için, gece yatarken yastığın desteklenmesi gerekir.
    • Çarşafların toz almayan yerlerde korunması, sıcak suda yıkanması alerjik akıntılara karşı etkilidir.

    Postnazal akıntının 10 günden fazla devam etmesi, ateş, hırıltı yapması halinde mutlaka doktora gidilmelidir. Bu bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanabilir. Kapsamlı bir muayeneden sonra, geniz akıntısının nedeni belirlenebilir ve uygun bir tedavi seçeneği uygulanabilir.

    ]]>
    Geniz Akıntısına Ne İyi Gelir https://www.akinti.net/geniz-akintisina-ne-iyi-gelir.html Sun, 11 Nov 2018 17:04:30 +0000 Geniz akıntısına ne iyi gelir, Vücudumuz  bir günde yaklaşık olarak 1-2 litre mukus üretir, mukus, geniz, ağız, burun, boğaz, mide gibi bölgelerin nemli kalmasını sağlar. Normalde işlevini yaparken boğazdan zararsız ş Geniz akıntısına ne iyi gelir, Vücudumuz  bir günde yaklaşık olarak 1-2 litre mukus üretir, mukus, geniz, ağız, burun, boğaz, mide gibi bölgelerin nemli kalmasını sağlar. Normalde işlevini yaparken boğazdan zararsız şekilde geriye doğru akan mukusu fark etmeyiz. Bünyenin düzenli olarak çalışmasına sebep olan mukus fazlada çalıştığı zaman geniz akıntısı gibi rahatsızların başladığını gösterir. Geniz akıntısının alerjilerden dolayı kaynaklandığında, boğazda şişkinlik kulaklarda şişkinlik vücutta ağrı ve acı yaşatmaktadır.

    Geniz akıntısının sebeplerine gelecek olursak bazılarını şu şekilde maddeleyebiliriz;

    • Grip ve nezle
    • Alerjiler ve alerjik rahatsızlıklar
    • Sinüzit ve sinüs enfeksiyonu 
    • Burunda nesne sıkışması
    • Hamilelik
    • Bazı doğum kontrol hapları ve tansiyon ilaçları dahil, bir kısım ilaçlar,
    • Septum devivasyonu veya sinüsleri etkileyen diğer durumlar
    • Havanın aniden soğuktan sıcağa sıcaktan soğuğa geçmesi
    • Baharatlı gıdalar
    • Kimyasallar ürünler ve tahrişi tetikleyen durumlar parfüm vs.

    Düşük seviyede olan geniz akıntıları bazen hiç hissedilmez ancak zamanla kronikleştikçe ciddi ağrı ve acılara sebep olur. Geniz akıntısı sorunu bazen reflüye de  sebep olmaktadır ancak yaşlılığa bağlı olarak da yaştan dolayı görüldüğü olabilmektedir. Geniz akıntısının belirtileri boğazda acı hissi halk dili ile birikme boğazda yani balgam oluşmaktadır ve geceleri de boğulma hissi ve şiddetli öksürük meydana gelmektedir. Sinüzitten dolayı ve alerjik rahatsızlıklardan dolayı geniz akıntıları bademcik boğaz ve kulakları da ciddi şekilde etkiler ve aşırı derecede ağrılara sebep olur.

    Geniz akıntısının tedavisi de aşırı mukusa sebep olan şartların belirlenmesi ile başlamak daha kalıcı ve kesin çözümlerden biridir. Ama yine de böyle durumlarda yapılması gereken en iyi sonuç doktora başvurmaktır çünkü en iyi hastalığın teşhisi ve tedavisini doktorlar belirleyecektir. Doktorda tedavi sonrasında ilaçlı ya da ilaçsız bir şekilde tedavi yolunu tercih edecektir.

    Geniz Akıntısına Ne İyi Gelir

    Geniz akıntısına iyi gelen aşamalar şunlardır; 

    • Burun içine tuzlu çekerek burun tıkanıklığını açmak ve sıvının geçişini sağlamak
    • Burnu düzenli şekilde gün içinde su ile yıkamak ve burun yolu ile sinüsleri boşaltmak
    • Burnu ve üst solunum yollarını yumuşatacak buhar veya nemli hava tedariki,
    • Evde tüm tozların temizlenmesi giyeceklerde geçerli bu duruma
    • Evi havalandıracak havalandırma boşluğunun olması
    • Akıntıdan kaynaklanan kötü koku gibi hissediyorsanız sinüs ve alerjinin tehtidi altındasınız demektir, genelde de sinüzden dolayı ağızda kötü bir tat kalıyorsa bu durumda mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

    Bu durumların yanında size yardımcı olacak bazı yiyecek ve içeceklerde sizin bu durumdan korunmanıza da yardımcı olacak ve sizi bu rahatsızlıktan koruyacaktır. Aşağıda vereceğim bilgileri de uygulamakta fayda olduğu gibi makutu normal bir seviyeye getirmek için bunlar da yapılmalıdır.

    Tuzlu Su: Tuzlu su, geniz akıntısına yardımcı olan ve halk arasında bilinen ve en çok kullanılan en iyi yöntemlerden biridir. Tuzlu suyu hazırlamakta kullanmakta çok kolaydır. Herhangi temiz bir bardağa 2-3 çay kaşığı tuz atıp eritilerek günde 3-4 kez gargara yapılmalı ve buruna bu su çekilmelidir. Sinüzütten kaynaklanan bir durum varsa tuzlu deniz suyu çok iyi gelmektedir. Deniz suyu altında 1-2 dakika kalınarak genize su gitmesi ile burun boğaz temizliği yapılmış olur.

    Su: Günde 10 bardak su tüketimi de mukusların gün içinde sürekli temizlenmesini ve hem de boğazdaki birikintileri engellemesi ile ağrı ve acıya sebep olan durumları engellemiş olacaktır.

    Zence]]> Vajina Akıntısı https://www.akinti.net/vajina-akintisi.html Mon, 12 Nov 2018 00:17:54 +0000 Vajinal akıntısı, kadınların hayatları boyunca en fazla karşılaştığı durumlardan birisi de vajinal alıntıdır. Özellikle kadın doğum bölümlerinde bakıldığında başvuranların büyük bir bölümü vajinal akıntı Vajinal akıntısı, kadınların hayatları boyunca en fazla karşılaştığı durumlardan birisi de vajinal alıntıdır. Özellikle kadın doğum bölümlerinde bakıldığında başvuranların büyük bir bölümü vajinal akıntı için gelmektedir. Her vajinal akıntı bir hastalığın göstergesi olmayabilir. Özellikle adet döngüsünün belli zamanlarında kokusuz, şeffaf olması şikayetlere etki etmeyecek şekilde olan akıntı doğaldır. Bu da hastalığa neden olmaz. Bu tür rahatsızlıklar için hastaneye başvurmaya gerek yoktur. 


    Vajinal akintısının nedenleri 
    • Rahim ağzında oluşan kanserler
    • Rahim ağzında oluşan mantar enfeksiyonları
    • Kalitesiz sabun jel kullanımı
    • Ağır yük taşıma 
    • Diyabet hastalığı 
    • Diğer hastalıkların etkisi 
    Hangi vajinal akıntı tehlikeli değildir

    Şeffaf, kaygan ve kokusuz olan vajinal akıntılarda korkulacak bir durum yoktur. Çünkü bu tür akıntılar fizyolojik olakak kabul edilir ve vücuda zarar yerine yarar sağlamaktadır. Kadınların rahim ağzındaki sevikal bezlerden ve vajen alanından salgılanan bu sıvılar, cinsel ilişki esnasında gerekli olan kayganlığı sağlar ve rahat bir ilişkisi yapılmasına olanak sağlar. Bunun bir başka faydası ise kadın yürürken vajinalarının iç kısım dudakları birbirine sürtündüğü zaman oluşabilecek tahrişleri önler. Şeffak, kaygan ve kokusuz olan bu vajinal akıntının dezavantajı ise yumurtlaman döneminde ise iç çamaşırları ıslatacak kadar da gelebilir. 

    Vajinal akıntısının tedavisi 

    Vajinal akıntının tedavisi yapılabilmesi için öncelikle sebebine göre araştırmak gerekir. Bu tedavi sürecinde ilaçların eksik kullanılması sonucunda ve tekrarlanan enfeksiyonların aynı şekilde yine vajinal akıntıya sebebiyet verebilmektedir. Eğer vajinal akıntı bütün tedavi yöntemlerine rağmen bir cevap vermiyorsa bu sefer karşı cinsin muayene olması gerekir. Vajina akıntı oluşmaması için o bölgeyi ılık ve temiz su ile temizlenmelidir. Islak iç çamaşır elbiseleri ya da bikini ile durulmamalıdır. Ayrıca banyo yaptıktan sonra genital bölge muhakkak temizlenmelidir.

    Vajinal akıntısının önlenebilmesi için neler yapılmalıdır
    • Özellikle cinsel isteği sürekli artan erkeklerin prezervatif kullanımını teşvik edilmelidir.
    • Yürümeyi zorlaştıracak dar elbiseler ya da dar iç çamaşır giymekten kaçınılmalıdır.
    • Genel olarak tuvalet ve hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.
    • Aşırı kilolu olmak ya da diyabet hastalığı olan kişilerde vajina daha fazla enfeksiyon davetiye çıkarır. Bunun için kilo vermeye özen göstermek ve önlemini almak
    • Gündelik iç çamaşırlar giyilmeli ve mümkün olduğunca sentetik yerine pamuklu iç çamaşırlar tercih edilmelidir.
    • Banyo yaptıktan sonra vajina alanı iyice kurutulmalıdır.
    • Mümkün olduğunca vajinanın içine su dökmemek gerekir. Çünkü vajinanı doğal ortamını bozup zararlı mikropların çoğalmasına neden olunabilir. 
    ]]>
    Kulak Akıntısı https://www.akinti.net/kulak-akintisi.html Mon, 12 Nov 2018 09:27:59 +0000 Kulak Akıntısı, tıpta otore olarak bilinen kulak akıntısı, kulaktan gelen her türlü sıvıyı temsil eder. Kanlı veya kansız olarak gelen bu sıvı halk arasında kulak kiri olarak bilinmektedir. Kulak akıntısı, genellikle Kulak Akıntısı, tıpta otore olarak bilinen kulak akıntısı, kulaktan gelen her türlü sıvıyı temsil eder. Kanlı veya kansız olarak gelen bu sıvı halk arasında kulak kiri olarak bilinmektedir. Kulak akıntısı, genellikle kulağın dışarıdan gelen yabancı maddelerden ve bakterilerden korunması için salgılanır. Bazen de kulakta meydana gelen tahrişler ve kulak hastalıklarında da bu akıntıya rastlanılabilir. Bu akıntıya eşlik eden belirtiler ile kulakta meydana gelen sağlık sorunları kolayca tespit edilebilir. 

    Kulak Akıntısı Neden Olur

    Kulak akıntısı bazen berrak halde iken bazen de koyu bir şekilde olabilir. Akıntının bu fiziksel değişmelerinde, akıntının neden gerçekleştiği ve hangi belirtilerin eşlik ettiği etkilidir. Kulak akıntısının bilinen başlıca sebepleri şunlardır:
    • Kulak İltihapları: Kulak akıntısının ortaya çıkmasında en yaygın nedenlerden biri de kulak enfeksiyonlarıdır. Genellikle dış kulak enfeksiyonlarında akıntı görülse de bazen de orta kulakta oluşan iltihaplanma kulak zarının delinmesi sebebiyle akıntıya neden olabilmektedir. Çocuklarda sıkça rastlanılan bu enfeksiyona ağrı ve ateş gibi belirtiler eşlik eder.
    • Yüzücü Kulağı: Havuzlarda nem ve kir oranın yüksek olması sebebiyle yüzücü kulağı da denen bu problem, halk arasında dış kulak iltihabı olarak da bilinmektedir. Bazı bakteriyel enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar, orta kulaktan sıçrayan enfeksiyonlar ve egzama, sedef gibi bazı cilt enfeksiyonları dış kulak iltihaplanmasına neden olmaktadır. 
    • Travma Sonrası Kulak Akıntısı: Kulak akıntısının oluşumunda en tehlikeli nedenlerden biri de kafa bölgesine alınan darbe sonrası ortaya çıkan kulak akıntılardır. Darbe sonucunda ortaya çıkan akıntılar genellikle akla, kafa tabanında meydan gelen kırıkların olduğunu getirmektedir. Kafa tabanında meydana gelen kırıklar, beyin omurilik sıvısının kulağa doğru akmasına neden olmaktadır. Genellikle bu tür kulak akıntılarının tespiti için beyin tomografisi çekilir.
    • Kulak Kanalında Kanser Oluşumu: Genellikle kulak kanseri sonucunda ortaya çıkan kulak akıntısı, kanlı ve 6 haftadan uzun süreli akıntılardır. Genellikle erken dönemde bu sorun dış kulak iltihabı ile karıştırıldığı için erken teşhis oldukça önemlidir. 
    • Kulak Zarı Delinmesi: Kulak kanalında bulunan yabancı maddeler, aşırı yüksek sese maruz kalma, darbe ve travma, ani basınç değişimi gibi birçok neden kulak zarının delinmesine sebep olabilir. Genellikle bu zarın delinmesi tek başına kulak akıntısına neden olmamakla birlikte orta kulak iltihabı ve kulakta kanlı sıvı birikimi ile birlikte kulak akıntısına neden olmaktadır. 
    • Kulak Akıntısına Sebep Olan Nadir Hastalıklar: Wegener Granülomatozisi, Nekrotizon dış kulak iltihabı, kulak polibi ve ameliyat sırasında beyin omurilik sıvısı kaçağı gibi problemler de kulak akıntısına neden olmaktadır. 
    Kulak Akıntısına Eşlik Eden Diğer Belirtiler Nelerdir

    Kulak akıntısına eşlik eden en yaygın belirtiler şunlardır:
    • Yüksek ateş
    • Şiddetli kulak ağrısı
    • Kulak kaşıntısı
    • Duyma azalması
    • Baş dönmesi
    • Kulak çınlaması
    • Baş ağrısı
    Kulak Akıntısı Nasıl Tedavi Edilir

    Kulak akıntısı tedavi edilirken tedavideki asıl amaç, akıntıya neden olan sorunun ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Kulak akıntısının en yaygın nedenlerinden biri olan kulak iltihaplanmalarında genellikle enfeksiyon tedavisi uygulanarak akıntı sorunu da ortadan kaldırılır. Bu tür enfeksiyon tedavilerinde antibiyotikler veya kulak damlaları kullanılabilir. 
    Alerji sonucunda ortaya çıkan kulak akıntısı ise antihistaminik ilaçlar ve damlalar ile tedavi edilebilir.
    Bunların yanı sıra orta kulak iltihaplanmalarında çok fazla antibiyotik kullanımı önerilmez. Bazı bakım önerileri ve kulak damlaları ile  hastanın tedavi olması sağlanabilir.  Eğer orta kulak]]> Gebelikte Akıntı Ne Zaman Başlar https://www.akinti.net/gebelikte-akinti-ne-zaman-baslar.html Mon, 12 Nov 2018 16:33:54 +0000 Gebelikte akıntı ne zaman başlar, gebelik dönemi kadınlar açısından tüm vücudun değişime girdiği bir süreçtir. Vajinal akıntıların gebelikle birlikle artması da oldukça normal bir durumdur. Buna rağmen anne ad Gebelikte akıntı ne zaman başlar, gebelik dönemi kadınlar açısından tüm vücudun değişime girdiği bir süreçtir. Vajinal akıntıların gebelikle birlikle artması da oldukça normal bir durumdur. Buna rağmen anne adayları gebelikte görülen akıntıların hepsini gebelikle bağlantılı olarak görmemelidir. Gebelikte görülen normal akıntının kokusu olmaz, beyaz renkli akışkan kıvamda olur ve ince bir yapısı olur. Bunun dışındaki kötü kokulu, sarı, yeşil ya da kahverengi renklerinde olan, peynir kesiği gibi akıntılar gebelikle bağlantısı olmayan akıntılardır. Gebelikte olan akıntı kaşıntıya da neden olmaz. Kaşıntıyla birlikte akıntı görülüyorsa, bu enfeksiyonla bağlantılı olan vajina iltihabından ya da mantar vajiniti nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu yüzden gebelik akıntılarının iyi takip edilmesi gerekir.

    Gebelikte akıntı ne zaman başlar

    Gebelik döneminde başlayan akıntı, hamileliğin ilk aylarında etkili olmaya başlar. Hatta gebeliğin ilk haftasında embriyonun rahim içine yerleşmesiyle görülen akıntı, gebelik süresince belli oranda artarak etkili olur. Anne adayları bunu gebelikle bağlantılı olarak kabul etmelidir.
    Gebelikte Akıntı Ne Zaman Başlar
    Bu akıntılar genellikle gebeliğin sonuna yani doğuma kadar artarak devam eder. Gebelik döneminde akıntıların olması normal kabul edilse de, anne adaylarının gelen akıntının özelliklerini iyi takip etmesi gerekir. Belirttiğimiz gibi şeffaf, beyaz, kokusuz, akışkan kıvamdaki akıntının dışında görülen kötü kokulu, kahverengi, yeşil, pembe, sarı, kırmızı renkli akıntıların olması halinde, gecikilmeden doktora gidilmesi gerekir. Bazı durumlarda özellikle son aylarda gelen beyaz sulu akıntı amniyon sıvısından kaynaklanabilir. Bunların normal gebelik akıntısı ile karıştırılmaması gerekir. Ancak anne adayları bazen bunları ayırt edemez. Bu yüzden akıntı sorununda doktorla iletişim halinde olunması tavsiye edilir.

    ]]>
    Gebelikte Beyaz Akıntı https://www.akinti.net/gebelikte-beyaz-akinti.html Mon, 12 Nov 2018 17:39:38 +0000 Gebelikte Beyaz Akıntı, Birçok kadında gebelik döneminde bazı sorunlar gözlemlenmektedir. Bu sorunların içerisinde en çok görülen durum akıntılardır. Akıntıların rengi gebelikte genellikle beyaz olmaktadır. Gebe Gebelikte Beyaz Akıntı, Birçok kadında gebelik döneminde bazı sorunlar gözlemlenmektedir. Bu sorunların içerisinde en çok görülen durum akıntılardır. Akıntıların rengi gebelikte genellikle beyaz olmaktadır. Gebelikte beyaz akıntı, tıp dilinde "lökore" olarak adlandırılmaktadır.  Oldukça sulu olan bu akıntı biraz koyu kıvamdadır. Bu akıntıların oluşmasının en büyük nedeni artan ve azalan hormonal seviyelerdir. Hormonal seviyelerin artması ile bu tür akıntılarda farklılıklar görülebilir. Bu akıntılar genellikle doğum ilerledikçe artış gösterecektir. Bu durumdan da endişe etmemeniz gerekmektedir. Tıbbi olarak bu akıntıların iyi yönü de araştırılmıştır ve sonuç olarak bu akıntıların vajina duvarındaki birçok bakteriyi öldürdüğü tespit edilmiştir. Bu sayede bayanlarda gebelik döneminde  vajinada enfeksiyon riski oldukça az olmaktadır. Bu nedenle akıntılar her zaman kötü olarak değerlendirilmemelidir. Kötü gibi görünen bu akıntılar kimi zaman çok iyi görevlerde rol oynamaktadır. Bu vajinal akıntılar bazen doğum sonrasında görülebilir.

    Gebelikte beyaz akıntı, süre olarak ya da görüntü olarak değişiklikler görülmektedir. Fakat kötü kokan akıntıların bilgisi kesinlikle doktora iletilmelidir. Çünkü bu akıntıların nedeni çoğu zaman tehlikeler oluşturabilmektedir. Gebe iken görülen beyaz akıntı doğumdan 1-2 hafta sonra renk olarak sararır ve bitmeye başlar. Bu akıntılar içerisinde bazen pıhtılar görülebilir. Bu durumda sizleri korkutmamalıdır. Gebe iken bu akıntıların rengi sarı bir hal alırsa ya da yeşilimsi bir hal almaya başlarsa bir sorun olduğunu anlayabilirsiniz. Bu durumda acilen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.  Anormal durumlar kaşıntı, kızarıklık ve şişme ile de anlaşılabilmektedir. Pis kokulu akıntılar genellikle enfeksiyon belirtisi olduğundan doktorunuzla paylaşmalısınız.  Aksi halde bu durum daha kötü durumları örneğin vajina bölgesinde mantar oluşumuna bile neden olarak sizleri gebelik döneminizde zor durumlara düşürebilmektedir. Akıntıların kokusuz ve şeffaf olması sizler için herhangi bir sorun olmadığını göstermektedir. Bu durumun görüldüğü kişilerin bu konuda sağlıklı olduklarını düşünebilirler.

    Peki beyaz akıntı görülen kişiler ne zaman doktora başvurmalıdır
    • Sürekli ve sulu bir akıntı görülüyorsa bu akıntılar beyaz bile olsa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Çünkü bu akıntıların sebebi hamilelikten başka sebeplerden de kaynaklanabilir. Bu nedenle doktora başvurmanız olası tehlikeleri önceden fark etmenizi sağlayabilir.
    • Gebelikte beyaz akıntı, aniden renk değiştirerek sarı ya da yeşilimsi bir renk alıyorsa doktorunuza zaman kaybetmeden başvurun. Bu durum genellikle bir enfeksiyon belirtisidir: Bu akıntınız kısa süre sonra keskin ve kötü bir koku oluşturabilir.
    • Akıntı ile birlikte yanma ve sızlamalar görülüyorsa zaman kaybetmeyin bu durum hormonlarınızın artmasında ya da azalmasından kaynaklanmıyor olabilir. Bu tür sorunları önemsemelisiniz. Çünkü gebelik sırasında vücutta  birçok değişim meydana gelmektedir.
    • Akıntı ve ateş vücudunuzda belirdi ise durum tehlikeli olabilmektedir. Kesinlikle doktorunuza başvurun ve sorunu doktorunuza anlatın.
    ]]> Akıntı İçin Fitil https://www.akinti.net/akinti-icin-fitil.html Tue, 13 Nov 2018 00:29:17 +0000 Akıntı İçin Fitil, Çoğu kadında meydana gelen akıntılar bazı kadınların en büyük sorunu haline gelmiştir. Tıbbi olarak birçok şeyin çözümü olduğu gibi bu durumunda bir çözümü bulunmaktadır. Özellikle akıntı Akıntı İçin Fitil, Çoğu kadında meydana gelen akıntılar bazı kadınların en büyük sorunu haline gelmiştir. Tıbbi olarak birçok şeyin çözümü olduğu gibi bu durumunda bir çözümü bulunmaktadır. Özellikle akıntı için fitil kullanımı günümüzde oldukça yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem sayesinde birçok kadın akıntılarından çok daha rahat bir şekilde kurtulabilirler. Tam olarak akıntı kaybolmasa bile en azından bu yöntem sayesinde kişilerde rahatlamalar görülmektedir. Bu fitillerin kullanılmadan önce akıntının asıl nedeninin uzman doktorlar tarafından yapılan testler ile belirlenmesi gerekmektedir. Bu testlerin yapılması için bu akıntıdan bir miktar örnek laboratuvar ortamında incelenmesi gerekmektedir. Bazen doktorlar akıntının rengine, kokusuna ve kıvamına bakarak akıntı nedeninin ne olduğunu anlayabilmektedir. Öyle ki yeşil ve sarı renklerdeki akıntıların genel nedeni enfeksiyondur. Enfeksiyondan kaynaklanan akıntı için ise fitil kullanmak doğru olacaktır. Fitil birçok bakteriyel enfeksiyonlardan sizleri koruyarak var olan enfeksiyonları da yok edebilir. Fitilin genel amacıda zaten budur. Akıntı için fitil, genellikle antibakteriyel özellikler gösteren bir antibiyotik niteliği taşımaktadır.

    Birçok kadın, vajina akıntıları için kullanılması gereken fitil kullanımından oldukça çekinmektedir. Bu durumda çekinilecek herhangi bir durum söz konusu değildir. Çünkü sağlık her şeyden önemlidir. Bu durumlardan çekindiğiniz için aksattığınız tedaviler nedeni ile birçok sorunla karşılaşabilirsiniz.  Fitil kullanımı sırasında herhangi bir acı kesinlikle hissedilmez. Zaten bu fitiller bu amaca uygun olarak üretildiğinden dolayı kişi hiç zorlanmadan basıt bir şekilde işlemi tamamlayabilmektedir. Bu fitil kullanımı ile birlikte çok kısa bir süre içinde akıntılardan ve kötü kokulardan kurtulabilirsiniz. 

    Akıntı İçin Fitil
    Fitili kullanmak isteyen kişilerin ise en büyük sorunu bu fitilin nasıl vajinaya koyulmasıdır. Bu durum oldukça basittir. Öncelikle belirtelim ki yapacağınız işlemlerde hijyen kurallarına uymanız çok önemlidir. İşlemden önce bir lastik eldiven kullanmanız sizler için çok daha iyi olacaktır. Bu durum hijyen açısından hastalığınızın çok daha çabuk iyileşmesini sağlayabilir. Daha sonra ise eczaneden en uygun fitili alın. Fitil boyutu vücudunuza göre değişiklik gösterebileceği için en uygun fitili seçmelisiniz. Bu seçimde akıntı miktarını da göz önünde bulundurun. Bu işlemden sonra ise geceyi bekleyin fitili vajinaya yerleştirmek için düz bir zemine uzanın ve fitilin ince kısmını vajinadan içeri ittirin. Bu işlemler yapılırken herhangi bir acı hissetmeyeceksiniz. Bu nedenle telaşlanmanıza gerek yoktur.  Daha önce de söylediğimiz gibi fitilin bu amaca uygun yapılmasından dolayı kolayca içeri girecektir ve böylece fitil yerleştirme işlemi sona erecektir. Bu işlemleri gerçekleştirdikten sonra ayağa kalkabilirsiniz. Fitili gece yerleştirmenizin nedeni genellikle gece uyuyacağınız için fitilin kayarak çıkması olanaksız hale gelecektir.  Kullanımı bu kadar basit olan akıntı için fitil oldukça etkilidir. Bu sayede akıntıları çok kısa bir sürede durdurabilirsiniz ve böylece büyük sorunların meydana gelmesini önleyebilirsiniz.
    ]]>
    Adet Öncesi Akıntı Olurmu https://www.akinti.net/adet-oncesi-akinti-olurmu.html Tue, 13 Nov 2018 19:39:41 +0000 Adet öncesi akıntı olur mu, adet öncesi dönemde kadınlarda yumurtlama akıtışı denilen beyaz, şeffaf ve kokusuz bir akıntı olur. Bu bazı kadınlarda fazla miktarda olsa da, kimi kadında fazla anlaşılamayacak miktar Adet öncesi akıntı olur mu, adet öncesi dönemde kadınlarda yumurtlama akıtışı denilen beyaz, şeffaf ve kokusuz bir akıntı olur. Bu bazı kadınlarda fazla miktarda olsa da, kimi kadında fazla anlaşılamayacak miktarda olur. Adet döngüsünde meydana gelen ve rahim ağzından kaynaklanan akıntının türü ve miktarı, rahim ağzının şekli ve kıvamıyla birlikte vücut ısısında farklılıklara neden olur.

    Adet öncesi akıntı ne zaman olur

    İki adet arasında kadının yumurtalıklarından atılan yumurtayla birlikte akıntı görülmeye başlar. Bu adet döneminin 11. ve 16. günleri arasında gerçekleşir. Rahim ağzından gelen vajinal akıntının türünde ve miktarında değişiklik olur. Fazla kıvamlı olmayan, parmak arasına alındığında uzayan tarzda, kaygan ve şeffaf bir akıntı görülür. Bu aynı zamanda kadının gebe kalması için elverişli günlerin geldiğini de işaret eder. Yani adet öncesinde akıntı olması normal kabul edilir. Adet kanaması bittikten sonra birkaç gün süreyle vajinal akıntı olmaz. Bu dönem kuru olarak geçer. Bu günlerin ardından koyu kıvamda, pürtüklü yapıda ve az miktarda bir akıntı gelir. Bunun rengi beyaz, sarı olabilir. Kadınlar bunu fark bile etmeyebilir. Yumurtlama dönemi yakınlaştığında akıntı miktarı artar, görünümü berraklaşır ve kıvamı incelir. İşte bu aşamada yapışkan bir kıvamda olur. Islaklık olarak hissedilen bu akıntıyla birlikte spermler 3-5 gün canlı olarak kalabilir, rahme ilerler ve döllenme gerçekleşebilir. Yumurtlama dönemi bittikten sonra akıntının özelliklerinde yine değişme olur. Miktarı azaldığı gibi, yapısı yeniden pürtüklenir ve yapışkan hale gelir. Ancak vajinada kuruluk hissi olur. Bu şekilde vajinanın ortamı spermlerin yaşamasına ve rahme ilerlemesine mani olur. Doğa üreme için bu şekilde bir mekanizma düzenlemiştir. Her şey gebeliğin oluşturulmasına uygun bir ortam yaratmak içindir.

    Adet Öncesi Akıntı Olurmu

    Adet öncesi akıntı her kadında aynı oranda mı olur

    Bu akıntının miktarı her kadında değişik oranda ve miktarda olabilir. Bu kadının yapısından ve rahim ağzının yapısal özelliklerinden kaynaklanır. Bazı kadınlarda iç çamaşırını kirletecek düzeyde akıntı olurken, bazılarında çok az miktarda olur. Hatta kadınların bazıları akıntının farkına bile varamazlar. Adet öncesi akıntı üreme ve doğurganlık çağındaki kadınlarda görülür.

    ]]>
    Rahimde Akıntı https://www.akinti.net/rahimde-akinti.html Tue, 13 Nov 2018 22:08:02 +0000 Rahimde akıntı, rahim akıntısı hemen her kadının sıklıkla yaşadığı sıkıntılardan biridir. Kadın doğum doktorlarına başvuran hastaların çoğu rahimde oluşan akıntılardan şikâyetçidir. Akıntılar bazen hastalık habe Rahimde akıntı, rahim akıntısı hemen her kadının sıklıkla yaşadığı sıkıntılardan biridir. Kadın doğum doktorlarına başvuran hastaların çoğu rahimde oluşan akıntılardan şikâyetçidir. Akıntılar bazen hastalık habercisi olabileceği gibi bazen de fizyolojik olarak oluşabilir. Adet döngüsünün belirli dönemlerinde de şeffaf kokusuz akıntılar çok sık oluşur ve bu korkulacak bir durum değildir özellikle yumurtlama dönemlerinde akıntının şiddeti artabilir. Bu tür akıntılar hormonların etkisi ile oluşur ve kendiliğinde geçer korkulacak bir şeye sebep olmaz. Vajinal akıntılar bazen renkli ve kokulu olabilir ve beraberinde yanma kaşıntı olabilir bu durumda cinsel ilişkiyide olumsuz etkileyebilir. Bu akıntının sebebi enfeksiyon ya da mantar hastalıkları olabilir. Eğer oluşan akıntılarda kan varsa hemen doktora gidilmelidir çünkü rahim kanserleri sırasında da kanlı akıntı oluşabilir. Akıntının rengi ve kokusu hangi sebepten ya da hastalıktan kaynaklı olduğunu belli eder. Bu nedenle doktor muayenesi şarttır. Fizyolojik olarak oluşan rahim akıntıları ise rahim kurumasını engeller ve rahmin yenilenmesini sağlar vajinada bulunan artıkların atılmasını sağlar. Bu açıdan bakılırsa fizyolojik akıntı önemli bir işleve sahiptir. Bazen fizyolojik akıntılar ped kullanacak kadar çok fazla olabilir bazen de çok az olur. 

    Rahimde Akıntı
    Rahimde akıntı, rahimde oluşan akıntı koyu sarı yeşil kahverengi kanlı köpüklü kötü kokulu ve peynirimsi ise ve beraberinde ağrı yanma ve kaşıntı varsa genital sistemden kaynaklı bir sorun olabilir bu nedenle mutlaka doktora başvurmak gerekir. Akıntının kaynağı çoğu durumda genital enfeksiyon iken bazı durumlarda rahim ağzı enfeksiyonu ya da rahmin daha üst bölgelerinde oluşan pelvik bir enfeksiyon olabilir. Vajina enfeksiyonu sonucu oluşan akıntılarda hijyenin bozulmasına neden olacağı için özellikle de gebelikte tedavi edilmesi gerekir. Yine pelvik enfeksiyon sebebiyle oluşan akıntılarda apse oluşumuna sebep olacağından tedavi edilmelidir. Rahimde oluşan akıntılar enfeksiyon kaynaklı ise antibiyotik ile tedavi edilir cinsel yolla bulaşmış ise eşlerin ikisinin de tedavi edilmesi gerekir. Akıntılardan korunmak için cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımına dikkat edilmelidir, genital bölgenin temizliğine özen gösterilmeli ve ıslak bırakılmamalıdır. Sıkı ve dar giysi ve çamaşırlar kullanılmamalıdır. Tuvalet temizliğine özen gösterilmeli. Genital bölge duru su ile yıkanmalı ve kimyasal hiç bir ürün kullanılmamalıdır. Pamuklu çamaşırlar kullanılmalıdır.
    ]]>
    Akıntı Nasıl Geçer https://www.akinti.net/akinti-nasil-gecer.html Wed, 14 Nov 2018 00:32:06 +0000 Akıntı Nasıl Geçer, Akıntılar aslında vücuttaki zararlı maddelerin dışarıya atılmasıdır. Bu amaçla gerçekleşen akıntılar aslında bir yönden iyi bir şeydir. Fakat birçok akıntının genel nedeni bu durumdan farklı Akıntı Nasıl Geçer, Akıntılar aslında vücuttaki zararlı maddelerin dışarıya atılmasıdır. Bu amaçla gerçekleşen akıntılar aslında bir yönden iyi bir şeydir. Fakat birçok akıntının genel nedeni bu durumdan farklıdır. Öyle ki enfeksiyon sorunlarına bağlı akıntılarda durum daha farklıdır ve oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Bu nedenle akıntılar kişiler tarafından önlenmeye çalışılır. Akıntıların önlenmesi için yapılacak birçok şey vardır. Bunların yapılması ile kişi akıntılarından bir süre sonra kurtulabilir. Akıntılardan kurtulmanız için bazı malzemelere ve bazı tariflere ihtiyacınız olabilir. Biz bunlardan birini sizlerle paylaşalım. Öncelikle malzemeler olarak şunları söyleyebiliriz. 

    Malzemeler;
    • Taze bamya,
    • Bir miktar su,
    • Bir tatlı kaşığı bal
    Malzemelerini bu şekilde sıraladığımız bu kolay şifalı ürün yapılışını şu şekilde uygulayınız. Öncelikle malzemelerde söylediğimiz taze bamyaları bir kaba bırakın. Daha sonra bıraktığınız kabın üzerine bir miktar suyu aktarın. Bu karışımı kısık ateşte yirmi ya da yirmi beş dakika boyunca kaynatın. Bu sırada bamyanın özü ortaya çıkacaktır. Kaynamadan sonra biraz soğumaya bırakın ve yaptığınız karışım ılıdıktan sonra suyunu iyice süzün. Elde ettiğiniz su içerisine balı karıştırın ve bunu bir çay bardağı kadar için. Böylece akıntılardan hızlı bir şekilde kurtulabilirsiniz. Akıntının şiddetine bağlı olarak bu durumu birkaç kere tekrarlayabilirsiniz. Birçok enfeksiyon nedeni ile ortaya çıkan akıntıdan bu şekilde kurtulabilirsiniz. Tıbbi ilaçları kullanmaktansa ya da hastanelerde uğraşmaktansa bu tür basit tedavileri evlerinizde kendiniz deneyebilirsiniz. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir durum vardır ki bu durum bitkisel olarak alerjisi olan kiler için gereklidir. Alerjiniz var ise yaptığınız bitkisel tedaviler sırasında vücudunuzda yan etkiler oluşabilmektedir. Söylediğimiz bu kolay tariften başka tariflerle de bu sorunlarınıza çözümler bulabilirsiniz. Ama en çok kullanılan bitkisel tedavi yöntemi bu yöntemdir.
    Akıntı Nasıl Geçer
    Tüm bu tarifleri uyguladıktan sonra diğer bitkisel yöntemlerle de bu sorununuzdan kolaylıkla kurtulabilirsiniz.  Beklenmeyen ters etkiler görüldüğü zaman kesinlikle doktorunuzla zaman geçirmeden konuşmanız oldukça iyi olacaktır. Aksi halde çok daha büyük sorunlar meydana gelebilmektedir. Akıntıların engellenmesinin en büyük nedenlerinde biri hayat tarzının bu akıntılarla kötüleşmeye başlamasıdır. Özellikle sosyal çevrede bu akıntıların neden olduğu akıntılar kötü etkiler yapmaktadır. Akıntının yanı sıra kaşıntılar ve yanma da kişilerde görülebilmektedir. İşte bu nedenlerden dolayı bu akıntıları kişiler önlemeye çalışmaktadır. Akıntıları birçok bitkisel yolun yanında tıbbi olarakta doktorunuza danışarak önleyebilirsiniz. Bunlar arasındaki seçimi kendiniz yapabilirsiniz. Aslında tavsiye edilen yöntem ilk olarak bitkisel yolların denenmesidir. Çünkü Bitkisel ürünler vücuda tıbbi ilaçlardan çok daha az bir şekilde zarar vermektedir. Genellikle ergenlik döneminde ve menopoz dönemlerinde olan kişilerde görülen akıntılar müdahale edilmediği zaman çok daha büyük sorunları meydana getirerek sizleri zor durumlarda bırakabilir.
    ]]>
    Gebelikte Su Gibi Akıntı https://www.akinti.net/gebelikte-su-gibi-akinti.html Wed, 14 Nov 2018 14:20:22 +0000 Gebelikte su gibi akıntı, özellikle gebeliğin son dönemlerinde doğuma yaklaşıldığı zaman görülür. Bu su gibi akıntı olması şeklinde tabir edilse de, aslında doğumun yaklaştığını işaret eden bir durumdur. Gebelikte su gibi akıntı, özellikle gebeliğin son dönemlerinde doğuma yaklaşıldığı zaman görülür. Bu su gibi akıntı olması şeklinde tabir edilse de, aslında doğumun yaklaştığını işaret eden bir durumdur. Gebe kadınlar bunu su gibi akıntı, su gelmesi şeklinde anlatırlar. Bu durum bazı kadınlarda bol miktarda, bacaklardan su dökülmüş gibi olabilir. Suyun gelmesi sırasında ya da gelmeden önce kadında sancı ortaya çıkabilir ya da hiç anlaşılmadan suyun gelmesi mümkün olabilir. Bu esnada sancının olmaması, su gibi akıntının olmaması anlamını taşımaz.

    Gebelikte su gibi gelen akıntı amniyon suyudur. Bu su ılık ve berrak yapıdadır. Suyun gelmesi bazen şiddetli olduğu gibi, bazen de damlama, sızıntı şeklinde olur. Kadınlar bunu idrar kaçırmaya, akıntıya yorumlayabilir. Kadının ifadesi akıntı şeklinde su geliyor tarzında olur. Anne adayının bunu anlaması bazen zor olur. Bu yüzden doktor muayenesi gerekir. Gebelikte su gibi akıntı her zaman gelmez. Bazı kadınlarda amniyon kesesinin açılması doktor müdahalesiyle olur. Bu işleme amniyotomi dı verilir. Sular daha önce geldiği takdirde bu işlemin yapılmasına gerek kalmaz.

    Gebelikte Su Gibi Akıntı

    Gebelikte su gibi akıntının vajinal akıntıdan farkı nedir

    Gebelikte ortaya çıkan vajinal akıntı hemen her kadını etkiler. Özellikle son aylara doğru vajinal akıntının miktarında artma görülür. Bu akıntı bazı durumlarda az kokulu ve az miktarda olabilir. Öyle su gibiymiş gibi hissedilmez. Amniyon sıvısının gelmesi ise, su gibi akıntı şeklinde, akışkan, berrak renkli, hafif sarımtırak olur. Sadece bebek kakasını yaparsa, koyu kahverengi, yeşil tonlarında olabilir. Gebelikte su gibi akıntı aynı zamanda ılık olarak hissedilir.

    Gebelikte su gibi akıntının anne ve bebek açısından zararı var mı

    Bu şekilde suyun gelmesi gebeliğin erken döneminde olursa, erken doğum riski oluşturur. Ayrıca amnion zarında enfeksiyon oluşmasına neden olabilir. Bunun engellenmesi açısından anne adayına antibiyotik tedavisi uygulanır. Su kesesi gebelikte bebeğin dış etkenlerden korunmasına, vajinadan gelebilecek bakterilere karşı korunmasına yardımcı olur. Erken dönemde su kesesinin açılması ve suyun gelmesiyle, rahim içinde enfeksiyon oluşturabilecek bakterilerin ilerlemesi kolaylaşır. Gebelikte doğuma yakın zamanda su gibi akıntı gelmesi riskli sonuçlara neden olmaz. Aksine 1-2 gün içinde doğumun olacağına işaret eder. 

    Gebelikte su gibi akıntı geldiğinde ne yapılmalıdır

    Gebeliğin hangi döneminde su gibi akıntı gelirse, hiç zaman kaybetmeden doktora gidilmelidir. Çünkü gebelikte 36. haftadan önce su gelmesi halinde, erken doğum olasılığı artar. Son haftalarda su gibi akıntının gelmesi halinde, 1-2 gün içinde doğumun olacağı anlaşılabilir. Erken dönemde su gibi akıntı gelirse, bebeğin gelişimini sağlamak için doğumun engellenmesi gerekir. Bu durumda kadında olabilecek doğum sancılarını durdurmak, enfeksiyona engel olmak için antibiyotik ve diğer ilaçlar kullanılır. Eğer bunlardan sonuç alınamazsa, anne adayı doğuma alınabilir. Bu nedenle gebelikte su gibi akıntının gelme zamanı çok önemlidir.

    ]]>
    Peniste Akıntı https://www.akinti.net/peniste-akinti.html Wed, 14 Nov 2018 14:42:59 +0000 Peniste Akıntı, Erkeklerde peniste akıntı şikayeti çeşitli sebeplerden oluşabilmektedir. Ancak bu rahatsızlığın en yaygın sebebi cinsel temas sonrasında çeşitli mikroplara maruz kalınmasıdır. Korunmasız cinsel ilişki ve te Peniste Akıntı, Erkeklerde peniste akıntı şikayeti çeşitli sebeplerden oluşabilmektedir. Ancak bu rahatsızlığın en yaygın sebebi cinsel temas sonrasında çeşitli mikroplara maruz kalınmasıdır. Korunmasız cinsel ilişki ve tek eşliliği terk etme durumlarında sıklıkla bu hastalıklarla karşılaşılabilmektedir. Bu akıntılara neden olan bakteri türleri genelde gonokok ve klamidyadır. Gonokok bakterisi halk arasında bel soğukluğu olarak bilinen rahatsızlığa neden olmaktadır. Klamidya enfeksiyonu ise belirti olarak bel soğukluğuna çok benzemekle birlikte her zaman semptomlar net şekilde görülmez. 

    Bel soğukluğu;

    Peniste akıntıya neden olan en önemli hastalıklardan birisi bel soğukluğudur. Bel soğukluğu cinsel yollarla bulaşmaktadır. Başlangıçta peniste yanma hissi oluşur. Gün geçtikçe hastalık olgunlaşır ve peniste sarı renkli bir akıntı görülür. Zamanla akıntının olduğu bölge kızarır ve şişer. Bel soğukluğu tedavisi ivedilikle yapılmalıdır. Aksi takdirde kısırlığa neden olabilmektedir. Bel soğukluğunu oluşturan gonokok bakterisi sperm kanallarına yerleşir ve buralarda iltihaplanmalara neden olur. Zamanla bu iltihaplar kısırlığa yol açar. Bel soğukluğunun en önemli belirtilerinden birisi de sürekli idrara sıkışma hissidir. Ancak idrara çıkıldığında çok az ve sancılı bir idrar gelir. 
    Peniste Akıntı
    Klamidya enfeksiyonu;

    Klamidya enfeksiyonu da bel soğukluğuna benzer belirtiler sergiler. Peniste akıntı, idrar yaparken yanma hissi ve penis başında kızarıklık ve yanma hissi görülür. Hastalığın klamidya enfeksiyonu olup olmadığını anlamanın yolu penisten gelen akıntıdan örnek alınarak laboratuvar da incelenmesidir. Ancak genelde bu belirtiler görülünce bel soğukluğu tedavisine başlanır hastalığın seyrinde bir değişiklik olmazsa klamidya enfeksiyonundan şüphe edilir. 

    Peniste akıntı tedavisi;

    Peniste akıntıya neden olan temel faktör bakterilerdir. Bu sebeple tedavinin ana maddesini antibiyotikler oluşturmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken unsur her bakteri türünün farklı antibiyotik türlerinden etkilenmesidir. Bu sebeple alınan akıntı örneklerinin laboratuvarda incelenmesi son derece elzemdir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir unsur antibiyotik tedavisinin yarıda bırakılmaması gerekmektedir. Bakterilerin tamamı temizlenmeden şikayetler ortadan kalktı diye antibiyotik tedavisi bırakılırsa hastalık kısa bir zamanda tekrar edecektir. Ayrıca erkekte rahatsızlık görüldüyse cinsel partnerde kesinlikle tedavi görmelidir. Aksi takdirde ilk cinsel birleşimde hastalık kendini yineleyecektir. Bu hastalığın en iyi tedavisi baştan korunmaktan geçmektedir. Korunmak içinde en etkili yöntem prezervatif kullanımı ve tek eşliliktir.
    ]]>
    Kanlı Burun Akıntısı https://www.akinti.net/kanli-burun-akintisi.html Thu, 15 Nov 2018 06:56:41 +0000    Kanlı Burun Akıntısı, Tıp dilinde "epistaksis" olan kanlı burun akıntısı, yetişkin genç ve çocuklarda cinsiyet farketmeksizin her on insandan birinde mutlaka görülen ve son derece rahatsızlık ver    
    Kanlı Burun Akıntısı, Tıp dilinde "epistaksis" olan kanlı burun akıntısı, yetişkin genç ve çocuklarda cinsiyet farketmeksizin her on insandan birinde mutlaka görülen ve son derece rahatsızlık veren bir durumdur. Genelde çoğu kanamalar hafif olmasına karşın, hayati önem taşıyan kanlı burun akıntısı da olabilir. Kanlı burun akıntıları iki bölgeden gerçekleşir. Bunlar burnumuzun ön (anterior) tarafı ve arka (posterior)  tarafından gerçekleşir. 
    • Ön taraftan gerçekleşen kanlı burun akıntısı (anterior): Ön taraftan gerçekleşen kanlı burun akıntısı, genelde çocuklar ve gençlerde gerçekleşir. Bunun asıl sebebi ise, burnumuzun orta kısmında (burnumuzun 1 cm gerisi)  bulunan damarların, çok ince ve naif olmasından dolayıdır. Kanamalı burun akıntısı 10 dakikaya kadar sürebilir. Genelde sadece burnumuzun bir kanalından gelen akıntıya pamuk veya gazlı bezle tampon yaparak kanın pıhtılaşmasını sağladıktan sonra kanamayı durdurabiliriz.
    • Arka taraftan gerçekleşen kanlı burun akıntısı (posterior): Arka taraftan gerçekleşen kanlı burun akıntısı ise, çoğunlukla yaşlılarda ve tansiyon hastalarında gerçekleşen kanlı burun akıntılarıdır. Arka taraftan gerçekleşen kanamayı durdurmak için kesinlikle tampon müdahalesi yapılmamalı. Çünkü bu kanama arka tarafta gerçekleştiği için tampon müdahalesi kanamayı durdurmak yerine aksine kanamayı daha da artırabilir. Buda tansiyon hastaları için oldukça sakıncalıdır. Tansiyonun yükselmesine ve  buna bağlı olarak da hastanın fenalaşmasına neden olabilir.
    Kanlı Burun Akıntısı  Kanlı Burun Akıntısının Nedenleri;
    • Havanın nem oranın az olmasından dolayı kuru havalarda özellikle soğuk havalarda damarların çatlaması sonucu oluşur.
    • Enfeksiyon ve alerji gibi durumlarda burnun sıkça karıştırılması sonucu görülür. Genelde çocuklarda çokça yaygındır.
    • Kuvvetli bir şekilde burun sümkürmesi buda burunda damarların zorlanarak açılmasına neden olur.
    • Kanda pıhtılaşma sorunu olanlar veya aspirin vb. gibi ilaçları kullananlarda yaygın olarak oluşur.
    • Darbe ve yaralanmalar sonucu oluşur. Kanlı burun akıntısının yanında burunda şekil bozukluğuna da neden olur.
    • Burun/kemik eğriliği tıptaki adı ile septum deviasyonudur, kemik eğriliğinden dolayı nefes alışverişi zorlanır buda burunu hassaslaştırır.
    •  K vitamini eksikliği, kanın pıhtılaşmasına büyük katkı yapan K vitaminin eksikliği kanın cıvıklaşmasına ve kanlı burun akıntısına neden olur.
    • İlaçlar ve kimyasal maddeler özellikle burun spreyleri ve yasa dışı kokain gibi maddelerin sürekli kullanılması sonucu oluşur
    • Nadiren de olsa tümörlerde
    Doktora Başvurulması Gereken Durumlar;
    • Tekrarlanan kanlı burun akıntılarında 
    • Burun dışındaki başka bölgelerde kanamanın olması idrar veya dışkı gibi
    • Kan sulandırıcı ilaçların kullanımında
    • Kanamanın sıkça tekrarlanması
    • Kan tükürülmesi ve ağızdan kan geliyorsa
    • Bulantı ve görme de bulanıklar yaşanıyosa 
    • Yüksek derecede ateşlenme ve kızarıklık
    • Çarpıntı ve nesef alışverişinde zorlanma
    gibi durumlar varsa hiç vakit kaybetmeden en yakın hastaneye gidilmelidir.
    ]]>
    Gebelikte Sarı Akıntı https://www.akinti.net/gebelikte-sari-akinti.html Fri, 16 Nov 2018 06:55:50 +0000 Gebelikte sarı akıntı, gebelik döneminde hemen her anne adayında vajinal akıntılar oluşur ve bu akıntılar gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkmış fizyolojik akıntılardır. Bu akıntılar enfeksiyonlara mantar ve bakterilere bağ Gebelikte sarı akıntı, gebelik döneminde hemen her anne adayında vajinal akıntılar oluşur ve bu akıntılar gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkmış fizyolojik akıntılardır. Bu akıntılar enfeksiyonlara mantar ve bakterilere bağlı olarak oluşur ve çoğu zaman tedavi gerektirmez fakat vajinal akıntının sarı, yeşil, kanlı ve kokulu olması anormal bir değişiklik olduğunun göstergesidir. Bu gibi durumlarda doktora başvurmak gerekir. Kadınlarda ki sarı akıntı genelde stres yaşam koşulları vücuttaki toksinlerden olabilir bu etkenler ortadan kaldırıldığında akıntı normale döner. Vajinal akıntının sarı renkte olması ciddi sorunlardan  dolayı  da olabilir. Kadınlardaki sarı akıntı genellikle cinsel yolla bulaşmış olan hastalıkların habercisidir. Klamidya, bel soğukluğu, vulvovajinit, servisit bu hastalıklardan bazılarıdır. Bu hastalıklarda sarı renkli akıntı oldukça fazla olabilir. Bu hastalıklardan korunmak ve akıntının önlenmesini sağlamak için hijyenik bir cinsel yaşam sürülmelidir. 

    Gebelikte Sarı Akıntı
    Gebelikte sarı akıntı, trichomanas vajiniti de gebelikte sarı akıntı oluşumuna sebep olur ve anne adaylarının yüzde otuzuna yakın kısmında görülür. En sık belirtisi sarı renkli ve kötü kokulu akıntıdır. Beraberinde şiddetli kaşıntılara da sebep olur yine cinsel yolla bulaşır bu nedenle tedavi aşamasında eşlerin ikisininde tedavi olması gerekir. Tedavi kesin olarak şarttır aksi taktirde erken doğuma ve suyun gelmesine sebep olabilir. Bu akıntıdan ve etkilerinde korunmak için tedavi süreci sonrasında da çok dikkatli olmak gerekir. Çamaşırlar sık sık değiştirilmeli ve günlük ped kullanılmalı pamuk çamaşırlar tercih edilmelidir. İç çamaşırları sabun ile yıkanmalı ve yüksek sıcaklıkta ütülenmeli. Cinsel ilişkide prezervatif kullanımına özen gösterilmeli. Cinsel organ temizliğine dikkat edilmelidir.
    ]]>
    Geniz Akıntısı Bitkisel Tedavi https://www.akinti.net/geniz-akintisi-bitkisel-tedavi.html Fri, 16 Nov 2018 09:29:01 +0000 Geniz Akıntısı Bitkisel Tedavi, Özellikle çocuklar olmak üzere insanların en büyük sorunlarından biri olan geniz akıntıları bazen tıbbi ilaçlarla çözülse de bazı insanlarda bu ilaçlarda fayda sağlamamaktadır. Bu nede Geniz Akıntısı Bitkisel Tedavi, Özellikle çocuklar olmak üzere insanların en büyük sorunlarından biri olan geniz akıntıları bazen tıbbi ilaçlarla çözülse de bazı insanlarda bu ilaçlarda fayda sağlamamaktadır. Bu nedenle insanlar bu durumun çözümünü başka yollarda aramaktadırlar. Özellikle geniz akıntısı bitkisel tedavi olarak çözülebilmektedir. Bitkisel yöntemler ile kişideki geniz akıntısının tedavisi belli süreler boyunda düzenli olarak yapıldığında sizlerde yada çocuklarınızda olan geniz akıntısı sorunu yavaş yavaş azalacaktır. Genellikle burun sinüslerinden kaynaklanan geniz akıntısı birçok bitkinin işlenmesiyle önlenebilir. Sinüslerde üretilen sıvı genizden akmaktadır. Buradan akan sinüs sıvısı ise birçok insanı rahatsız duruma düşürebilmektedir. Bazı insanlarda oluşan geniz akıntısı kişiler tarafından fark edilmemektedir. Bir süre sonra bu durum kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.  Bu akıntılar doğal olarak boğazdan aşağı doğru hissedilmektedir. Geniz akıntısı genellikle sigara, alkol kullanan kişilerde ve bunun yanında alerjisi olan kişilerde çok fazla görülmektedir. Bu nedenle geniz akıntısına bitkisel tedavi uygulayacak kişi bu uygulamadan önce kesinlikle sigaradan ve alerji yapıcı maddelerden uzak durmalıdır. Aynı zamanda tedavi sırasında tozlu ortamlardan kaçınmalıdır.

    Geniz akıntısının önlenmesi için en çok kullanılan bitkisel yöntemlerden birini şu şekilde açıklayabiliriz.

    Öncelikle limon ve su bu durumun önlenmesi için oldukça faydalıdır. Su ve limonu karıştırarak gün içerisinde sık sık burnunuza damlatmalısınız bu işlemi sık sık yaparsanız bu durumlardan zamanla kurtulabilirsiniz. Bunun yanında zencefil de muhteşem etkisini bizlere göstermektedir.  Bu durumda zencefilin kökü ve yaprakları da duruma çok iyi gelmektedir. Zencefil yaprağı gün içinde sık sık çiğnendiğinde geniz akıntısına direk etki ederek bu durumdan hızlı bir şekilde kurtulmanızı sağlayacaktır. Bunun yanında ada çayı geniz akıntısı ve burun akıntısına bire bir gelen bitkisel çaylardandır. Bu çayın günde en az 2 kez içilmesi kişiyi hem ruhen hem bedenen oldukça rahatlatabilir. Bu nedenle bu çayları bol bol tüketmelisiniz. Bitkisel çözümler çoğu zaman tıbbi ilaçlardan çok daha fazla fayda sağlamaktadır: Tıbbi ilaçlar vücuda bir yönden fayda verirken diğer yandan diğer organlara zarar vermektedir. Bu nedenle özellikle çocuklara bu ilaçların verilmemesi önerilir.
    Geniz Akıntısı Bitkisel Tedavi
    Geniz akıntısı bitkisel tedavi olarak daha birçok yöntem vardır. Biz en çok kullanılan birkaç bitkiyi sizinle paylaştık. Bu bitkiler kişideki burun akıntısı ve geniz akıntısını 3-4 gün içerisinde azaltarak ortadan kaldırabilmektedir. Bu nedenle söylenen bitkisel tedavileri uygulamaktan kaçınmamalısınız. Özellikle çocuklarda meydana gelen bu duruma müdahale edilmez ise büyük problemler meydana gelebilir. Kimi insanların bitkilere alerjisi olduğu için bu bitkilerin çocuklarda kullanılmadan önce doktora danışmanızda fayda vardır. Bitkisel tedavi yöntemleri uygulandıktan sonra görülen en küçük yan etkide bile doktorunuza görünmekten kaçınmayın.
    ]]>
    Adet Gecikmesi Ve Akıntı https://www.akinti.net/adet-gecikmesi-ve-akinti.html Fri, 16 Nov 2018 22:17:47 +0000 Adet Gecikmesi Ve Akıntı, Adet gecikmesi her  kadında nadiren de olsa görülen durumlardan biridir. Bu durum belli süreler içerisinde gerçekleştiği zaman tıbbi olarakta normal karşılanmaktadır. Fakat belli süreleri geçen g Adet Gecikmesi Ve Akıntı, Adet gecikmesi her  kadında nadiren de olsa görülen durumlardan biridir. Bu durum belli süreler içerisinde gerçekleştiği zaman tıbbi olarakta normal karşılanmaktadır. Fakat belli süreleri geçen gecikmeler büyük sorunların olabileceğini göstermektedir. Bazen hamilelik belirtisi olan adet görememezlik gibi durumlardan dolayı insanlar genellikle evli kişiler hamilelikten şüphelenmektedir. Adet gecikmesi ile birlikte gelen beyaz akıntı durumu ise insanları telaşlandırmaktadır. Beyaz akıntı görülen kişilerde bu akıntının kıvamı ve kokusu adet gecikmesi durumundan çok çok daha fazla önemsenmektedir. Bu durumda olan bayanların uzman bir doktora görünmeleri önemle tavsiye edilmektedir. Adet gecikmesi ve akıntı durumu görülen kişilerde bu akıntı eğer beyaz renkte ve kokusuz ise bu durum doktorlar ve kişiler tarafından oldukça normal karşılanmaktadır. Fakat adet gecikmesi birkaç günü geçerse işte burada bir sorun var demektir.  Adet gecikmesi görülen kişilerde gerçekleşen beyaz akıntı rahim boynu ve rahim bezeleri tarafından üretilmektedir. Bu akıntı vajinada bulunan enfeksiyonların dışarı atılmasını sağlamaktadır. Bu nedenle bu akıntılar zarardan çok fayda sağlamaktadır. Çok enfeksiyonlu bir akıntı gerçekleştiğinde kişideki akıntıda keskin bir koku hissedilir.  Bu koku tabi ki enfeksiyonel hastalıkların belirtisi niteliği taşımaktadır.

    Adet Gecikmesi Ve Akıntı
    Adet gecikmesi ve akıntı durumu olan kişilerde bu akıntının rengine kokusuna ve kıvamına bakılarak doktorlar teşhisi koyabilmektedir. Fakat bu durumda şüpheli bir şey söz konusu ise doktorlar daha detaylı bir test yaparak hastanın akıntı numunesine bakar. Daha doğru sonuçlar bu testler ile birlikte ortaya çıkabilmektedir. Adet gecikmesinin yanında gerçekleşen akıntı çoğu zamana bir hamilelik şüphesi oluşturmaktadır. Bu durum hakkında net bilgiyi yapılan hamilelik testleri ile alabilirsiniz. Aksi halde her adet gecikmesi ve akıntı yaşayan kişinin hamile olacağı gibi bir durum söz konusu değildir. Vajinada çoğalan enfeksiyon nedeni ile birçok  akıntı meydana gelebilmektedir. Bu durum adet dönemine denk geldiğinde kişide adet gecikmeleri vs. gibi durumlar görülebilir. Böyle durumlarda en çok yapılması gereken şey uzman bir doktora başvurmaktır. Doktorunuzla görüştükten sonra bu duruma iyi gelecek bitkisel tedavi yöntemlerini evlerinizde uygulayabilirsiniz. Adet gecikmesinin yanında gerçekleşen kaşın ve yanma hisleri durumun kötü olduğunun belirtisi olmaktadır. Çünkü bu yanmaların ve kaşıntıların genel nedeni enfeksiyonlardır.

    Adet gecikmesi ve akıntı görülen kişilerde bu akıntının rengi kahverengi ise işte bu durum birçok insanda hamilelik belirtilerinden olabilir. Bu nedenle doktorunuza muayene olarak doktorunuzun yapacağı hamilelik testlerine bakılarak konu hakkında net bilgiler edinilebilir. Bu renkten başka yeşil ya da sarı renkteki akıntılar hamilelikten ziyada genellikle başka hastalıkların habercisi olabilmektedir. Bu nedenle bu durumların görüldüğü kişiler zaman kaybetmeden bir jinekoloja görünmelidirler. Birçok kişi bu durumları başkasına açıklamaktan çekindiği için doktora bile gidemez. Fakat bu durumda her ne olursa olsun çekinmemelisiniz.
    ]]>
    Dışkıda Sümüksü Akıntı https://www.akinti.net/diskida-sumuksu-akinti.html Sat, 17 Nov 2018 04:09:03 +0000 Dışkıda sümüksü akıntı, toplumda bazı kesimleri etkileyen sorunlardan biridir. Mukus yani sümüksü yapı sindirim sisteminin astarında ve diğer alanlarda üretilen saydam ve oldukça yoğun yapıda bir maddedir. Vücu Dışkıda sümüksü akıntı, toplumda bazı kesimleri etkileyen sorunlardan biridir. Mukus yani sümüksü yapı sindirim sisteminin astarında ve diğer alanlarda üretilen saydam ve oldukça yoğun yapıda bir maddedir. Vücut yüzeylerinin yağlanmasını ve kayganlık sağlanarak maddelerin geçişini kolaylaştıran bir görev üstlenir. Dışkıda sümüksü akıntı yani mukus olması, belli oranda normal kabul edilir. Ancak bununla birlikte karında ağrı, ishal gibi belirtilerin eşlik ettiği mukus, vücutta enfeksiyon ya da inflamasyon gibi bağırsak sorunlarının olduğuna dair önemli bir işaret kabul edilir. Dışkıda sümüksü akıntının artması kolon, bağırsak obstrüksiyonu ya da rektum kanseri gibi rahatsızlıkların habercisi olabilir. Crohn hastalığı, ülseratif kolit gibi bağırsakta inflamatuar sorunları kabızlık ve şişkinlik yapabilir, ishal ya da kabızlıkla birlikte görülebilir. Bu durumda da dışkıda sümüksü akıntı olması, hatta kan olması da mümkündür.

    Dışkıda sümüksü akıntı neyin habercisi olabilir

    İrritabl bağırsak sendromu da dışkıda sümüksü akıntı ve diğer semptomların görüldüğü bir rahatsızlıktır. Bu inflamatuar bir sorun olmadığı gibi, dışkıda kan görülmesi nadirdir. Gastrointestinal enfeksiyonuyla bağlantılı olduğundan, dışkıda mukus yani sümüksü akıntı olması, karın ağrısı ve ishalin de birlikte görüldüğü bir rahatsızlıktır. Mutlaka doktor kontrolünde tedavi edilmelidir.

    Dışkıda Sümüksü Akıntı

    Dışkıda sümüksü akıntı görülmesine neden olan rahatsızlıkların arasında anal fistül yani organ ya da dokular arasındaki anormal deliklerde, rektal ülser tarzı anüs ve rektum ile ilgili olan bazı sorunlar bulunabilir. Bu sorunlarda dışkıda bulunan mukus dışında kanda görülebilir. Dışkılama sırasında ağrı meydana geliyorsa, özellikle kabızlıktan, olası fekal impaksiyona neden olan bağırsak hareketlerinden kaçınılması son derece önemlidir.

    Dışkıda bulunan sümüksü akıntının artması ya da dışkıdaki mukusla birlikte diğer belirtilerin olması halinde, bunun ciddi bir soruna işaret etmesi kaçınılmazdır. Özellikle yüksek ateş, kanlı dışkılama olduğunda ya da idrar miktarında azalma, idrarın koyu renkte olması, sıvı kaybı, yorgunluk ile baş dönmesi gibi vücutta dehidrasyon belirtilerin ortaya çıkması halinde, acilen bir sağlık kuruluğundan destek alınmalıdır. Kalıcı şekilde, uzun süre dışkıda sümüksü akıntı olması durumunda, bağırsak hareketlerinde değişme olduğunda ya da ateş yükselmesinde vakit geçirmeden doktora gidilmelidir.

    ]]>
    Süt Kesiği Akıntı https://www.akinti.net/sut-kesigi-akinti.html Sun, 18 Nov 2018 03:40:15 +0000 Süt Kesiği Akıntı, Süt kesiği akıntı kadınlarda genellikle candidial vaginit adı verilen bir mantar türü nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Vajina da aslında bir çok akıntı oluşmaktadır. Bunlarda çoğu zaman birbirine karışt Süt Kesiği Akıntı, Süt kesiği akıntı kadınlarda genellikle candidial vaginit adı verilen bir mantar türü nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Vajina da aslında bir çok akıntı oluşmaktadır. Bunlarda çoğu zaman birbirine karıştırılmaktadır. Vajina cinsel ilişkiye girilen yerdir. Bu yüzden cinsel ilişkiyi kolaylaştırmak için ergenlikten menopoza kadar burada kayganlaştırıcı bir akıntı her zaman mevcuttur. Ancak özellikle yaz aylarında hijyen şartlarına yeteri kadar dikkat edilmemesi nedeniyle patolojik akıntılar oluşmaktadır. Bu patolojik akıntıların temel sebebi terleme veya suya girildikten sonra ıslak mayoyla kalınması yada hijyenik olmayan havuz suyu gibi etmenlerdir. Bu akıntılara diğer bir etmen ise cinsel ilişki sırasında partnerden mikrop alınmasıdır. Vajina normalde içinde çeşitli mikroorganizmaların barınmasına olanak tanıyan nemli ve pH'ı 3,8-4,5 arasında olan asidik bir bölgedir. Ancak yukarıda bahsettiğimiz durumların oluşmasıyla vajinanın faunası bozulur ve bakteri ile mantarların oluşumuna uygun bir ortam meydana gelir. Candial vaginit adı verilen mantar türünün bozulan fauna ortamıyla çoğalması durumunda süt kesiği şeklinde kaşıntılı bir akıntı meydana getirmektedir. 

    Süt kesiği akıntı oluşumunun sebepleri;

    Süt kesiği akıntı yukarıda belirtildiği gibi mantarların neden olduğu enfeksiyonun bir sonucudur. Mantar enfeksiyonu kadınlar arasında çok sık görülen bir durumdur. Her dört kadından üçü hayatlarının bir döneminde mantar enfeksiyonuna yakalanmaktadır. Mantarların vajinada aşırı çoğalarak hastalığa sebebiyet vermesinin başlıca nedenleri;
    • Antibiyotik kullanımı.
    • Gebelik durumuna bağlı hormon değerlerinin değişimi, hormon tedavisi veya doğum kontrol hapı kullanımıyla hormonal dengenin değişimi.
    • Kan şekerinin yükselmesi ve diyabet hastalığının kontrol altına alınamaması.
    • Bağışıklık sisteminin bozulması.
    • Kortizon kullanımı.
    • Aşırı kilolu olma durumu.
    Mantar enfeksiyonun belirtileri;
    • Aşırı kaşıntı, kızarma ve süt kesiği akıntı görülmesi.
    • Vajinal bölgede yanma ve vajina ile vulvada şişme durumu.
    • Akıntının yoğun, beyaz ve kötü kokulu olması.
    • Vajina üzerinde döküntülerin oluşması.
    Mantar enfeksiyonun nedenleri;
    • Stres.
    • Uykusuzluk.
    • Şeker içeren gıdaların aşırı tüketimi.
    • Hastalıklara yakalanarak bağışıklık sistemini zayıf düşürme.
    • Gebelik.
    • Adet dönemi.
    • Hormonal bozukluklar.
    Mantar enfeksiyonunun teşhisi;

    Yukarıda bahsettiğimiz belirtilerin biri veya bir kaçı görülüyorsa doktora hemen başvurmakta fayda vardır. Doktor öncelikle pelvis muayene yapacaktır. Sonrasında bir bez yardımıyla vajinadan kültür alıp laboratuvar incelemesine yollayacaktır. Bunların yanında geçmişte mantar enfeksiyonu geçirip geçirmediğinizi öğrenmek isteyecektir. Sonrasında sizden kan tahlili de isteyip kan şekerinize diğer enfeksiyon durumlarına da bakmak isteyebilir.

    Mantar enfeksiyonu tedavisi;

    Mantar enfeksiyonu tedavisinde kullanılan ilaçlar antifungal ilaçrlardır. Kullanılacak ilaçlar krem, tablet ve fitil şeklinde kullanılabilir. Antifungal kremler 1-3 gün arasında kullanılır. Tabletler bir kullanımlık veya belli bir periyotta kullanılacak şekilde olabilir. Fitiller borik asit içeren bir yapıdadır ve direk vajinaya uygulanır. Tüm ilaçların kullanımında gebelik durumuna dikkat edilmesi gerekmektedir. Gebelik durumu bahse geçen tüm ilaçların kullanımını kısıtlamaktadır.

    Mantar enfeksiyonundan korunmanın yolları;
    • Meyve, sebze, kepekli tahıllar ve yağsız süt içeren dengeli bir beslenme tercih edilmelidir. Ayrıca bir çok yararlı organizma içeren yoğurt sıklıkla tüketilmelidir.
    • Kan şekeri bu hastalıkta çok önemli bir parametredir. Şeker hastalığı olanlar bu hastalığı kontrol altında tutmalıdırlar.
    • Çocuklarda Geniz Akıntısı https://www.akinti.net/cocuklarda-geniz-akintisi.html Sun, 18 Nov 2018 20:21:13 +0000 Çocuklarda geniz akıntısı, hastalık olarak kabul edilmese de, oldukça önemli bir belirtidir. Bu basit bir soğuk algınlığı, alerjik bir rahatsızlığı işaret eden bir belirti olabilir. Burun içinde ya da sinüslerde Çocuklarda geniz akıntısı, hastalık olarak kabul edilmese de, oldukça önemli bir belirtidir. Bu basit bir soğuk algınlığı, alerjik bir rahatsızlığı işaret eden bir belirti olabilir. Burun içinde ya da sinüslerde olan sıvı kıvamlı mukusun boğaza akması şeklinde tanımlanan geniz akıntısı, fazla miktarda olduğunda çocuklarda da yetişkinlerde de rahatsız edicidir. Sinüsler ve burunda mukus üretimi olur. Mukusun görevi vücudu bakterilere karşı korumaktır. Yapışkan bir salgı olduğundan, dışardan giren bakterileri engeller. Mukus üretimini arttıran çok sayıda etken bulunmaktadır. Kış aylarında etkili olan gribal enfeksiyonlar sırasında da mukus miktarı artar. Bu fazlalık burundan sümük olarak atılır. Dışarıya atılamayan fazla miktar, özellikle geceleri boğaza doğru gider. Bunun en önemli etkisi inatçı öksürüğe neden olmasıdır. Eğer geniz akıntısı bakteriyel enfeksiyonlara maruz kalırsa, rengi sarı, yeşile döner. Çocuklardaki geniz akıntısı 5-10 günde geçtiği takdirde sorun yaratmaz. Daha uzun sürdüğünde ise, çocukların mutlaka doktora götürülmesi tavsiye edilir.

      Çocuklarda geniz akıntısı belirtileri nelerdir

      Boğaza doğru akan geniz akıntısını büyük yaşta olan çocuklar fark edebilir. Ancak yaşça küçük olanlarda aşağıdaki belirtilerin takip edilmesi çok yararlı olur.

      Öksürük: Boğaza kaçan geniz akıntısı burada öksürüğü başlatan reseptörleri uyardığından, öksürüğe neden olur. Bu geceleri daha belirgin şekilde görülür. Özellikle gece yatar yatmaz çocuklarda öksürük başlıyorsa, geniz akıntısından şüphe etmek gerekir.

      Ağız kokusu: Geniz akıntısı içine mikropların girmesiyle ağız kokusu ortaya çıkabilir. Bu durumda geniz eti iltihabı ve sinüzit akla gelmelidir.

      Geniz eti büyümesi: Alerjik nezle sonucunda oluşan geniz akıntısında, geniz eti büyümesi görülebilir. Bu durumda çocukta horlama, geceleri ağzın açık tutulması gibi belirtiler görülebilir.

      Boğazda kaşıntı: Yine alerjik nezle sonucunda oluşan geniz akıtışında boğazda yanma, gıcık ve kaşıntı etkileri görülebilir.

      Çocuklarda Geniz Akıntısı

      Sinüzit: Geniz akıntısının önemli bir belirtisi olan sinüzit durumunda, enfekte olan akıntı aynı zamanda orta kulak iltihabının oluşmasına neden olabilir.

      Otitis media: Enfekte olan geniz akıntısı orta kulak iltihabının oluşmasında etkili olur. Çocuklardaki bu belirtiye özellikle dikkat edilmelidir. Çünkü kalıcı işitme kayıplarına neden olabilir.

      Mide bulantısı ve kusma: Enfekte olan akıntı sonucunda mide bulantısı ve kusma etkisi görülebilir.

      İştahsızlık: Geniz akıntısının iltihaplı olması, çocukların iştahsız olmasında etkilidir.

      Çocuklarda geniz akıntısı nedenleri

      Özellikle soğuk algınlığı durumunda geniz akıntısı yaygın olarak görülebilir. Bunun dışında sinüs enfeksiyonları, alerjik nezle, buruna yabancı cisim kaçması ya da bağışıklık yetmezliği gibi sorunlarda çocuklarda geniz akıntısına neden olabilir. Bu yüzden geniz akıntısının nedeni belirlenmeli ve buna uygun tedavinin yapılması sağlanmalıdır.

      Çocuklarda geniz akıntısında ne zaman doktora gidilmelidir

      • Akıntının 10 günden fazla devam etmesi halinde 
      • Geniz akıntısına eşlik eden baş ağrısı ve burun tıkanıklığı varsa
      • Ağız kokusu bulunuyorsa
      • Yüksek ateş varsa, çocukların mutlaka doktora götürülmesi gerekir.  

      Çocuklarda geniz akıntısı tedavisi

      Geniz akıntısı her yaştan kişi için, nedene yönelik yapılmalıdır. Antibiyotik tedavisi enfeksiyonun varlığında uygulanır. Alerjik nezleden kaynaklanan geniz akıntısında çocukların alerji uzmanları tarafından tedaviye alınması gerekir. Burun tıkanıklıkları için, serum fizyolojik kullanılabilir. Geniz akıntısı yapan rahatsızlık tespit edilmeden, bunun tedavisi yapılamaz. Bu nede]]> İlişki Sonrası Akıntı https://www.akinti.net/iliski-sonrasi-akinti.html Mon, 19 Nov 2018 01:47:54 +0000 İlişkiden sonra akıntı, İlişkiden sonra meydana gelen akıntı normal olarak kabul edilmektedir. Ancak ilişki sonrası gerçekleşen bazı akıntılar vajinal enfeksiyon, genital herpes ya da tıbbi tedavi gerektiren vajina İlişkiden sonra akıntı, İlişkiden sonra meydana gelen akıntı normal olarak kabul edilmektedir. Ancak ilişki sonrası gerçekleşen bazı akıntılar vajinal enfeksiyon, genital herpes ya da tıbbi tedavi gerektiren vajinanın tahriş olmasına sebep olan ve cinsellikle alakası olmayan sorunlardan dolayı kaynaklanmaktadır. Vajinada yapısal olarak ilişkiden sonra boşalabilen bazı sıvılar salgılanır. Bazı sıvılar cinsel fonksiyonların tam olarak çalıştığını gösterir. İlişkiden sonra meydana gelen akıntının kokusu, rengi, kıvamı akıntının hastalıktan dolayı mı yoksa normal mi olduğunu belirler.

      İlişki Sonrası Normal Kabul Edilen Akıntı

      İlişki sonrası doğal olarak vajinadan boşalan bazı sıvılar vardır. Bu durum gayet normaldir. Bu sıvının görünümü kişinin hormon değerleri, yaşı ve bazı faktörlere göre farklılık gösterebilir.

      Cinsel Uyarım Sıvısı: Cinsel uyarım sıvısı ilişki anında hareketi sağlamak amacı ile salgılanmaktadır. Cinsel uyarım sıvısı hem kadın hem de erkeğin ilişki anında daha rahat olmasına imkan sağlar. Görülen akıntı genellikle şeffaf renkli ve kaygandır. Cinsel birliktelik sonra erdikten sonra bile cinsel uyarım sıvısı salgılanmaya devam edebilir.

      Servikal Mukus: Adet dönemi süresinde serviks, spermin yumurtaya ulaşabilmesini kolaylaştırmak için vajinada farklı mukuslar salgılanır. Mukus adet dönemi sonra erdikten sonra vajinadan deşarj edilir. Bu dönemde oluşan akıntı koyu, bulanık ve esnek kıvamlıdır. Yumurtlama dönemi yaklaştıkça akıntının şeffaflığı ve esnekliği azalır. Adet dönemi bittikten sonra akıntı daha kalın bir yapıda olur.

      Kadının Boşalması: Vajinada ufak bir bezde boşalma sıvısı salgılanır. Bazı durumlarda cinsel uyarım olduğunda bu sıvı fark edilecek boyutta olur. Kadında gerçekleşen boşalma sıvısı tıpkı idrar gibi sulu bir yapıdadır.

      İlişki Sonrası Akıntı

      İlişki Sonrası Anormal Akıntılar

      Normal olarak kabul edilen akıntılar kişinin sağlık durumuna her hangi bir olumsuz etki yaratmaz. Şayet oluşan akıntı kişiyi rahatsız ediyor ve alışılmadık sıklıkta ve yoğunlukta oluyorsa mutlaka bir sağlık sorununa işaret ediyor olabilir. Bu durumlarda bir uzmana danışılmasında yarar vardır.

      İlişki Sonrası Anormal Akıntıların Belirtileri

      • Pelvik bölgede alışık olmadık şekilde ıslaklık olması
      • Pelvik bölgede ağrı
      • Akıntının kıvamının normalden daha değişik olması
      • Ani gelişen bir koku
      • Vajinal kanama

      İlişkiden Sonra Anormal Akıntı Nedenleri

      İlişki sonrası akıntı cinsel ve cinsel olmayan nedenler olmak üzere iki grupta incelenir. Akıntının kıvamı, rengi, kokusu ve daha farkı şikayetler akıntının neden kaynaklandığına dair fikir verebilir.

      Cinsel Nedenler

      Korunmasız bir şekilde gerçekleştirilen cinsel ilişki her iki cinsin birbirine bakteri ve virüslerin daha çabuk iletilmesini sağlar. Bakteri ve virüsler cinsel ilişki sonra vajinal akıntının değişmesine yol açabilir.

      Bakteriyel Vajinozis: İlişkiden sonra ortaya çıkan anormal akıntının en sık görülen nedeni bakteriyel vajinozisdir. Bu tür akıntı kötü kokulu ve genellikte gri renkte olur.

      Trichomoniasis: İlişki sonrasında görülen akıntı sarı, yeşil ve köpüklü bir yapıya sahip olur. Trichomoniasis cinsel yolla bulaşabilen bir hastalık türüdür. Vajinal bölgede şişlik ve kaşıntı ile beraber seyreder. İdrar yaparken yanma görülebilir.

      Chlmydia: İlişki sonrası ağrı ve ağrıya eşlik eden akıntı görülüyorsa cinsel yolla bulaşabilen klamidya hastalığı söz konusu olabilir. İlişkiden sonra ciddi anlamda akıntı  görülebilir ve akıntının rengi genellikle yeşil olur.

      Cinsel Olmayan Nedenler

      Alerjik Reaksiyonlar: Kullanılan ilaçlar, şeker hastalığı gibi bazı faktörler vajinada alerjik reaksiyon]]> Akıntı Neden Kokar https://www.akinti.net/akinti-neden-kokar.html Mon, 19 Nov 2018 23:39:42 +0000 Akıntı neden kokar, kadınların en fazla jinekoloğa gitme nedenlerinden biri olan akıntı sorunu, her kadını yaşamının bir döneminde etkisi altına alır. Kadınlarda görülen vajinal akıntıların aslında normal old Akıntı neden kokar, kadınların en fazla jinekoloğa gitme nedenlerinden biri olan akıntı sorunu, her kadını yaşamının bir döneminde etkisi altına alır. Kadınlarda görülen vajinal akıntıların aslında normal olduğu ve akıntı sorunu karşısında tedirgin olmanın gerekmediği konusunda uzmanlar fikir birliğindedir. Ancak akıntının kötü kokulu olması durumunda, mutlaka önlem alınmalıdır. Normal fizyolojik vajinal akıntılar şeffaf bir renkte ve kokusuz olurlar. Akıntının kokulu olması halinde, ortada daha ciddi sorunların olması kaçınılmazdır. Buna neden olan etkenlerin başında bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların geldiğini söyleyebiliriz. Ancak bunun dışında da bazı faktörler kokulu akıntıya neden olabilir.

      Kokulu akıntı sebepleri nelerdir

      Vajinal akıntıların kokulu olması halinde, yapılması gereken hemen bir doktor kontrolüne gitmektir. Akıntının kokulu olması, altında ciddi sorunların olduğunun bir göstergesidir. Bu sorunlar arasında bulunan başlıca rahatsızlıklar;

      • Bel soğukluğu
      • Hijyene dikkat edilmemesi
      • Vajinada unutulmuş tampon
      • Vajinal kanser türleri
      • Mantar enfeksiyonları
      • Rahim ağzı kanseri
      • Rektovajinal fistül
      • Pelvik inflamatuar hastalık
      • Chlamydia
      • Bakteriyel vajinos
      Akıntı Neden Kokar

      Bu rahatsızlıklar arasında bulunan Rektovajinal fistül, rahim ağzı kanseri ve vajinal kanserler akıntının kokulu olmasında diğerlerine göre daha az etkilidir. Fakat kokulu akıntıda bunlarında dikkate alınması gerekir. Akıntının kokulu olması genellikle fizyolojik olmayan akıntılarda söz konusu olur. Kötü kokulu akıntıya eşlik eden, sarı, yeşil ve kahverenginde akıntı, peynir kesiği görünümü, ağrı, cinsel ilişkide ağrı gibi etkenler varsa, bu kadında genital sistem sorununun olduğuna işaret edebilir. Genellikle genital enfeksiyonlar bunda etkili olur.

      Kokulu akıntıya neden olan enfeksiyon genellikle vajinayla sınırlı olurken, bazen rahim ağzındaki enfeksiyon ya da genital sistemin üstündeki pelvik enfeksiyonda olabilir. Vajinadaki enfeksiyon hijyenin bozulmasına neden olacağından, özellikle gebelik gibi özel dönemlerde mutlaka tedavi edilmelidir.

      Özellikle bakteriyel vajinite balık kokusunu andıran akıntı olur. Bu durumda mutlaka antibiyotik tedavisi ile sorun giderilmelidir. Bu arada iç çamaşırların pamuklu olmasına, hijyene özen gösterilmelidir. Vajina bölgesinin temiz tutulmasına, pH dengesinin korunmasına dikkat edilmelidir. Akıntı kokulu olduğunda, mutlaka renginde de değişiklik olur. Özellikle enfeksiyon varsa, akıntının rengi sarı, yeşil ağırlıklı olur. Bu yüzden kokulu akıntının daha çok bakteriyel kökenli olduğunu söylemek mümkündür.

      ]]>
      Akıntı Orucu Bozarmı https://www.akinti.net/akinti-orucu-bozarmi.html Tue, 20 Nov 2018 23:19:40 +0000 Akıntı Orucu Bozar Mı, Akıntı her kadında buluğ çağına eriştikten sonra menopoza girinceye kadar görülen bir durumdur. Günlük akıntı rahimin kendini temizlemek için uyguladığı bir  yöntemdir ve bir çok fıkıh kitabınd Akıntı Orucu Bozar Mı, Akıntı her kadında buluğ çağına eriştikten sonra menopoza girinceye kadar görülen bir durumdur. Günlük akıntı rahimin kendini temizlemek için uyguladığı bir  yöntemdir ve bir çok fıkıh kitabında vücut dan çıkan bazı sıvılar göz yaşı, ter vs gibi doğal bir şey olduğunu ve bu yüzden temiz olduğu bildirilmektedir. Rahimde yara veya benzeri durumlardan kaynaklanmadığı sürece necis olarak görülmemiştir. Dolayısı ile renksiz, kokusuz, ve fazla yoğun olmayan akıntılar necis olmadığı için bırakın orucu namaza bile engel görülmemektedir. Yalnız hastalıktan kaynaklanan akıntılar pis olarak görülmüştür, oruca engel değildir fakat namaz kılınması uygun değildir. Bununla birlikte akıntının orucu bozduğu veya engel teşkil ettiği durumlarda vardır.

      Akıntının Orucu Bozduğu Durumlar Nelerdir

      Sağlıklı her kadının kendine özel bir adet düzeni vardır. Bu dönem Hanefi mezhebine göre en az 3, en fazla ise 10 gün olarak bildirilmektedir. Yani üç günden az görülen kan özürdür ve o günlerde kılınamayan namazların kaza edilmesi gerekir. Yine aynı şekilde 10 günden sonra kan görülmesi durumunda da temizlenip ibadetlere devam edilmesi gerekir. Eğer bir kadın düzenli olarak 5 gün adet görüyorsa, bu beş günün sonunda üç namaz vakti kan görmez ise temizlenerek oruç tutabilir. Fakat gün içinde günlük akıntısı ile birlikte kan veya akıntının renginde anormal bir koyuluk görürse orucu bozulmaz özür olarak kabul edip orucuna devam eder.

      Akıntı Orucu Bozarmı
      Yine aynı şekilde düzenli olarak ayda beş gün adet gördüğü halde o ay 3 gün görüp kesilir ise ve yine 3 namaz vakti bekleyip temizlenip oruca niyetlenen bir kadın gün içerisinde akıntısının renginde koyuluk veya kan görürse orucu bozulur. Burada kadının ay hali süresi içinde olup olmadığına bakılır. Kadın bozulan orucu yerine kaza eder.
      ]]>
      Akıntı Ve Kaşıntı https://www.akinti.net/akinti-ve-kasinti.html Wed, 21 Nov 2018 13:28:04 +0000 Akıntı ve kaşıntı, kadınların çok sık maruz kaldığı sağlık sorunlarından biri vajinal akıntı ve kaşıntıdır. Akıntı ve kaşıntı yüksek ihtimalle mantar hastalığından dolayı kaynaklanmaktadır. Vajinada Akıntı ve kaşıntı, kadınların çok sık maruz kaldığı sağlık sorunlarından biri vajinal akıntı ve kaşıntıdır. Akıntı ve kaşıntı yüksek ihtimalle mantar hastalığından dolayı kaynaklanmaktadır. Vajinada akıntı ve kaşıntıya yol açan mantar hastalığı tıp dilinde ''Candida Albicans'' olarak adlandırılır. Vajinal bölgede oluşan akıntı ve kaşıntı genellikle enfeksiyon kaynaklı oluşabileceği gibi farklı nedenlerden dolayı da ortaya çıkabilir. Ancak bekarlar ve menopoz döneminde olan kişilerde gerçekleşen akıntı ve kaşıntı genellikle her hangi bir neden olmaksızın ortaya çıkabilir. Bu tür akıntılar doğal akıntı olarak kabul edildiğinden her hangi bir tedaviye gerek duyulmaz. Enfeksiyon ya da başka bir nedenden dolayı ortaya çıkan akıntı ve kaşıntı doğal olmayan akıntı olarak tanımlanır.

      Fizyolojik Akıntı Nedir

      Fizyolojik olarak gerçekleşen akıntı genellikle berrak ve kokusuz bir yapıdadır. Akıntı ile beraber çok sık karşılaşılmasa da kaşıntı yaşanabilir. Cinsel birliktelik anında ağrı, yanma gibi şikayetler olmaz. Bu tür akıntılar aynı şiddette yılarca her hangi bir şikayete yol açmadan devam edebilir. Ancak akıntı şeklinde değişim gözlenmişse, şiddetli kaşıntı varsa, rengi beyazsa bu tür akıntıların mutlaka incelenmesi gerekir.

      Akıntı Ve Kaşıntı

      Fizyolojik Olmayan Akıntılar

      Fizyolojik olarak gerçekleşmeyen akıntı genellikle vajina ve rahim ağzında oluşan ir enfeksiyon nedeniyle oluşum gösterebilir. Bu tür akıntılar vajinit ya da servisit olarak tanımlanır. Bu tür akıntıların belirtileri şu şekilde sıralanabilir;

      • Vajinada aşırı yoğun akıntı
      • Akıntının kötü kokması
      • Vulvada ciddi anlamda kaşıntı ve tahriş
      • Cinsel birliktelik anında ağrı
      • Kasık ve alt karın bölgesinde ağrı
      • Vajinal kanama ve lekelenme
      • Dış genital bölgede ödem

      Fizyolojik Olmayan Akıntı Ve Kaşıntı Nedenleri

      • Vajinada mantar hastalığı
      • Gental herpes vajiniti
      • Vajinada yabancı cisimlerin neden olduğu akıntı ve kaşıntı
      • Bakteriyel vaginosis
      • Rahim Ağzında Akıntı Ve Kaşıntı Nedenleri
      • Rahim ağzı kanseri
      • Spiral yani rahim içi araca bağlı akıntı ve kaşıntı
      • Poliplere bağlı akıntı ve kaşıntı
      • Herpes virüsü
      • Bel soğukluğu nedeniyle oluşan akıntı ve kaşıntı

      Akıntı Ve Kaşıntıya Neden Olan Faktörler

      Akıntı ve kaşıntı normal dışı ise kişi ilk olarak vajinitten şüphelenmelidir. Akıntı ve beraberinde kaşıntıya yol açan mikroorganizma vajina kültürü ve smear testi ile kolaylıkla tespit edilebilmektedir. Uzman doktor detaylı bir inceleme ile akıntı ve kaşıntıya yol açan nedeni kolaylıkla tespit edebilmektedir. Ancak tanıyı kesinleştirmek için vajinal kültür mutlaka yapılmalıdır. Akıntı ve kaşıntıya yol açan ve en sık görülen mikroorganizma Trichomonas vajiniti ve kandida yani vajinal mantardır. Tedavi kişinin şikayetlerine yönelik yapılmalıdır. Kişi kendi kendine tedavi yollarına başvurduğunda durum daha da ciddileşerek daha ciddi sağlık sorunlarına yol açılabilir.

      ]]>
      Kadınlarda Siyah Akıntı https://www.akinti.net/kadinlarda-siyah-akinti.html Thu, 22 Nov 2018 09:15:29 +0000 Kadınlarda Siyah Akıntı, Siyah renkte bir akıntı görülüyorsa bu bir hastalık yüzünden oluşan kanama olmaktadır.  Normal bir  vajinal akıntının rengi beyaz ya da saydamdır ayrıca akışkan, yapışkan ve kokusuz olmaktadı Kadınlarda Siyah Akıntı, Siyah renkte bir akıntı görülüyorsa bu bir hastalık yüzünden oluşan kanama olmaktadır.  Normal bir  vajinal akıntının rengi beyaz ya da saydamdır ayrıca akışkan, yapışkan ve kokusuz olmaktadır. Normal olmayan bir akıntının sebebi ise bazı bakteriler ve trichomonas da akıntı sebebi, mantarın ve enfeksiyona neden olması. Siyah vajinal akıntı kadınlar arasında yaygın olmasa da nadiren ortaya çıkabilir. Bazı durumda çoğu kadından gelen siyah kan adet dönemi  yada embriyonun implantasyonundan kalan eski kanda olabilmektedir.   Bazı durumlarda siyah vajinal akıntı, servikal kansere işaret ediyor olabilmektedir. Sadece siyah akıntı değil, herhangi bir anormal akıntı durumunda da mutlaka bir doktora görünmelidir. Ayrıca bu akıntı enfeksiyon belirtisi de olabilmektedir. Ayrıca siyah akıntı kokulu ve sancılı oluyor ise kişinin çabuk ve acil bir şekilde bir uzmana görünülmesi gerekmektedir. Genel olarak, adet nedeni ile meydana gelen koyu kan, çok uzun zaman servikste oluşmuştur ve vajinadan atılması günler hatta haftalar almaktadır. Akıntı kanın eskiliğine bağlı olarak pembe, kahverengi yada siyah renkte olmaktadır. Kadınlar ise siyah vajinal akıntı görünceye kadar vajinalarında yabancı bir cisim olduğunun farkına varmamaktadır. 
       Kadınlarda Siyah Akıntı
      Yabancı bir cismin vajinada unutulması sonucu koku ve şiddetli bir şekilde siyah akıntı olmaktadır. Böyle durumlarda kadınlar kendi kendilerine yabancı cismi çıkarmayı deneyebilir ve bunda da başarılı olunabilir. Fakat başarılı olunamaması ve denenmemesi halinde doktora başvurularak kolaylıkla çıkartılabilir. Çoğu zaman yabancı cisim çıkarıldıktan sonra hiçbir sorun kalmamakla birlikte ve akıntınız da cisim çıkarıldıktan kısa bir süre sonra durur. Kadınlarda siyah akıntı serviks kanseri, çok nadir de olsa siyah akıntının gelmesi nedenleri arasında yer almaktadır. Belirtilerinden biri vajinada oluşan siyah kanamadır. Birde siyah akıntı yaşayan hamile bir bayan ise tedirgin olunması gayet normal ve acilen doktor tarafından kontrol olunmalıdır. Çünkü gebedeki siyah akıntı ve kokulu akıntı bebekte olan bir sıkıntı yada sizde olan bir rahatsızlık nedeninin habercisi de olabilmektedir.

      Kadınlarda siyah akıntı olarak başlıca sebeplerden biride sigara, alkol ve kafeinin fazla tüketilmesinde de görülebilmektedir. Sigara tüketiminde siyah akıntı olması akciğerinizde olan bir rahatsızlığın habercisi de olabilir ve iç organların iflasını da gerçekleştirebilen bir hastalıkta oluşturabilir. Siyah akıntı sadece kadınlarda değil genç kızlarda da görülebilir fakat sık görülüyor ise doktora başvurulur. Eğer siyah akıntı sadece adet sonunda birkaç damla olarak görülüyor ise kişi korkuya kapılmamalı normal olarak karşılanmalıdır. Bazen siyah akıntı faydalı da olmaktadır nedeni ise kişinin içinde biriken pis ve enfeksiyonu bu şekilde dışarı atılmasını sağlar. Siyah akıntı hiçbir şekilde normal kabul edilmemektedir. sürekli geçmesi ve kendiliğinden iyileşmesi beklenmemelidir.
      ]]>
      Gebelikte Yeşil Akıntı https://www.akinti.net/gebelikte-yesil-akinti.html Fri, 23 Nov 2018 05:10:24 +0000 Gebelikte Yeşil Akıntı, Gebelikte karşılaşılan kişiyi en çok rahatsız eden vajinal akıntılar, gebelik başından başlar doğuma kadar devam etmektedir. Gebelikte vajinal akıntı; yeşil renkte, koku içeriyorsa, beyaz peynir Gebelikte Yeşil Akıntı, Gebelikte karşılaşılan kişiyi en çok rahatsız eden vajinal akıntılar, gebelik başından başlar doğuma kadar devam etmektedir. Gebelikte vajinal akıntı; yeşil renkte, koku içeriyorsa, beyaz peynir veya çökelek gibi ise beraberinde kaşıntı varsa tedavi verilmelidir. Bu akıntılar bakteriyel, mantar ve parazitlere bağlı olabilmektedir. Ayrıca tedavi edilmezse su kesesi açılması ve erken doğuma bile yol açabilir. Kadınlar arasında bir miktar vajinal akıntının olması günümüzde normal olarak kabul edilmektedir. Fizyolojik olarak normal akıntılar kokusuz, açık renkte olmalıdır. Kadınlardaki vajinal akıntının renk, koku veya yapısı kadının adet döneminde yaygın olarak değişebilmektedir. Enfeksiyon olduğu koşullarda genellikle kaşıntı, yanma, rahatsızlık veya lekelenme gibi başka belirtiler de ortaya çıkabilmektedir. 

      Yeşil vajinal akıntının en sık nedeni trichomoniasis olarak bilinen bir enfeksiyondur. Akıntının genellikle kötü bir kokusu vardır ve genel olarak yeşil renkte olmaktadır. İlişki esnasında ve idrar yaparken rahatsızlığa neden olabilir ve genital bölgede kaşıntı oluşabilmektedir. Mevcut olan yeşil akıntıya yüksek ateş, şiddetli karın veya pelvik ağrı, mental durum değişikliği, konfüzyon, şiddetli bulantı ve kusma veya zayıf nabız eşlik ediyorsa derhal doktora başvurulmalıdır. Yeşil vajinal akıntının diğer belirtileri sizde var olan altta yatan hastalığa bağlı olarak değişebilmektedir. Yeşil renkli akıntı  mutlaka tedavi edilmelidir. İlaçlar alındıktan sonra düzenli olarak kullanılmalı ve kontrollere düzenli gidilmelidir. Birçok rahatsızlığa ve ciddi sorunlara yol açabilir tedavi edilmezse örneğin kısırlık, hastalığın partnerinize yada yakın kimselere yayılması gibi rahatsızlıklar oluşabilmektedir.
      Gebelikte Yeşil Akıntı

      Ayrıca hamilelik döneminde vajinal akıntı sürekli gün geçtikçe artmaktadır. Gebelik akıntılarında uzman doktor vajinal muayene yaptıktan sonra kültür yöntemiyle teşhis koyduktan sonra ilaç tedavisine başlanmaktadır. Gebelik döneminde bazı ve çoğu ilaç yasak olmaktadır ve buna rağmen akıntı olduğunda kullanılacak ilaç yasak olmamaktadır. Bu akıntıların geçmesi annenin rahat etmesini, daha rahat cinsel hayat sürmesini ve bebeğin iltihaplanmasının önlenmesi için önemlidir. Ayrıca yeşil akıntılardan kurtulmak için vajina temiz tutulmalı, dar kıyafet giyilmemeli, pamuklu iç kıyafet giyilmeli, parfümlü sabun ve peçetelerden uzak durulmalıdır.  Ayrıca gebelikte olan yeşil akıntılar sorun olduğunun habercisidir ve bir doktor kontrolü olunmasında fayda sağlayacaktır. Aksi halde bebeğinize veya size oldukça zararlarını gösterebilir. Ayrıca vajinadaki akıntılara yakalanmamak için vajina içini su ile yıkanmamalıdır. Kadınların %70 günümüzde akıntılar yüzünden doktora başvurmaktadır. Sosyal hayatı etkileyen bu yeşil akıntılar kişinin psikolojik durumunu da etkilemektedir. Gebelikte yeşil akıntı hiçbir doktor tarafından normal karşılanmamakla beraber şikayeti giderici ilaçlar verilir fakat bu ilaçlar gebelikten dolayı korkulduğu için kullanılmamaktadır. Oysaki doktor bebeğe zarar verecek hiçbir ilaç tavsiye etmez ve akıntıların giderilmesini sağlar.
      ]]>
      Peynirimsi Akıntı https://www.akinti.net/peynirimsi-akinti.html Fri, 23 Nov 2018 11:52:39 +0000 Peynirimsi Akıntı; kadınlarda vajinal bölgede görülen fizyolojik olmayan bir akıntı türüdür. Vajinal akıntılar genel olarak fizyolojik yani vücudun kendi oluşturduğu akıntılar ve patolojik sebepli akıntılar olmak üzere ik Peynirimsi Akıntı; kadınlarda vajinal bölgede görülen fizyolojik olmayan bir akıntı türüdür. Vajinal akıntılar genel olarak fizyolojik yani vücudun kendi oluşturduğu akıntılar ve patolojik sebepli akıntılar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Fizyolojik akıntılar ergenlik dönemiyle başlayıp menopoz dönemine kadar devam eden cinsel birleştirmeyi kolaylaştırıcı kaygan yapıda bir sıvıdır. Bu sıvılar yumurta akı kıvamında, kokusuz ve şeffaf bir yapıya sahiptir. Patolojik akıntılar ise kahverengi, sarı veya kesik süt ve peynirimsi bir görüntüdedir. Genellikle kokulu ve kaşıntıya neden olan bir yapıları vardır. Patolojik akıntılar bakteri kökenli ve mantar kökenli olmak üzere iki gruptur. Peynirimsi akıntıya neden olan etmen ise candida albicans adı verilen bir mantar türüdür. 

      Peynirimsi akıntının oluşum nedenleri;

      Peynirimsi akıntı mantarların vajinal bölgede aşırı çoğalması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Bu mantarın çoğalabilmesi için gereken elverişli koşulları oluşturmak hastalığın başlıca nedenleridir. Bu sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz;
      • Gebelik durumuna bağlı olarak vücut hormon değerlerinin değişmesi.
      • Doğum kontrol hapı kullanımı.
      • Diyabet hastalığı veya şekerli besinlerin aşırı tüketilmesi.
      • Antibiyotik kullanımı.
      • Bir hastalığa  bağlı olarak vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması.
      • Kişisel hijyene dikkat edilmemesi durumları.
      • Aşırı kilo problemi.
      • Steroid içeren ilaçların kullanımı.
      Mantar Enfeksiyonunun belirtileri;

      Mantar enfeksiyonunda peynirimsi akıntının görülmesi yanında vajina ve vulvada şişme ve yanmada gözlemlenebilir. Bunun yanında kızarıklık ve kaşıntı da sık görülen durumlardır. Akıntı genelde kokusuzdur. 

      Peynirimsi Akıntı
      Mantar enfeksiyonu tanısı;

      Yukarıda bahsettiğimiz bir veya bir kaçını içeren şikayetlerle doktora başvurduğunuz zaman öncelikle şişliği ve akıntıyı gözlemleyebilmek için pelvik muayene uygulayacaktır. Size daha önceden mantar enfeksiyonu geçirip geçirmediğiniz sorulacaktır. Doktor muhtemelen vajinadan kültür örneği alıp laboratuvara incelemeye gönderecektir. Çünkü akıntının cinsi ve neyin sebep olduğunun tespitinin en kesin yolu budur. Ayrıca hastalığın ardında ki etmenleri anlayabilmek için sizden kan tahlili de isteyebilir. Bu şekilde diyabet sorununuzun olup olmadığını kan şekeri değerinizi ve kanınızda başka bir enfeksiyon olup olmadığını kontrol edebilecektir. 

      Mantar enfeksiyonu tedavisi;

      Mantar enfeksiyonu tedavisi krem, tablet ve fitil şeklindeki ilaçlarla yapılmaktadır. Bu ilaç gurupları genellikle antifungal ilaçlardır. Bir veya düzenli kullanmayı gerektiren tablet ilaçlar, 1-3 gün kullanmayı gerektiren kremler ve borik asit içeren fitiller kullanmanız istenebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta gebelik durumudur. Çünkü bahsi geçen bu ilaçlar gebelik açısından ciddi sıkıntılara yol açabilecek ilaçlardır. Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta ise doktora görünmeden ilaç kullanılmamalıdır. Çünkü vajinal akıntılar genellikle birbirleriyle karıştırılabilmektedir. Yanlış tedavi uygulandığında hastalık daha da ilerleyebilir ve ilerde geçireceğiniz enfeksiyonlarda vücut tedaviye geç tepki verebilir. 

      Mantar enfeksiyonunda korunma yolları;
      • Sebze, meyve, tahıl ve yağsız süt içeren dengeli bir beslenme oluşturulmalıdır. İçerisinde bir çok yararlı mikroorganizma barındıran yoğurt sıklıkla tüketilmelidir. 
      • Denizden veya havuzdan çıkıldıktan sonra ıslak olan mayolar hemen değiştirilmeli vajinal bölge ıslak bırakılmamaya özen gösterilmelidir.
      • Sentetik iç çamaşırlardan sakınılmalıdır. Teri çeken ve vücudun hava almasına olanak sağlayan yüzde yüz pamuklu iç çamaşırlar tercih edilmelidir]]> Akıntı Ve Yanma https://www.akinti.net/akinti-ve-yanma.html Fri, 23 Nov 2018 18:12:31 +0000 Akıntı ve yanma, genital bölgenin doğal ortamını oluşturan laktobasil olarak adlandırılan bakteriler, östrojen hormonu yardımı ile ayakta dururlar. Östrojen hormonu genital bölgenin sağlıklı bir şekilde kalması Akıntı ve yanma, genital bölgenin doğal ortamını oluşturan laktobasil olarak adlandırılan bakteriler, östrojen hormonu yardımı ile ayakta dururlar. Östrojen hormonu genital bölgenin sağlıklı bir şekilde kalması için de yardımcı olur. Östrojen seviyesi farklı nedenlere bağlı olarak azaldığında vajina dokusunda incelme yaşanır. Ayrıca laktobasiller azalarak akıntıya yol açabilir.

        Vajinada yaşanan incelme, akıntının yanı sıra cinsel birliktelik anında ağrı ve kanamaya yol açabilir. Laktobsillerin azalması vajinada enfeksiyon ve enfeksiyon ile beraber akıntının şiddetlenmesine de neden olabilir.

        Akıntı (Vajinit) Nedenleri

        Tıpta vajinit olarak adlandırılan vajinal akıntı, enfeksiyonların neden olduğu bir hastalıktır. Hastalık nedeniyle akıntı, kaşıntı, yanma gibi şikayetler yaşanır. Bazı vakalarda akıntı tek başına seyreder. Bu soruna neden olan etkenler bazı bakteriler, enfeksiyon ajanları ve kandida mantarıdır. Akıntıya en faza neden olan faktörlerin başında gardneralla vajinalis, trikomonas vajinalis ve kandida albikans yer almaktadır. Bazı rahatsızlıklar enfeksiyona yol açan ajanların çoğalması vajinal akıntı yanma, kaşıntı gibi şikayetleri beraberinde getirir.

        Akıntı Nedenleri Ve Oluşmasını Kolaylaştıran Faktörler

        • Genital bölgenin ıslak ve nemli olması
        • Diyabet hastalığı
        • Antibiyotik kullanımı
        • Hamilelik
        • Aşırı kilo
        • Doğum kontrol hapları
        • Steroid ilaç kullanımı
        • Vajinal duş
        • Tampon kullanılması ve tamponun düzenli değiştirilmemesi
        • AIDS gibi hastalıklar
        • Vajinal bölge temizliğinin yeteri kadar yapılmaması ya da yanlış yapılması
        • Banyo yapıldıktan sonra bölgenin kurutulmaması
        • Vajinal bölgede parfüm, kokulu sabun ya da tuvalet kağıdı kullanılması
        • Dar ve sentetik iç çamaşırları kullanılması.
        Akıntı Ve Yanma

        Hangi Akıntı Türleri Doğal Değildir

        Vajina Kaynaklı Akıntılar

        • Genital herpes vajiniti
        • Bakteriyl vaginosis
        • Vajinada bulunan yabancı cisimlerin neden olduğu akıntılar
        • Trikomanas vajiniti
        • Genital kanser hastalığı
        • Rahim Ağzı İle Alakalı Nedenler
        • Rahim ağzı yaraları
        • Rahim ağzı kanseri
        • Rahim içi aracın neden olduğu akıntı
        • Servikst bölgede bulunan polipler
        • Genore tipi cinsel yol ile bulaşan hastalıklar
        • Herpese benzeyen virüs tipleri

        Yanma Nedenleri

        Vajinada yanma ve beraberinde kaşıntı olmasının en yaygın sebebi doğum kontrol hapı, antibiyotik kullanmaktır. Bu tür ilaçlar yararlı bakterileri yok ederek zararlı bakterilerin artmasına neden olabilir. Yanmanın en önemli oluşma nedeni genellikle vajinal mantara neden olan bakterilerdir. Yine bağışıklık sisteminde yaşanan zayıflık zararlı maddeleri aktif hale getirerek bölgede yanma ve kaşıntıya yol açabilir.

        Yanma Tedavisi

        Yanmaya yol açan enfeksiyonlardan kurtulmak için doktor bazı ilaç ve kremler reçete edebilir. Mantar enfeksiyonu küçük çaplı ise fitil ve krem kullanılması önerilir. Bu tür vakalarda fitil ve krem ile yapılan tedavinin başarı şansı oldukça yüksektir. Tedavide amaç hastalığın ve şikayetlerin geçici değil kalıcı olmasını sağlamaktır. Aksi halde kısa süre sonra şikayetler yeniden ortaya çıkarak hastaya daha ciddi sorunlar yaşatabilir. Bu tür rahatsızlıklar evde bilinçsiz olarak tedavi edilmeye çalışılmamalıdır. Mutlaka bir doktora başvurularak uygun tedavinin başlatılması gerekir. Doktor akıntı ve yanmaya neden olan faktörü gerekli araştırmaları yaparak tespit edere ve nedene yönelik tedavi başlatır.

        ]]>
        Çocuklarda Kulak Akıntısı https://www.akinti.net/cocuklarda-kulak-akintisi.html Sat, 24 Nov 2018 09:45:23 +0000 Çocuklarda Kulak Akıntısı, Çocuklarda kulak akıntısı bazen bir hastalığın belirtisi olabilir. Fakat kulak akıntısı beraberinde, şiddetli ağrı, yüksek ateş işitme kaybı gibi problemler getiriyorsa kulak akıntısının Çocuklarda Kulak Akıntısı, Çocuklarda kulak akıntısı bazen bir hastalığın belirtisi olabilir. Fakat kulak akıntısı beraberinde, şiddetli ağrı, yüksek ateş işitme kaybı gibi problemler getiriyorsa kulak akıntısının nedeni başka olabilir. Böyle durumlarda hemen bir doktora başvurulmalıdır. Tahriş, enfeksiyon, travma,kulağa giren yabancı cisim kulak akıntısının nedeni olabilir. Bu yüzden çocuklarda görülen kulak akıntılarında iyi ayrım yapmak gerekir. Eğer akıntı tek taraflı ise kulağa bir cismin girme ihtimali vardır. Basınca bağlı olarak gelişen kulak travmalarında kulak zarı delinme ihtimali vardır buna dikkat edilmesi gerekir. Uçak yolculuklarıda çocuklarda kulak akıntısı yapacağı için dikkat edilmesi gereken bir diğer konudur.

      Çocuklarda Kulak Akıntısı Tedavisi
      Çocuklarda Kulak Akıntısı
      Çocuklarda kulak akıntısı önemli bir hastalıktır. Bazen bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilen kulak akıntısı bazende, bir trvma, enfeksiyon veya kulağa yabancı bir cismin girmesiyle oluşabilir. Eğer önlem alınmazsa kulak zarında yırtılma bile meydana gelebilir. Bu yüzden çocuğunuzda kulak akıntısını gördüğünüzde hemen doktora başvurmalısınız. Bazen basit işlemlerle geçen kulak akıntısına bazen cerrahi müdahale gerekebilir. Bunun yanında enfeksiyona bağlı olarak oluşan kulak travmalarında, antibiyotik tedavisi yapılmaktadır. Ayrıca çocukların konuşma ve zeka gelişiminde oldukça önemli olan işitme organı kulak, zamanında tedavi edilmezse çocuklarda kalıcı işitme kayıpları meydana gelebilir.
      ]]>
      Kulak Akıntısı Tedavisi https://www.akinti.net/kulak-akintisi-tedavisi.html Sun, 25 Nov 2018 00:42:04 +0000 Kulak Akıntısı Tedavisi, Kulak akıntıları, orta kulak ve dış kulak olmak üzere kulağımızın iki bölgesinden meydana gelmektedir. Akıntılar, iltihaplı ve kanlı bir şekilde meydana gelmektedir. Tedaviye geçmeden önce akıntı Kulak Akıntısı Tedavisi, Kulak akıntıları, orta kulak ve dış kulak olmak üzere kulağımızın iki bölgesinden meydana gelmektedir. Akıntılar, iltihaplı ve kanlı bir şekilde meydana gelmektedir. Tedaviye geçmeden önce akıntının nereden meydana geldiğini ve teşhisini koymakta fayda vardır. Çünkü akıntının nereden geldiğini bilmeden uygulanan tedavi yöntemi, fayda vermek yerine aksine rahatsızlığı daha da artırabilir ve ciddi rahatsızlıklara neden olabilir.

      Orta Kulak Akıntısı Ve Tedavisi; Orta kulak akıntısı genel olarak çocuklarda görülmektedir. İstisnai de olsa yetişkinlerde de meydana gelmektedir. Bu akıntı genel olarak iltihaplı bir şekilde gelir. Boğaz enfeksiyonları ve soğuk algınlığı gibi durumlarda oluşan bakteri ve virüslerin burun ve ağızlardan "östaki" diye adlandırılan borudan kulağa geçerek orta kulakta birikmesiyle oluşur. Bunun sonucunda, kulakta ağrı ve duyma da zorlanma meydana gelir. Çocuklarda ağrının yanında yüksek ateşde meydana gelmektedir. Biriken bu iltihabın önlemi alınmadığı takdirde özellikle çocuklarda kalıcı rahatsızlığa neden olmasının yanında biriken iltihabın bir süre sonrasında kulak zarının yırtılmasınada neden olur. Ve bu akıntı stabilleşebilir; aylar hatta yıllar boyu sürebilir. Orta kulak akıntının tedavisinde ise doktor tavsiyesi ile antibiyotik kullanılabilir antibiyotiğin yanında ağrı kesici ve ateş düşürüde kullanılabilir. ağrılar kısa sürede geçebilir. Fakat iltihabın tamamen kulaktan atılması iki haftaya kadar sürebilir. İki haftadan sonra doktora kontrole gidildikten sonra iltihap geçmediği takdirde, zarın delinmesi ile ufak bir cerrahi müdaheleyle iltihap boşaltılır. Kısa süre sonra delinen zar kendini yenileyerek delikler kapanır. Böylece kulak akıntısı rahatsızlığından kurtulmuş oluruz. Ayrıca orta kulakta sıvı birikmesi tıpta ki adı ile "serüz otitte" oluşan akıntı da ise kulak zarının hava alınması için kulak zarına havalandırma tüpü de takılabilir. Bu tedavi uzun sürebilir, haftalar hatta aylar sürebilir burada dikkat edilmesi gereken husus kulağın tüp takılı iken kesinlikle suyla temas edilmemesi gerekmektedir.

      Kulak Akıntısı Tedavisi
      Dış Kulak Akıntısı Ve Tedavisi; Dış kulak akıntısı ise iç kulak akıntısından oluşum yönünden farklıdır. Dış kulak akıntısı genel olarak dış etmenlerden oluşmaktadır. Özellikle suyla çok temas halinde olanlar,orta ve yaşlı insanlarda meydana gelmektedir. Bunun sebebi ise, suyla fazla temas, kaşıntı durumunda parmak ve sert bir cisim ile karıştırmak vb.gibi durumlarda dış kulağımızda bulunan kulak kiri olarak bildiğimiz ama aslında kulağımızı mikrop ve bakterilerden koruyan "kulak mumu 'nu" tahriş eder. Böylece dış etmenlerde bulunan mikrop ve bakteriler, kulakta akıntıya ve iltihaplanmaya neden olur. Dış kulak akıntısı kişi de çene boyun hatta diş ağrıları ve kaşıntılara neden olur. Tedavisi ise; doktor muayenesi ile gerçekleşir muane ile kulak iltihabı temizlenir. (kulak yıkanması)  Damla ve oral ilaçlarla tedavisi edilir. Genellikle damla kullanılır. Damla kullanılırken ise; doktorun belirlediği miktarda ve damlayı kulağımıza damlattıktan sonra kulak mememizi yukarı kaldırarak ilacın kulağımıza iyice ilerlemesini sağlamalıyız. İlaç kullanımı  tamamlanana kadar mümkün olduğu kadar sudan uzak tutmalı banyo sırasında pamuk yardımıyla kulağımızda suyun birikmesini önlemeliyiz.
      ]]>
      Adet Öncesi Akıntı Nasıl Olur https://www.akinti.net/adet-oncesi-akinti-nasil-olur.html Sun, 25 Nov 2018 07:51:25 +0000 Adet öncesi akıntı nasıl olur, adet öncesindeki az miktardaki vajinal akıntı normal kabul edilir. Bu kadınların tümünde görülebilir. Meydana gelen akıntı rahim boynu ve bezelerinin ürettiği bir sıvıdır. Ancak o Adet öncesi akıntı nasıl olur, adet öncesindeki az miktardaki vajinal akıntı normal kabul edilir. Bu kadınların tümünde görülebilir. Meydana gelen akıntı rahim boynu ve bezelerinin ürettiği bir sıvıdır. Ancak oldukça önemli bir görevi vardır. Vajinadaki akıntı vajina duvarındaki eski hücrelerin arınmasını sağlar. Böylece vajina içi temiz ve sağlıklı olur. Vajinal akıntılarda normalde şeffaf, süt beyaz renkte, hafif yoğun ve esnek özellikler vardır. Akıntı kokusuz olur, kaşıntı ve yanmaya neden olmaz.

      Adet öncesi akıntı çeşitli sebeplerden olabilir

      Bazen bu normal akıntıların rengi ve yoğunluğu farklılık gösterebilir. Bazı kadınlarda yumurtlama döneminde daha yoğun bir akıntı olabilir. Bu dönemde genellikle beyaz lekeli şeffaf renkte, esnek akıntılar görülür. Yumurtlamada kadının vücudunda östrojen seviyesi artar, rahim boynundaki bezelerden berrak ve sulu kıvamda salgı salgılanır. Adet öncesinde, adetin sonunda ve adet başında beyaz ve yoğun bir akıntı normal kabul edilir. Beyaz akıntıyla birlikte kaşıntı olursa, bu mantar enfeksiyonu sonucunda ortaya çıkmış demektir. Eğer adet öncesi kahverengi akıntı olursa, bu adet döngüsünün başlamasına işaret eder. Fakat bazen kahverengi akıntı farklı anlamlara gelebilir. Bazen polipler bu tür akıntıya neden olabilir. Polip rahim boynunda ya da vajina duvarında bulunan grup hücredir. Eğer poliplerde kanama olursa, bu şekilde kahverengi bir akıntı ortaya çıkabilir. Polipler genellikle iyi huylu oluşumlardır.

      Adet Öncesi Akıntı Nasıl Olur

      Bazı durumlarda adet öncesinde gelen kahverengi akıntının nedeni, fetusun rahimde endometriuma dokusuna yerleşmesindeki kanama gibi olabilir. Normal şekilde seyreden adet dönemi başında kahverengi akıntı ya da lekelenme olursa, bu olası bir erken gebelik işareti olabilir. Bu nedenle gebelik endişesi taşıyanlar adetten bir hafta kadar önce implantasyon kanamasının kahverengi akıntının oluşabileceğini dikkate almalıdır. Akıntının sarı, yeşil tonlarda olması halinde, yoğun kıvamda parçacıklı olması halinde, aynı zamanda kötü kokması durumunda bir enfeksiyon varlığı düşünülmelidir. Bu durumda kokulu akıntının mutlaka değerlendirilmesi gerekir.

      Adet öncesi akıntı normal şekilde geliyorsa, hiç endişelenmeye gerek yoktur. Ancak akıntının renginde, kokusunda, miktarında, kıvamında ortaya çıkan değişiklikler kadının bir jinekoloğa gitmesini gerektirir. Bunların altında yatan etkenlerin mutlaka belirlenmesi gerekir. Çünkü bu tarz akıntıların tedavisi için, altta yatan etkenin tespit edilmesi gerekir. Daha ciddi sağlık sorunları yaşanmaması için, kadınlar iyi bir gözlemleyici olmalıdır.

      ]]>
      Beyaz Akıntı https://www.akinti.net/beyaz-akinti.html Sun, 25 Nov 2018 19:06:21 +0000 Beyaz Akıntı, vajinadan gelen ve genellikle tehlikeli bir nedene bağlanmayan durumlardandır. Beyaz akıntı her bayanda görülebilir. Birçok kişi bu akıntılar ile karşılaştığında bir telaşla birlikte doktoruna giderler. B Beyaz Akıntı, vajinadan gelen ve genellikle tehlikeli bir nedene bağlanmayan durumlardandır. Beyaz akıntı her bayanda görülebilir. Birçok kişi bu akıntılar ile karşılaştığında bir telaşla birlikte doktoruna giderler. Bu akıntılar eğer kokusuz bir halde ise telaşlanacak bir durumun olmadığı bilinmelidir. Fakat bu akıntıların rengi beyaz ve keskin bir kokusu varsa işte burada telaşlanmakta haklısınız diyebilirim. Bu durumda doktorunuza başvurmanız sizler için çok iyi olacaktır. Beyaz akıntıların bazıları vajina ve vajina çevresinden kaynaklanarak oluşan ve dışarı atılan bir durumdur. Bazıları ise direk olarak döl yatağı, rahim boynu gibi organlardan üretilerek dışarı atılması gereken akıntılardır. Rahim boynu ve döl yatağından oluşan beyaz akıntılar zararın tam tersine vücudunuza özellikle üreme sisteminize oldukça faydalıdır. Bunun nedeni akıntı sayesinde ölü dokular, mikroplar ve organizmalar bu sıvı sayesinde dışarı atılır. Zaten bu sıvının asıl görevi de budur. Fakat bu bilgiye dayanarak her beyaz akıntıyı bununla karıştırmamalıyız. Eğer akıntınız kokulu ve rengi sarıya yakın bir beyaz ise bu durum iyiye işaret olmayabilir. En kısa zamanda bir jinekolog uzmanına görünmelisiniz.

      Beyaz akıntının tehlikeli olduğu durumlar

      • Beyaz akıntı beraberinde kaşıntı getirebilmektedir. Bu kaşıntılar akıntı gelmeden önce ya da sonra gerçekleşir ve oldukça şiddetlidir. Bu durumlarda eğer beyaz akıntı döl yatağından kaynaklanıyorsa, döl yatağı mantarı ya da döl yatağı enfeksiyonu ile karşı karşıya olabilirsiniz. 
      • Beyaz akıntılar eğer yanma hissi ve şişlikler gösteriyorsa bu durumda da akıntının nedeni başka bir durum olabilmektedir. Bu durumda yapmanız gereken hijyen kurallarına sürekli olarak dikkat etmek ve en kısa sürede doktorunuza görünmek olabilir.
      • Son olarak beyaz akıntının rengi ve kokusu çok önemlidir. Beyaz akıntı şeffaf bir renge yakınsa bir problem olmayabilir. Fakat beyaz akıntı sarıya yakın bir beyazsa ve kokusu sizi bile rahatsız ediyorsa bu durum tehlikeli olabilir. Doktor kontrolünde buna müdahale ederek bu durumun önüne geçebilirsiniz.

      Kişiye rahatsızlık veren beyaz akıntılar için tedavi 

      Doktorlar bu gibi kişilere genellikle ilk olarak akıntıdan bir numune alır. Bu numune laboratuar ortamında detaylı olarak incelenir. Daha sonra sonuçlara bakılarak akıntının türü belirlenir. Eğer akıntının türü herhangi bir enfeksiyona bağlanıyorsa gerekli ilaç tedavilerine başlanır. Bu sırada kişi doktorundan onay alarak evde bitkisel tedavi yöntemlerini uygulayabilir. Bu yöntemler sizin için çok iyi olacaktır.

      Beyaz akıntılardan bazıları adet zamanında ara ara gelmektedir. Bazıları ise diğer normal günlerde kişinin karşılaşırsa çıkmaktadır. Bu durum beyaz akıntıları sınıflandırmamıza neden olmaktadır. Adet arasında görülen akıntılar çoğu zaman şeffaf bir görünümdedir ve döl yatağı ve rahim boynu tarafından üretilerek dışarı atılır. Fakat adet dönemlerinden başka zamanlarda görülen beyaz akıntı genellikle hücreler tarafından üretilmiş ve süte benzeyen bir görüntüsü ile karşımıza çıkar. Bu akıntılar genellikle enfeksiyonsuz bir yapıdadır ve kişilere hiçbir zararı yoktur. Bu nedenle herhangi bir tedavi gerekmez. Zaten bu durum için doktorunuza başvurduğunda sizlere gerekli bilgileri verecektir.

      ]]>
      Akıntıdan Kan Gelmesi https://www.akinti.net/akintidan-kan-gelmesi.html Mon, 26 Nov 2018 09:19:29 +0000 Akıntıdan kan gelmesi, kadınlarda meydana gelen vajinal akıntılar normal kabul edilse de, bu şekilde akıntıyla birlikte kan gelmesi anormal beklenmeyen bir durumdur. Ancak bunun acilen değerlendirilmesi, neden kaynakland Akıntıdan kan gelmesi, kadınlarda meydana gelen vajinal akıntılar normal kabul edilse de, bu şekilde akıntıyla birlikte kan gelmesi anormal beklenmeyen bir durumdur. Ancak bunun acilen değerlendirilmesi, neden kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. Akıntıdan kan gelmesi ciddi bir sağlık sorununu işaret ediyor olabilir. Adet kanaması dışında olan akıntıyla birlikte kan gelmesi farklı nedenlerden olabilir. Bazen hormonların etkisiyle, bazen de adet döngüleri arasındaki yumurtlamadan dolayı akıntıda kan görülebilir. Bu sorun ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Özellikle rahimde, rahim ağzı ya da vajinadaki anormal hücresel büyümeyi, poliplerde ya da bölgedeki kanserleşme eğiliminin belirtisi olabilir. Bu yüzden akıntıdan kan gelmesi durumunda, mutlaka bir jinekoloğa gidilmesi tavsiye edilir.

      Bazı kadınların iki adet döngüsü arasında bu şekilde akıntıdan kan gelmesi durumu düzenli şekilde olabilir. Kadınlar bunu iyi takip etmelidir. Çünkü bazen yumurtlama dönemiyle alakalı olabilir. Eğer yumurtlama zamanında bu şekilde akıntıyla birlikte kan görülebilir. Ancak düzenli olmayan, zamansız, özellikle parçacıklı kanla birlikte akıntı oluyorsa, hiç gecikmeden doktora gidilmesi gerekir. Bu önemsenmesi gereken ciddi bir sorundur. Eğer yumurtlamadan dolayı akıntıdan kan geliyorsa, vajina, yumurtlama süresi, adet dışındaki lekelenmeler ve yumurtalıklar değerlendirilerek, akıntının tam olarak nedeni belirlenir. Bazen implantasyon sonucunda oluşan pembe akıntılarda olabilir. Bu gebeliğin erken belirtisi olarak görülebilir. Endişelenmenize gerek olmayan bir akıntıdır. Akıntıyla gelen kanın kırmızı, kahverengi renkte olması daha riskli görülmektedir.

      Akıntıdan Kan Gelmesi

      Akıntıdan kan gelmesi durumunda, kanın parçacıklı olması halinde poliplerin ve rahim ağzı kanserinin bir belirtisi olarak düşünülmesi ve gereken tetkiklerin mutlaka yapılması gerekir. Burada önemli olan kadının kendini iyi gözlemlemesidir. Bu şekildeki akıntılar ne kadar süreli oluyor, hangi miktarda oluyor, kanın lekelenme tarzında mı, parçacıklı olarak ya da et suyu gibi gelmesi gibi etkenler oldukça önemlidir. Böyle bir soruna ne kadar erken müdahale edilirse, sonuçları o kadar iyi olacaktır. Akıntıdan kan gelmesi kadının sağlığı açısından oldukça önemlidir. Bunu yaşayan kadınların hemen doktoruyla iletişime geçmesi ve gereken tetkiklerin yapılarak, bunun neden kaynaklandığı tespit edilmelidir. Bu sayede gereken tedavi uygulanabilir.

      ]]>
      Alerjik Geniz Akıntısı https://www.akinti.net/alerjik-geniz-akintisi.html Mon, 26 Nov 2018 10:36:32 +0000 Alerjik geniz akıntısı çeşitli nedenlerden dolayı oluşabilir. Burada en sık görülme nedenlerinden biri olan alerjik nezle konusunda bilgiler verilecektir.Alerjik nezle bulguları yalnızca hassas alerjenle karşılaşıldığı Alerjik geniz akıntısı çeşitli nedenlerden dolayı oluşabilir. Burada en sık görülme nedenlerinden biri olan alerjik nezle konusunda bilgiler verilecektir.
      Alerjik nezle bulguları yalnızca hassas alerjenle karşılaşıldığı vakit değil, sigara dumanı, parfüm, deodorant, sıcak olmayan havalar ve her çeşit rahatsız edici koku ile de meydana çıkabilir. Allerjik rinit, ortamda yer alan allerjenin soluk alma anında burun iç yüzeyine yapışması neticesi duyarlılığı meydana getirir ve bu kişilerde hapşırma, burun akıntısı, burun ve genizde kaşıntı, burun tıkanıklığı ve damakta kaşıntı olması gibi sıkıntılara yol açan bir hastalıktır. Burun akıntısı geceleyin de aynı ritimde devam ettiği zaman hasta geceleri geniz akıntısı ve geceleyin iştirak eden öksürük ataklarından yakınır. Gündüz ise bir çok kez geniz silme gereği ortaya çıkar. Alerjik rinit yaşamı tehdit etme özelliği olmayan fakat hastanın gündelik aktivitelerini etkileyerek hayat kalitesini bariz biçimde bozan bir hastalıktır. Alerjik şikayetler bu hasta olanlarda başı ağrısı, burun kanaması, uyku bozuklukları, konsantrasyon bozuklukları ve performans düşüklüğüne sebep olur.  Konsantrasyon bozukluğu genç ise okul başarısı, erişkinse iş başarısı düşer. Şunlar da ileriye yönelik ruhi bozuklukların çıkmasına sürükleyebilir. Bu hastalık  " Sene boyu aynı ritimde devam eden allerjik rinit" ( Ev tozu akarı, mantar, ülkemizde seyrek meydana iştirak eden hamam böceği, kedi köpek kuş benzeri evcil hayvanat ve nebat polenlerine ilişkili model görülebilir). "Mevsimsel alerjik rinit"( Ağaç, ot, vahşi ot, tahıl polenine ilişkili )  ve  " Sene boyu aynı ritimde devam eden fakat mevsimsel artışlar gösteren alerjik rinit" Sorumlulukları Olan alerjenler mite'lar ve polenlerdir) model 3 ayrı kategoride incelenebilir. 
      Alerjik Geniz Akıntısı
      Alerjik astım rizikonunu 8 defa yükseltiyor

      Allerjik rinit çoğunlukla alerjik konjonktivit (göz nezlesi), alerjik sinüzit veya astımla birliktelik gösterir.  Allerjik konjonktivit eşlik ettiğinde gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma benzeri belirtiler da görülebilir. Yeniden bu hasta olanlarda şayet alerjik sinüzit varsa, geniz akıntısı, başı ağrısı, geceleyin iştirak eden öksürük nöbetleri olabilir. Bununla Beraber allerjik rinit, kronik  ( kronik ) sinüzit ve orta kulak iltihabının en sık sık tespit edilen nedenidir. Allerjik rinitli hasta olanlarda bronş allerjisi başka bir deyişle allerjik astım sıklığı ve riski çok fazla ek olarak yüksektir (2-8 defa). Alerjik rinitlilierdeki alerjik astım sıklığı aşağı yukarı % 25-30`dur. Bununla Beraber alerjik astımlı hasta olanların  % 70`inde alerjik rinit öyküsü vardır. Bu sebeple alerjik rinit tanısı konan genç ve genç erişkinler alerjik astım bakımından da değerlendirilmeli ve izlenmelidir. Astımın da beraber görüldüğü hasta olanlarda, soluk darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma duygusu, öksürük benzeri belirtiler olabilir. Baskı, gökyüzü kirliliği ve sigara allerjik riniti tetikler.

      Solunum yolu alerjisine neden olan alerjenler hariç baskı, gökyüzü kirliliği, sigara dumanı, deterjan kokusu, parfüm kokusu benzeri kimyevi maddeler de alerjik yakınmaların meydana çıkmasında veya artmasında tetikleyici oyun oynarlar. Tanı amaçlı kontrol ve bazı teşhis testleri yapılmalıdır. Arkadaşımızın yakıntılarının hangi alerjene ilişkili model meydana çıktığını saptamak amaçlı ``Alerji cilt testleri`` uygulanabilir. Rehabilitasyonda basit yöntem bütün alerjik hastalıklarda meydana geldiği benzeri alerjenden korunmaktır. Alerjik rinit tanısı kesinleştirildikten ek olarak sonra tedavi planlaması üç başlık alt kısmında incelenebilir:

      1- Allerjenlerden kaçınma-korunma
      2- İlaç rehabilitasyonu (Antihistaminikler ve burun spreyleri benzeri ) 
      3- Seçilmiş hasta olanlarda aşı rehabilitasyonu uygulanmasıdır (Alerjen immünoterapi).
      ]]>
      İltihaplı Akıntı https://www.akinti.net/iltihapli-akinti.html Tue, 27 Nov 2018 05:01:11 +0000 İltihaplı Akıntı, genel olarak bu oluşum vücudun bazı yerlerinde enfeksiyonlara bağlı olarak oluşum göstermektedir. Vücudun almış olduğu enfeksiyonların kanla birleşmesi ile yada farklı türden rahatsızlıkların bel İltihaplı Akıntı, genel olarak bu oluşum vücudun bazı yerlerinde enfeksiyonlara bağlı olarak oluşum göstermektedir. Vücudun almış olduğu enfeksiyonların kanla birleşmesi ile yada farklı türden rahatsızlıkların belirmesi ile iltihaplı akıntılar meydana gelmektedir. Bu rahatsızlıklara yani iltihaplı akıntılar genel olarak bayanlarda meydana gelen ve sıklıkla karşılaşmış oldukları sıkıntılardan birisidir. Bu sayede bayanlar bu rahatsızlıkların giderilmesi amacıyla jinekoloğa başvururlar.

      İltihaplı akıntı oluşması genel olarak bir sorunun olduğu belirtisini göstermektedir. Normal olmayan bu akıntılar kişilere rahatsızlık oluşturur, kötü kokuların meydana gelmesini sağlar ve her ne kadar hijyenik olunmasına dikkat edilse de bilinmesi gerekmektedir ki vajinal bölge çok hassas olan bir bölgedir ve sürekli olarak temizliğine dikkat edilmelidir. İltihaplı akıntının belirmesinde idrar yaparken oluşan yanmalar oluşur.

      İltihaplı akıntı belirtileri:
      • Vajinadan istem dışı olarak akan bir sıvı gelmesi.
      • Vajinada kaşıntı ve tahriş oluşması.
      • Kişilerin yaşamış oldukları cinsel ilişki sırasında acı hissi oluşması.
      • Kasık bölgelerinde ve karın bölgesinde ağrıların belirginleşmesi.
      • Ara sıra da olsa oluşan vajınal kanamalar.
      • Sürekli olarak ödem oluşması ve vajinanın dış bölgesinde şişlik oluşması.
      Yukarıda belirtilmekte olan oluşumlar iltihaplı akıntı meydana gelmesinin göstergesi olarak bilinmektedir. Bakteriyel olarak vajinadan iltihaplı akıntının oluşması genel olarak adet dönemi sırasında daha çok belirginlik göstermektedir ve aşırı derecede kokuludur, rengi ise gri renk ile beyaz renk arasında değişim göstermektedir. Mantar oluşumuna bağlı olarak meydana gelen iltihaplı akıntı genel olarak beyaz olarak belirir. Bu akıntılarının neden oluştuğunun belirlenmesi gerekmektedir ve önlenmesi gerekir.

      İltihaplı Akıntı
      İltihaplı akıntı oluşmasına sebep olan nedenler:
      • Hormonal olan ilaçların kullanılması. Yani hormon dengeleyici ilaçların kullanımı.
      • Bayanların sıklıkla kullanmış olduğu doğum kontrol ilaçları.
      • Duygusal olarak yaşanan durumlara bağlı olarak akıntı oluşması, stres oluşumuna bağlı olarak da belirti gösterir.
      • Bayanların aşırı derecede ağır yüklerin kaldırması esnasında oluşur.
      • Uygulanan değişik diyet programları.
      • Vajinal tampon kullanılması da akıntı oluşturmaktadır.
      İltihaplı akıntı oluştuğunda kesinlikle uzman bir doktora başvurulmalı ve yukarıda belirtilen hususlara dikkat edilmelidir. Genel olarak bayanlarda akıntıların oluşması strese bağlı olarak meydana gelebilir. Bazı bayanlarda aşırı derecede kilo kayıplarına bağlı olarak meydana gelir. Akıntı oluşumlarının engellenmesi için bitkisel ilaçlar kullanılmaktadır. Bu sayede akıntılardan dolayı oluşan kötü kokular giderilir ve akıntının durdurulması sağlanır. Genel olarak iltihaplı akıntının giderilmesinde civan perçemi, ökse otu, katır çiçeği, kuzu kulağı, çınar yaprağı, pıtrak otu, oğul otu, sinameki, zakkum, dere otu gibi bitkilerin kullanılması iltihaplı akıntıları giderir. Bu otlardan kür halinde yada çay olarak kullanılması ile iltihaplı akıntı oluşumları yok edilecektir.
      ]]>
      Açık Pembe Akıntı https://www.akinti.net/acik-pembe-akinti.html Tue, 27 Nov 2018 17:36:59 +0000 Açık Pembe Akıntı, Kadınlar belli dönemlerde açık pembe renkli akıntılarla karşılaşabilmektedirler. İmplantasyon adı da verilen pembe renkli akıntı bazı zamanlarda adet zamanıyla kesişebilmekte ve bu sebeple adet kanamasıy Açık Pembe Akıntı, Kadınlar belli dönemlerde açık pembe renkli akıntılarla karşılaşabilmektedirler. İmplantasyon adı da verilen pembe renkli akıntı bazı zamanlarda adet zamanıyla kesişebilmekte ve bu sebeple adet kanamasıyla birbirine karıştırılabilmektedir. Pembe akıntı kadın üreme sistemde bulunan follop tüpleri içerisinde kadın üreme hücresi yumurta ile erkek üreme hücresi spermin birleşmesi sonucu birleşen hücrelerin rahmin iç tabakalarına ilerlemesi neticesinde oluşmaktadır. Bu ilerleyiş rahmin iç duvarlarında hafif kanamaya neden olmaktadır. 

      Kadınlarda meydana gelen akıntı şekli, kokusu ve rengi kadınlarda gebelik durumunun habercisi olabilmektedir. Pembe akıntı çoğu zaman gebeliğin habercisidir. Ancak bazı durumlarda bu yanıltıcı olabilir. Kesin olarak emin olabilmek için doktor kontrolü gerekmektedir. Bazı durumlarda pembe renkli akıntı kahverengi şekilde de görülebilmektedir. Bu durumlarda patolojik akıntıyla da karıştırılabilmektedir. Gebelik durumuna bağlı olarak kadınlarda östrojen hormon seviyesinde artış olur. Bu artışa paralel olarak pembe akıntı miktarı artar. Ayrıca bu akıntının miktarı bünyeden bünyeye farklılık gösterebilmektedir. 

      Açık Pembe Akıntı
      Bazı durumlarda adet döneminin hemen öncesinde, mantar enfeksiyonu durumlarında veya dışarıdan alınan bir darbe neticesinde de pembe akıntı oluşabilir. Adet dönemi öncesi oluşan pembe akıntı gebelik akıntısıyla sıklıkla karıştırılabilmektedir. Bunun için adet periyotu iyi hesaplanmalıdır. Kişisel hijyene dikkat edilmediği durumlarda genital bölgede oluşan mantarlarda açık pembe akıntıya neden olabilmektedir. Pembe akıntının bir diğer nedeni ise dışarıdan gelen darbelerdir. Bu darbeler neticesinde vajina içesinde ki kılcal damarlarda çatlaklar oluşabilir ve akıntı oluşabilmektedir. 
      ]]>
      Geniz Akıntısı Öksürük Yaparmı https://www.akinti.net/geniz-akintisi-oksuruk-yaparmi.html Wed, 28 Nov 2018 02:21:11 +0000 Geniz Akıntısı Öksürük Yapar Mı, Sinüsler ve burun vücudu bakterilerden kurumak için mukus üretirler. Bu üretim gribal enfeksiyonlarda ve soğuk algınlığında en üst seviyeye çıkar. Dışarı çıkan bu sıvıya ise sümük a Geniz Akıntısı Öksürük Yapar Mı, Sinüsler ve burun vücudu bakterilerden kurumak için mukus üretirler. Bu üretim gribal enfeksiyonlarda ve soğuk algınlığında en üst seviyeye çıkar. Dışarı çıkan bu sıvıya ise sümük adı verilir. Sinüslerdeki veya burun içindeki mukusun içeri yani boğaza doğru akmasına ise geniz akıntısı denir.

      Eğer vücut bazı enfeksiyonlar sebebi ile ürettiği bu sıvıyı dışarı atamazsa içeri doğru akmaya başlar ve bu akıntı özellikle geceleri insanları uykusundan edecek kadar şiddetli bir öksürüğe dönüşür. yatarken ortaya çıkmasının nedeni ise, yatar vaziyette iken daha fazla mukus un içeri akmasıdır. Yine aynı şekilde sinüzit  olanlarda geniz akıntısı yaşayan hastalardır. Sinüzit hastaları gecenin yanı sıra gündüzleri de çok şiddetli öksürük nöbetleri geçirirler. çünkü sinüzit  olanların mukus denilen sıvıyı hiç bir durumda dışarı atamamasından kaynaklanmaktadır.

      Geniz akıntısı renksiz ise bir kaç gün içinde geçecektir. Eğer koyu yeşil renkli ise enfeksiyona maruz kalmış demektir ve mutlaka bir hekime baş vurulmalıdır.

      Geniz Akıntısı Öksürük Yaparmı
      Geniz Akıntısından Kaynaklanan Öksürüğe Ne İyi Gelir

      Özellikle geceleri geniz akıntısı çok yoğun öksürük yapar. Bu durum da hastayı gece boyu uyutmaz. Ayrıca odada bulunan hatta evde bulunan herkesi de rahatsız eder. Bu durumu yaşamamak için öncelikle doktora gidip tedavi için gerekli ilaçlar kullanılmalıdır. Bununla birlikte yatmadan 10 dakika önce içilen papatya çayı önemli oranda rahatlama sağlayacaktır. Bitki çayları ile aranız yoksa bir iki kaşık harnup pekmezi de içebilirsiniz.
      ]]>
      Akıntı Kokusu Nasıl Giderilir https://www.akinti.net/akinti-kokusu-nasil-giderilir.html Thu, 29 Nov 2018 01:08:32 +0000 Akıntı kokusu nasıl giderilir, akıntı kokusu kadınların çoğunun hayatında bir dönem maruz kaldığı yaygın bir sorundur. Akıntı kokusu, bakteri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, enfeksiyonlar ve genital hijyenin Akıntı kokusu nasıl giderilir, akıntı kokusu kadınların çoğunun hayatında bir dönem maruz kaldığı yaygın bir sorundur. Akıntı kokusu, bakteri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, enfeksiyonlar ve genital hijyenin yeteri kadar yapılmaması gibi birçok nedenden dolayı ortaya çıkabilir. Akıntı ve beraberinde kokuya neden olan sorun enfeksiyon ise akıntı kokusu ile beraber kaşıntı yanma ve kızarıklık gibi şikayetler de oluşum gösterebilir. Akıntı kokusunu tedavi edebilmek için birçok yöntem bulunmaktadır. Özellikle ev ortamında doğal yöntemlerden yararlanarak akıntı kokusu giderilebilir.

      Akıntı Kokusu Nasıl Giderilir

      Su Tüketimi: Akıntı kokusunu gidermenin en basit ve etkili yolu bol su tüketimidir. Su tüketimi hem genel vücut sağlığı için hem de oluşan akıntı kokusunu giderek için önemlidir. Günde en az 2-2,5 litre su tüketilerek akıntı kokusundan kurtulmak mümkün olur. Ayrıca su, akıntı kokusuna neden olabilecek fazla şekerinde vücuttan atılmasına yardımcı olur. Akıntı kokusuna maruz kalan kişiler asitli, şekerli ve kafeinli içeceklerden uzak durmalıdır.

      Çemen Otu: Çemen otu özellikle kadınlar için mucizevi bir bitkidir. Düzenli kullanıldığında hormon dengeleyici özelliğinden yararlanılabilir. Bu sayede adet dönemlerinin de düzenlenmesini sağlanabilir. Akıntı kokusunu giderici etkisi vardır. Akıntı kokusu sorunu olanlar çemen otunu mümkün olduğunca doğal olarak kullanmalıdır. 1 su bardağı suyun içine yarım tatlı kaşığı çemen otu eklenerek bir süre bekletilir. Karışım sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa aç karnına içilir. Yine çemen otu bitki çayı olarak hazırlanıp günde iki defa tüketilebilir. Yeni kullanmaya başlayan kişilerde ishal ve deri tahrişine yol açabilir.

      Akıntı Kokusu Nasıl Giderilir

      Yoğurt: Akıntı kokusunu gidermek için yoğurt tüketimi bir diğer seçenektir. Yoğurt vajinanın pH dengesini düzenleyerek akıntı nedeniyle oluşan kokuyu giderir. Akıntı kokusu gibi sorun yaşayan kadınlar yoğurdu mutlaka diyetlerine eklemelidir.

      Beyaz Sirke: Vajinal akıntı sorunu olan kişiler bölgeyi beyaz sirke ile durulayabilir. Beyaz sirke oluşan kokuyu bloke eder ve kokuya yol açan proteinleri yıkıcı özellik sağlar. Beyaz sirkeden etkili sonuç alabilmek için haftada 3-4 defa uygulanmalıdır.

      Sarımsak: Sarımsak bilindiği gibi başlı başına bir eczane deposudur. Akıntı nedeniyle oluşan kokunun yanı sıra vajinada oluşan enfeksiyonlar ile de mücadele edici özelliği vardır. Günlük çiğ ya da pişmiş olarak kullanılabilir. Bir bardak ılık su ile hap şeklinde de yutulabilir. Ayrıca yemeklere, salatalar eklenerek de kullanılabilen bir üründür.

      Elma Sirkesi: Doğal bir anti bakteriyel olan elma sirkesi akıntı kokusuna karşı kullanılabilecek etkili bir yöntemdir. Banyo suyuna bir miktar eklenerek kullanıldığında vajinal kokudan kurtulmak mümkün olur.

      Kabartma Tozu: Kabartma tozu vücudun pH dengesini kontrol ederek akıntı kokusu problemine çözüm olabilir. 1 su bardağı sıcak suyun içine 1 yemek kaşığı kabartma tozu eklenerek günde bir defa içilebilir. Ayrıca banyo suyuna kabartma tozu ilave edilerek akıntı bölgesi yarım saat kadar suda tutulabilir.

      Çay Ağacı Yağı: Çay ağcı yağı antiseptik etkisi ile akıntı kokusunu gidermek için kullanılabilir. Ancak inceltilerek kullanılmalıdır. Yağ inceltildikten sonra bölge yağ ile silinmelidir.

      Narenciye: Narenciye türündeki gıdalar özellikle enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan akıntı kokularını gidermek için çözüm olabilir. C vitamini özellikleri ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi ile vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. Güçlü bir bağışıklık sistemi akıntı kokusuna neden olan bakteriler ile daha iyi mücadele edebilir.

      ]]>
      Bebeklerde Geniz Akıntısı Tedavisi https://www.akinti.net/bebeklerde-geniz-akintisi-tedavisi.html Thu, 29 Nov 2018 02:29:31 +0000 Bebeklerde Geniz Akıntısı Tedavisi, Geniz akıntısı, nezle grip ve benzeri hastalıklarda mukozanın dışarıya değil burundan geriye boğaza doğru değişik kıvam ve miktarlarda içeri doğru salgılanmasıdır. Bazı durumlarda yap Bebeklerde Geniz Akıntısı Tedavisi, Geniz akıntısı, nezle grip ve benzeri hastalıklarda mukozanın dışarıya değil burundan geriye boğaza doğru değişik kıvam ve miktarlarda içeri doğru salgılanmasıdır. Bazı durumlarda yapısal kökenli olabilir. Ayrıca alerjik maddeler, hava kirliliği, virüsler ve duman bu akıntıya neden olabildiği gibi grip ve nezleye eşlik eden akıntı da mukozanın kıvam ve miktarını etkiler. Bu yüzden bebeğin alerjik olduğu şeyler tespit edilip iyi havalandırılmış ve temiz bir odaya alınması şarttır. Geniz akıntısının ilk belirtilerinden mukozanın geriye doğru akması yüzünden bebeğin nefes almada zorlanmasıdır. Gece öksürüğü ve bulantı da geniz akıntısının belirtileri arasındadır. Eğer akıntı iltihaplı bir akıntıysa geniz akıntısına ateş eşlik eder. 10 günü geçen akıntılarda bebek akut sinüzit olabilir. Bebeklerde geniz akıntısı fark edildiğinde bebeğin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerekir. Doktora danışmakta ve akıntıya neyin sebep olduğunun tespit edilmesinde büyük önem vardır. 

      Geniz akıntısına neden olan sebepler tespit edildikten sonra geniz akıntısı sorunu daha kolay çözülecektir. Bebeğin geniz akıntısı basit bir soğuk algınlığından ileri geliyorsa, bebek alerjik bir bünyeye sahipse, soğuk havadan ya da sıcak havadan etkilendiyse ve bebeğin burnunda yapısal bir bozukluk varsa geniz akıntısı renksiz, temiz ve ince olabilir. 

      Fakat bebek ağır bir enfeksiyon geçiriyorsa, yaşadığı ortam kuru ve aşırı sıcak olduğundan burun mukoza üretemiyorsa, sinüslerinde problem varsa ve alerjik bir bünyeye sahipse akıntı koyu kıvamlı, sarı ya da yeşil renkli ve kokulu olabilir. Enfeksiyon barındıran bir geniz akıntısı boğazda yanma, ağrı ve yutkunma  zorluklarına yol açar. Geniz akıntısı ile birlikte ateş, ağız kokusu, iştahsızlık, horlama, öksürük ve kulak akıntısı da görülebilir. Böyle bir durumda çocuğun doktor kontrolünde antibiyotik tedavi görmesi gerekebilir. 

      Bebeklerde Geniz Akıntısı Tedavisi
      Geniz akıntısı faranjit habercisi de olabilir. Faranjit boğaz ile küçük dil arasındaki kalan farenks denilen bölgenin iltihaplanmasıdır.  Bebeklerde faranjitin en büyük sebebi mikroplardır. Vücuda ağız yoluyla giren mikroplar bu bölgeye yerleşir. Doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi uygulanabilir. 

      Bunun yanında hafif seyirde devam eden grip, nezle ve alerjik durumlarda bebeğin beslenme şartları düzeltilmeli, bol vitamin almasına özen gösterilmeli, oda sürekli temizlenmeli ve havalandırılmalı, Odanın nemi ayarlanmalı, aşırı nemli ya da aşırı kuru olması burun tıkanıklığını arttırabilir. Alerjiye neden olan nesne ortamdan uzaklaştırılmalı, Odada halı, yünlü yorgan, tüylü battaniye kullanılmamalı,Kalabalık ortamlarda bulundurulmamalı, Bebeğin burnu sürekli temizlenmeli, temizleme işlemi yaparken nazik olunmalı ve bebeğin burnunun tahriş edilmemesine özen gösterilmeli ve bebekler için satılan burun pompası ile mukoza çekilmelidir.  Doktor geniz akıntısının nedenine ve şekline göre burun spreyi de önerebilir. 

      Tedaviye destek olarak süzüldükten sonra limon katılmış tavuk suyu çorbası biberonla verilebilir. Ayrıca, 1 tatlı kaşığı adaçayı bir bardak klorsuz, kaynatılmış suyun içinde 5 dk demlendirilir. Adaçayını su ile kaynatmayın. Altı söndürülmüş kaynayan suyun içine 1 tatlı kaşığı adaçayını koyup 5 dk sadece dinlendiriniz. Ilıyan karışımı süzünüz.içine bir tatlı kaşığı bal ve birkaç damla limon katarak günde bir defa 2 hafta boyunca mümkünse uyumadan önce biberonla veriniz. 
      ]]>
      Adet Öncesi Kahverengi Akıntı https://www.akinti.net/adet-oncesi-kahverengi-akinti.html Thu, 29 Nov 2018 23:24:24 +0000 Adet Öncesi Kahverengi Akıntı, Kadınların doktora başvurma sebeplerinin başında çoğunlukla adet öncesi akıntılar yer almaktadır. Başlı başına bir sorun olan bu akıntılar kadınlarda psikolojik bir çöküntüye neden olmak Adet Öncesi Kahverengi Akıntı, Kadınların doktora başvurma sebeplerinin başında çoğunlukla adet öncesi akıntılar yer almaktadır. Başlı başına bir sorun olan bu akıntılar kadınlarda psikolojik bir çöküntüye neden olmaktadır. Akıntılar bazen sıkıntılı olmaksızın bazen de sıkıntı yaratabilecek durumlar arz etmektedir. Evli veya bekar hemen hemen tüm kadınların sosyal yaşantılarında rahatsızlığa sebep olan akıntılar değişik sebeplerden olmaktadır. Bazen akıntıların kadın sağlığına oldukça faydası vardır örneğin, vagen kayganlığını sağlayarak cinsel ilişkinin konforlu olmasını sağlamak, yürüme esnasında dudak kısımların birbirine sürtünmesiyle birlikte tahrişi önlemek ve vajinada bulunan mikropların dışarıya atılmasını sağlamaya yaramaktadır. Vajinanın akıntı sayesinde ıslaklığı kadının sağlığı açısından önemli olup mühim olan akıntının normal yada kötü bir hastalığın başlangıcının habercisi olmasıdır. Bazı durumlarda endişelenecek bir durum olmamasına rağmen kahverengi vajinal akıntıda görülen doku parçaları ve endometrial hücreler tıbbi sorunun bir belirtisi olabilmektedir. Kahverengi akıntıya sebep olan bir takım hastalıklar ise serviks kanseri, chlamydia gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar, menopoz vb. rahatsızlıklar kahverengi akıntı oluşumunda oldukça çok görülür.  Kahverengi vajinal akıntılara neden sadece ölü rahim hücreleri ise, bunun için dengeli beslenme düzenli egzersiz  ve bol su içme gibi basit tedbirler işe yaramaktadır. Akıntı kötü kokulu ve kahverengi gibi ise idrar yaparken yanma hissi var ise vajinal bir rahatsızlık olmaktadır ve bazı hormonal bozukluklar dolayısıyla olabilir. Genellikle adet öncesi akıntı aylık adet döngümüzün başlangıcı olduğunun da belirtisi olmaktadır. Kahverengi akıntının sebepleri ise şöyledir:
      • Adet zamanında kırmızı renkte başlayan kanama kahverengi lekelenmeye dönerse bu da adet döngüsünün bittiğini belirtmektedir.
      • Kahverengi leke ile başlayıp kırmızı kanamaya devam ederse eğer bu düşük riski olduğunu ifade eder ve hemen bu şekilde doktora başvurulmalıdır. 
      • Adet dönemlerinde adet kanamasını sağlayan rahim mukozası olmaktadır. Bu dokularda yerine yenilerinin gelmesi kahverengi renkte akıntıya sebep olmaktadır. 
      Adet Öncesi Kahverengi AkıntıKahverengi renkli akıntının sebebi mutlaka araştırılmalıdır. Mutlaka ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bazen adet dönemi öncesi kahverengi akıntı, fetüsün endometriyum dokusuna yerleştiği için oluşan kanama gibi implantasyon kanamasından oluşmaktadır. Ayrıca  doğum kontrol hapları kullanan kadınlardan da adet döneminden önce kahverengi akıntı gelebilir. Günümüzde birçok kadın adet öncesi kahverengi akıntı için şikayette bulunmaktadır fakat bu oldukça normal bir durum olmaktadır. Aksi halde akıntı anormal derecede artış gösteriyorsa, koku artıyorsa, kaşıntı yapıyorsa bu akıntı normal olmayıp anormal dereceye çıkmaktadır. Vajinal akıntı adet döneminin bir parçası olmaktadır. Kahverengi akıntının adet öncesi ve adet sonrası aralıklar şeklinde olarak görülmesi aslında sağlıklı bir bayanda görülmektedir. Kısacası adet gören bir bayanın adet öncesi veya sonrasında kahverengi akıntı gördüğü zaman endişeye kapılmaması gerekmektedir. Adet öncesi kahverengi akıntı evli yada bekar olmaksızın hemen hemen her insanda görülebilir. Eski dokuların artıkları, rahmin temizlenme süreci olarak adlandırdığımız eskilerinin atılıp daha yenilerinin gelmesiyle kahverengi akıntıya neden olmaktadır. Kahverengi akıntı adet öncesi gelmesi ise gayet normal bir durum olarak açıklanmaktadır yani bu tıp dilinde eski kanın atılması diye söylenmektedir. Bu kişinin sağlığı açısından da iyi rol oynamaktadır.  Adet öncesi kahverengi akıntı genç kızlarda adet kanamalarının başlangıcını göstermektedir. Fakat bunun yanı sıra kahverengi akıntı bazen sıkıntılı rollerde de kendini gösterebilir bu nedenle sık yaşanılan kahverengi akıntılarda doktora görünmek en doğru karardır.
      ]]>
      Gebelikte Sümüksü Akıntı https://www.akinti.net/gebelikte-sumuksu-akinti.html Fri, 30 Nov 2018 22:29:37 +0000 Gebelikte Sümüksü Akıntı, Kadınların birçoğunda görülen akıntılar kimi zaman kişileri oldukça rahatsız edici durumlara düşürmektedir. Öyle ki Bu akıntıların rengine ve kokusuna bakılarak farklı sınıflara ayrıl Gebelikte Sümüksü Akıntı, Kadınların birçoğunda görülen akıntılar kimi zaman kişileri oldukça rahatsız edici durumlara düşürmektedir. Öyle ki Bu akıntıların rengine ve kokusuna bakılarak farklı sınıflara ayrılabilmektedir. Gebelik döneminde görülen sümüksü akıntılar kişilerde bazen büyük telaşlara neden olmaktadır. Fakat bazen durumlar o kadarda korkulacak sorunlar oluşturmaz. Fakat oluşan akıntı her ne şekilde olursa olsun bir doktor onayından geçmelidir. Çünkü kişi akıntının nedenini her ne kadar bilse de sorun başka bir şeyden  kaynaklanıyor olabilir. Gebelik dönemindeki kadınların en büyük şikayeti bu kahverengi ve kırmızı renkteki sümüksü akıntılardır. Tabi ki tıbbi olarak bu tür akıntılar normal karşılanmaktadır. Fakat durum her ne kadar normal karşılansa bile kişiler bu tür durumlar karşısında endişeye kapılıp korkmaya başlarlar.  Bu sümüksü akıntıların en büyük nedeni rahim ve rahim boynunun hamilelik boyunca büyüyerek çatlamalar oluşturmasıdır. Vücut sistemi bu çatlamalara önlem ve tedavi olarak bu tür salgılar ile cevap vererek bu akıntıları oluşturur. Her anne adayı hamileliği sırasında bu tür akıntılarla karşılaşabilmektedir. Gebelikte sümüksü akıntı birçok zaman normal bir durum olarak kabul edilmektedir. Ama bazen böyle durumlardan ziyade sümüksü akıntı içerisinde kanamalar görülebilir. Bu durum bir şeylerin tersliğini bizlere yansıtmaktadır. 

    Gebelikte sümüksü akıntı her ne kadar normal kabul edilse de bazı kişilerde bu akıntı kaşıntılara ve kızarmalara neden olmaktadır. Bu durumlarla birlikte kişinin vajinasında şişlikler de meydana gelerek durumun devamına neden olur. Böyle durumlarda genellikle sorun enfeksiyonlara bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Gebelikte sümüksü akıntı, genellikle kokusuzdur. Bu akıntılar kokulu ise bu durumda da enfeksiyonlardan şüphe edebilirsiniz. Enfeksiyonlar ise genellikle cinsel yollarla dağılma göstermektedir. Ara sıra hızlanan ve sonradan kesilen bu akıntılar sizleri kesinlikle korkutmamalıdır. Akıntı enfeksiyondan bile kaynaklansa tıbbi olarak bu durumların tedavisi oldukça basittir. Uygulanacak tedavilerle kolay bir şekilde olumsuz durumlardan kurtulabilirsiniz. Bu konuda uzman doktorlar bu akıntıların zarardan çok fayda sağladığını söylemektedir. Akıntılarda enfeksiyon bulunmadığı sürece bu durumun rahim ve rahim çatlakları için iyi olacağı yapılan araştırma ve incelemeler ile birlikte ortaya çıkmıştır.

    Gebelikte Sümüksü Akıntı
    Tam olarak sümüksü akıntı neden kaynaklanır

    Genellikle bu tür akıntıların asıl kaynağı rahimdir. Rahim bölgesinde geçekleşen kasılmalar bu sıvının vücut tarafından salgılanmasına neden olmaktadır.  Rahim bezlerinin bu sıvıyı salgılaması ile birlikte bu sıvı, rahimde gerçekleşen çatlaklardan geçerek vajinadan dışarı atılır.  İşte bu durumdan dolayı anne adayları korkmaktadır. Akıntının asıl nedenini öğrenen kişiler derin bir nefes almaktadır. Sümüksü akıntı gebelik boyunca artışlar göstermektedir. Kahverengi ve kırmızı akıntı, gebelikte sümüksü akıntı olarak karşınıza şüphesiz gelecektir. Bu duruma önceden hazır olmanız korkmamanızı sağlayabilir. Gebelikte görülen sümüksü akıntıların rengi kahverengi olmalıdır. Bu durum daha normal karşılanır. Fakat kırmızı rengi daha baskın görülüyorsa doktor muayenesine ihtiyacınız olabilir. Ayrıca bu sıvı vajina yolundaki, rahim duvarındaki, rahim boynundaki ölü dokuların ve enfeksiyonların dışarı atılmasında da önemli rol oynamaktadır.
    ]]>
    Adet Öncesi Pembe Akıntı https://www.akinti.net/adet-oncesi-pembe-akinti.html Sat, 01 Dec 2018 07:27:30 +0000 Adet Öncesi Pembe Akıntı, Genellikle adet öncesi görülen pembe akıntı bayanlar asında  özellikle evli insanlar olmak üzere bu durum bir hamilelik belirtisi olarak düşünülmektedir. Tabi ki de bu düşünce oldukça yanlı Adet Öncesi Pembe Akıntı, Genellikle adet öncesi görülen pembe akıntı bayanlar asında  özellikle evli insanlar olmak üzere bu durum bir hamilelik belirtisi olarak düşünülmektedir. Tabi ki de bu düşünce oldukça yanlıştır. Adet öncesinde görülen pembe akıntının birçok nedeni olabilir. Bu durum genellikle cinsel ilişkilerde sonra görülebilmektedir. Hamilelik belirtisini pembe akıntıya bağlamadan önce bazı testler ile birlikte ya da doktor muayenesi altında bu durumu netleştirebilirsiniz. Çünkü birçok bayanda farklı renklerde akıntılar görülebilmektedir. Fakat bu akıntılar çoğu zaman düşünülenin tersini ortaya çıkarmaktadır. Zaten akıntının pembeliğine bakarak hamilelik şüphesi duyan kişiler genellikle adet olduğunda hamile olmadıklarını anlamaktadırlar.  Adet öncesi pembe akıntı sorunu birçok kadının büyük merakları arasına girmiştir. Bu durum birçok kadında görüldüğü için bu kadınların kafasında büyük soru işaretleri görülebilmektedir. Bu soru işaretlerini makalemizi okuyarak giderebilirsiniz. 

    Tıbbi olarak pembe akıntının diğer adı implantasyon kanamasıdır. Bu durum birçok kadında görülebilmektedir. Adetle herhangi bir ilgisi olmayan bu akıntı bazen adet dönemine denk gelebilmektedir. Bu nedenle bayanlar bu akıntının nedenini adet olayına denk getirmektedir. Durum böyle olunca kişilerin aklı hamilelik belirtisi gibi farklı konulara kaymaktadır. Pembe akıntı genellikle cinsel ilişki sonrasında birkaç zaman sonra ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan pembe akıntı genellikle döllenmiş yumurtanın rahme ilerlemesinde dolayı oluşan bir akıntıdır. Bu pembe akıntı kimi zaman bayanlarda farklı renkte de görülebilmektedir. Bazı bayanlarda görülen akını üzerine keskin koku birçok sorunu meydana getirmektedir. Bu gibi durumların altından başka sebepler görülmektedir. Bu akıntılar bazı kadınlarda bir gün sürerken bazı kadınlarda ise birkaç gün sürebilmektedir. Öyle ki adet öncesi pembe akıntı birçok kadında farklılıklar gösterebilir. Bu kadından kadına değişiklik gösteren bir durumdur. Addet öncesi görülen pembe akıntının bazı kadınlar tarafından nedeni bilinmektedir. Fakat bu durumda her ne nedenle olursa olsun uzman doktorunuza görünmenizde fayda bulunmaktadır. 
    Adet Öncesi Pembe Akıntı
    Kişilerde görülen bazı akıntılar bazen hamilelik belirtisi olabilmektedir. Fakat görülen her pembe akıntının bu şekilde değerlendirilmesi oldukça yanlıştır. Örneğin embriyonun rahme düşmesi rahimde bazı kanamaları oluşturmaktadır. Bu durumda gerçekleşen kanamaların rengi pembe olduğu için çoğu kişi bu durumu  yanlış anlamaktadır. Tabi ki kadınlarda oluşan yumurtlama dönemi kanamaları da aynı şekilde akıntıları oluşturabilmektedir. Bu nedenle adet öncesi pembe akıntı sizleri yanıltmasın. Kadınlarda adet döneminde değişen hormonlar nedeni ile bazı sıvı akıntıları görülebilir. Kadınlarda görülen farklı akıntı türleri arasında tabi ki pembe akıntılarda olmaktadır. Bu akıntılarda herhangi bir hamilelik belirtisi bulunmaz. Yanı kısaca kadınlarda üreme organlarından kaynaklanan hatta enfeksiyonel sorunlarında oluşturabildiği birçok akıntı vardır. Bu akıntılar arasında tabi ki pembe akıntılarda bulunuz. Bu akıntılar kadınların hamilelik belirtisi gibi düşüncelere kapılmalarına neden olmaktadır. Bu durum kesinlikle böyle düşünülmemelidir. Kişilerin bu durumu düşünmeleri yerine en yakın doktora başvurarak gerekli testleri yaptırmaları gerekmektedir.
    ]]>
    Yumurtlama Akıntısı Kaç Gün Sürer https://www.akinti.net/yumurtlama-akintisi-kac-gun-surer.html Sun, 02 Dec 2018 02:25:48 +0000 Yumurtlama akıntısı kaç gün sürer, yumurtlama dönemi özellikle gebelik planlayan kadınlar için çok önemlidir. Gebe kalmayı planlayan kadınların yumurtlama dönemini takip etmesi gerekir. Hamileliğin oluşabilmesi i Yumurtlama akıntısı kaç gün sürer, yumurtlama dönemi özellikle gebelik planlayan kadınlar için çok önemlidir. Gebe kalmayı planlayan kadınların yumurtlama dönemini takip etmesi gerekir. Hamileliğin oluşabilmesi için yumurtlamanın olması şarttır. Yumurtlama sayesinde sağlıklı bir yumurta sperm ile birleşerek döllenme oluşur. Döllenme gerçekleştikten sonra gebe kalınır.

    Yumurtlama genellikle regl döneminin ortasında gerçekleşir. Bu süre adet olmadan yaklaşık 14 gün öncesine denk gelir. Bu süre içinde cinsel ilişkiye girildiği zaman gebeliğin oluşma şansı oldukça yüksek olur. Yumurtlama döneminde olunup olunmadığı bazı belirtiler ile fark edilebilir. Bu belirtilerden en önemlisi servikal akıntıdır. Yumurtalıktaki farklılıkları anlamanın en kolay yolu akıntıyı takip etmektir. Yumurtlama döneminde oluşan akıntı gayet normaldir. Akıntının yapısı parlak, renksiz ve sümüksü olur. Tıpkı yumurta beyazı yapısındadır. Akıntı ele alındığında kaygan bir yapıda olduğu fark edilir ve iki parmak arasında uzayan bir yapıdadır. Bu şekilde bir akıntı oluştuktan 1-2 sonra yumurtlama gerçekleşir ve adet kanaması kesilene kadar devam eder. Yumurtlama döneminde oluşan akıntının yapısı cinsel birliktelik anında erkekten gelen spermi korur ve yumurta ile kolayca buluşmasını sağlar. Bu akıntı sayesinde sperm kadın vajinasında daha uzun süre canlılığını korur. Erkekten gelen sperm bu akıntı sayesinde süzülerek kaliteli olanları vajinada kalır.

    Yumurtlama Akıntısı Kaç Gün Sürer

    Yumurtlama akıntısının tipi ve miktarı her zaman aynı olmayabilir. Akıntı yumurtlama gününe yaklaşıldığı günlerde başar ve yumurtlama gününe kadar akıntının miktarı artar. Kıvam olarak incelir ve normal gündeki akıntıdan daha berrak bir hal alır. Yumurtlama gerçekleştikten sonra akıntı azalmaya başlar. Yapı olarak pütürlü bir hal alır ve daha yapışkan olur. Bu dönemde vajinada kuruluk hissedilebilir. Bu ortamda erkekten gelen sperm rahat hareket edemez ve rahim ağzına ulaşamaz. Bu önem kuru günler olarak tanımlanır.

    ]]>
    Adet Bittikten Sonra Kahverengi Akıntı https://www.akinti.net/adet-bittikten-sonra-kahverengi-akinti.html Sun, 02 Dec 2018 23:07:58 +0000 Adet Bittikten Sonra Kahverengi Akıntı, Akıntılar kadınların kimi zaman normal kimi zaman ise normal olmayan durumlarından dolayı gerçekleşen sorunlarındandır. Bu akıntılar oldukça farklı türlerde kişilerin karşısına Adet Bittikten Sonra Kahverengi Akıntı, Akıntılar kadınların kimi zaman normal kimi zaman ise normal olmayan durumlarından dolayı gerçekleşen sorunlarındandır. Bu akıntılar oldukça farklı türlerde kişilerin karşısına çıkmaktadır. Tabi ki çıkan farklı türler ile birlikte birçok farklı nedenlerde bu durumun oluşmasına neden olmaktadır. Vajinal akıntılardan bir diğer ise adet bittikten sonra kahverengi akıntıdır. Şüphesiz ki sağlıklı her kadın adet olayını her ay görmektedir. Bu durumlarda kişiler adet bittikten sonra kahverengi akıntı başta olmak üzere birçok akıntı ile karşı karşıya gelmektedirler. Bu durumlar kimi zaman kişilerde korkutucu durumlar oluşturur, kimi zaman ise bu gibi durumlar kişilere herhangi bir rahatsızlık vermez. Oluşan kahverengi akıntılar kıvamına bakılarak ve kokusuna bakılarak birçok doktor tarafından nedeni belirlenebilir. Fakat nedeni anlaşılamayan akıntılar ise yapılan laboratuvar testleri ile belirlenir. Bu nedenle kişilerin akıntılara kendilerinin neden bulmaları oldukça yanlıştır. Görülen akıntılar kesinlikle doktor muayenesinden geçmelidir.  Adetten sonra görülen kahverengi akıntıların şiddeti kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. 

    Adet bittikten sonra kahverengi akıntı çoğu zaman kişilerin korkmasına ve farklı durumlardan şüphelenmesine rağmen genellikle doğal bir durum olarak kabul edilmektedir. Bu konu hakkında yapılan araştırmalarda bu durumun kişilere zarar verecek herhangi bir mahsur oluşturmadığına  varılmıştır. Öyle ki en sağlıklı kadınlarda bile bu tür durumların görülmesi oldukça muhtemel bir durumdur. Bu nedenledir ki böyle sorunlarla karşılaşan kişilerin  hemen korkmamaları ve bir uzman doktora muayene olmaları önerilmektedir. Her kadının doğasında bu akıntıların oluşma ihtimali vardır. Akıntınız eğer kaşıntı ve şişlik yapmıyorsa korkulacak ve telaş edilecek bir durum bulunmamaktadır. Adet bittikten sonra kahverengi akıntı gören kişilerin bu akıntının tam olarak rengi de kişiden kişiye farklılıklar gösterebilmektedir.  Bu tür akıntılar çoğu zaman zarardan çok yarar sağlamaktadır. Öyle ki rahimde ve rahim yolunda oluşan ölü dokular, ölü hücreler vs. Gibi şeylerin vücuttan bir şekilde atılması gerekmektedir. İşte bu durum bu akıntılar sayesinde sorunsuz bir şekilde gerçekleşebilir. Bu nedenle bu akıntılara iyiye sebep olan akıntılar diyebiliriz.

    Adet Bittikten Sonra Kahverengi Akıntı
    Adet olayından sonra görülen kahverengi akıntıların adetten sonra birkaç hafta sonra bile görülme ihtimali varır. Bu tür sorunlara hazırlıklı olmanız sizler için çok daha iyi olacaktır.  Kahverengi akıntılar adet döneminden sonra görüldüğü için kimi zaman rahimde kalan eski kan hücrelerinin sıvı olarak dışarı atılması nedeni ile oluşan bir durumdan da kaynaklanabilir. Çünkü Kişi adet olduktan sonra rahmin bazı bölgelerinde kan kalabilir. Bu kan orada pıhtı halini alır ve bu nedenle dışarı atılamaz. Adet döneminden sonraki günler bu pıhtılaşan kan vajina yolu ile atılır. Atılan bu kan genellikle sıvının etkisi ile kahverengi bir hal alır. Bu durum da oldukça normaldir.  Bu tür durumlar her ne kadar bilinse bile bu durumların önemsenmesi gerekmektedir. Aksi halde bu akıntılar altından başka nedenlerde baş gösterebilir. Sizlerde de öyle sorunlar ortaya çıkarsa kesinlikle doktorunuza başvurmalısınız.
    ]]>
    Kanlı Akıntı https://www.akinti.net/kanli-akinti.html Mon, 03 Dec 2018 09:04:10 +0000 Kanlı akıntı, kadınlarda adet dönemi içinde vajinal akıntının görülmesi endişe edilecek bir durum değildir. Vajinal akıntının rengi ve yapısı adet döneminin farklı zamanlarında değişiklik gösterebilir. Yumu Kanlı akıntı, kadınlarda adet dönemi içinde vajinal akıntının görülmesi endişe edilecek bir durum değildir. Vajinal akıntının rengi ve yapısı adet döneminin farklı zamanlarında değişiklik gösterebilir. Yumurtlama dönemi ve adet döneminin başlangıcı akıntının en yüksek olduğu dönemlerdir. Kadınlarda adet öncesinde ya da adet döneminden sonra görülen kanlı akıntı çoğu kadının merak konusudur. Görülen kanlı akıntı her zaman bir sorunun habercisi olmasa da bir hastalığın habercisi olabileceğinden de şüphelenilmelidir.

    Sağlıklı kadınlarda özellikle adet dönemi süresinde kahverengi akıntı görülebilir. Bazı kadınlarda bu akıntı adet sonrasında lekelenme şeklinde bazı kadınlarda da yoğun kanlı bir şekilde görülebilir.

    Kanlı akıntı her zaman endişelenecek bir durumun habercisi olmasa da bazen tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Adet öncesi kanlı akıntı doğal olarak görülebilir. Bu durum genellikle adet gecikmesi yaşanmasından dolayı kaynaklanmaktadır.

    Kanlı akıntı genellikle endometriyumdan kaynaklı ölü hücreler nedeniyle ortaya çıkar. Adet dönemi tamamlandıktan sonra görülen kanlı akıntı, uterus yani rahim mukozasından kaynaklanmaktadır. Adet sonrası dönemde rahim temizlenmesi olarak adlandırılan süreçte de kanlı akıntı olağandır. Kanlı akıntı bu temizlenme süresinden dolayı gerçekleşiyorsa bir iki gün içinde ortadan kaybolmalıdır. Şayet akıntı 1-2 günden daha fazla sürüyorsa başka bir nedenden dolayı oluşabileceğinden jinekoloğa başvurulmasında yarar vardır.

    Adet döneminin gelmesine rağmen adet olunmamışsa kanlı akıntı olasılığı yine yüksektir. Bu sorun beslenme alışkanlıklarında yapılacak düzenlemeler, egzersiz ve bol su tüketimi ile kontrol altına alınabilir.

    Kanlı Akıntı

    Kanlı Akıntı Nedenleri

    • Rahim yüzeyi ve rahim ağzının yaralanması
    • Rahim polipleri
    • Kronik vajinal mantar enfeksiyonu
    • Pelvisin iltihabi hastalığı
    • Rahim ağzı kanseri
    • Bakteriyel vajinosis
    • Menopoz öncesi ve menopoz dönemi
    • Gebeliğe bağlı olarak gelişebilecek implantasyon (bebeğin anne rahmine yerleşmesi)

    Kanlı akıntı bazı hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkmışsa beraberinde farklı belirtilerin görülme olasılığı yüksektir. Akıntı ile beraber, kaşıntı, yanma hissi, cinsel birliktelik anında ağrı-acı, iştah kaybı, vajinal yanma, ruh halinde değişimler ve depresyon gibi şikayetler kanlı akıntıya eşlik edebilir. Kanlı akıntı nedeniyle doktora başvurulmuş ve altta yatan neden bir hastalık ise doktor nedene yönelik tedaviye başlar. Cerrahi, ilaç tedavisi, diyet, kemoterapi uygulanacak tedavi yöntemleri arasında yer alır. Kanlı akıntının nedenini saptamak için genellikle smear testi ve bazı tetkikler uygulanır. Bu tetkiklerin ardından neden saptanarak tedaviye başlanır.

    ]]>
    Adet Sonrası Kanlı Akıntı https://www.akinti.net/adet-sonrasi-kanli-akinti.html Mon, 03 Dec 2018 10:09:29 +0000 Adet sonrası kanlı akıntı, kadınlarda görülen vajinal akıntılar adet döneminin parçasıdır. Ancak akıntıların görünümü, rengi, kıvamı adet döngüsünün evresine göre farklılık gösterebilir. Adet döngüs Adet sonrası kanlı akıntı, kadınlarda görülen vajinal akıntılar adet döneminin parçasıdır. Ancak akıntıların görünümü, rengi, kıvamı adet döngüsünün evresine göre farklılık gösterebilir. Adet döngüsünün başında yumurtlama evresi öncesinde mukus üretimi fazla olduğundan, daha fazla akıntı görülebilir. Adet sonrası akıntılar genellikle renksiz olur. Ancak akıntının rengi kırmızı kahverengi gibi olur, kanlı akıntı şeklinde gelirse bu normalden farklıdır. Adet sonrası kanlı akıntı gelen kadınlar bundan endişe duyarlar. Fakat her zaman bu şekildeki akıntılar endişe verici sonuçlar doğurmaz. Sağlıklı bir kadında bile adet sonrası kanlı akıntı görülebilir. Bu lekelenme tarzında gelebileceği gibi, daha fazla miktarda da olabilir. Tüm bunlara rağmen adet sonrsı kanlı akıntı gelmesinin çeşitli nedenleri olabilir.

    Adet sonrası kanlı akıntı neden olabilir

    Bazen geciken adet dönemi adette ya da sonrasında kanlı akıntıya neden olabilir. Bu akıntı rahimdeki endometrial dokularla alakalıdır. Yani adet kanamasının olmasını sağlayan rahim mukozası ile ilgili olur. Eski doku artıkları rahmin temizlendiği süreçte yeni dokular geldiğinde, bu şekilde kanlı akıntı olarak dışarıya atılabilir.

    Adet sonrası kanlı akıntı, bazen normalde muayene yapılması gereken üreme sistemindeki bir hasar nedeniyle oluşan kan olabilir. Rahim yüzeyi, rahim ağzı yaralanması, dokuların yıkımı ya da polipler nedeniyle ortaya çıkabilir. Adet sonrası 3-4 hafta kadar bu özellikte bir akıntı olabilir. Bazı durumlarda implantasyon kanaması olduğunun, kadının gebe olduğunun bir belirtisi olarak ta kanlı akıntı gelebilir.

    Bu şekilde kanlı akıntının gelmesi, bazı ciddi sağlık sorunları nedeniyle gereken tıbbi tedavinin yapılmaması durumunda kendini hissettiren bir belirti olabilir. Özellikle tekrarlayan mantar problemleri, bakteriyel vajinozis, pelvik inflamatuar hastalığı, rahim ağzı kanseri, vajinal siğil, bel soğukluğu gibi rahatsızlıkların bir yansıması olarak adet sonrası kanlı akıntı sorunu ortaya çıkabilir.

    Adet sonrası kanlı akıntı olursa, ne yapılmalı

    Adet sonrası gelen kanlı akıntı karşısında mutlaka önlem alınması ve akıntının değerlendirilmesi gerekir. Önemli olan akıntının süresi ve ne kadardır tekrarladığıdır. Eğer rahmin temizlenmesi gibi sebepten kaynaklanıyorsa, belli zamanda azalmalı ve kesilmelidir. Bu nedenle kadınların bir jinekoloğa giderek, akıntı sebebinin bulunmasını ve tedavi edilmesini sağlamaları gerekir. Akıntıya birlikte iştahsızlık, cinsel ilişkide ağrı, vajinal kuruluk, kaşıntı, ağrı, sık tuvalete gitme, vajinada yanma, depresyon, ruhsal sorunlar bulunuyorsa, kanlı akıntı daha fazla önemsenmelidir. Adet sonrası kanlı akıntı nedenine göre tedavi edileceğinden, mutlaka uzman desteği alınmalıdır. Nedeni belirlenirse, belki de basit bir önlemle sorun giderilebilir. Ciddi bir rahatsızlık varsa da, erken teşhis gibi çok önemli bir adım atılmış olur.

    ]]>